Radyo Tiyatrosu: Sevginin Gücü | Aile
1223 segments
Radyo Tiyatrosu
Sevginin Gücü
Yazan ve yöneten Murat Şenol. Yapımcılar
Muhammed Emre Buruşuk, Nevim Yılmaz.
Efektör Ersin Temelli.
Oyunda rol alan sanatçılar
Elif Burcu Ger, Ahmet Alper Altuner,
Burak Doğuş Can Uzun, Yaşar Durmaz Talat
Bulut, Nazan Özge Çeçen, komşu kadın
Ayşegül Bingöl, Satılmış efendi Ali
Ekber Diribaş,
Emre Hoca Ali Rıza Kubilay, Doktor
Teoman, Murat Şenol
Elif
Halime Durmaz Esin Umulu, Münevver
Şebnem Köstem
oğlum.
Ahmetim niye yemeğini yemiyorsun? E bak
soğuyacak şimdi.
>> Pek iş yok be anım. Bugün de akşam oldu.
Gelen giden yok. Şu üniversite sonuçları
hali açıklanmadı ya. Kafam ona
takılıyor.
>> Sen kazanırsın benim akıllı oğlum. Bak
yıllardır doktor olacağım deyip
duruyorsun. Eee olacağım var demek ki.
Hadi oğlum sen içini ferah tut. Rabbim
sabahlara kadar çalışmanın sonucunu sana
gösterir inşallah. Ha
>> canım anam inşallah öyle olur. Senin bu
güzel sözlerin bana her daim güç ve
güven verdi.
>> Senin de varlığın hep bana güç verdi
oğul.
Ah ah.
Baban da erkenden göçtü gitti.
Yani sen olmasan ben bu koca dünyada
nasıl yalnız başıma ne yapardım?
Ah!
Hadi oğlum ya. Hadi hadi ye artık
yemeğini. Ne olur ye. Bak her şey
olacağına varır.
Ahmet hadi oğlum
hadi bak sabah oldu. Hadi kalk sofra
hazır.
>> Tamam anne geliyorum.
>> Günaydın canım anam. Hele ben bir yüzümü
yıkayıp geleyim.
>> Sana da günaydın aslanoğlum.
Ah.
Münevver Sultan döktürmüşsün yine. Ne
güzel görünüyor bu kahvaltı.
Ay anasının gönlünü hoş etmeyine de iyi
bilir.
İşte her zamanki kahvaltı. Oğlum
>> sen otur hanım ben bakarım.
>> Günaydın. Burası Ahmet Yıkılmaz'ın evi
mi?
>> Buyurun benim.
>> Kardeşim bir kimlik rica edeyim size.
Bir posta var.
>> E dur abi hemen getiriyorum.
Ahmet kim geldi oğlum?
>> Postacı abi geldi. Anne. Abi buyur
kimliğim.
>> Tamam kardeşim şurayı imzalasana zahmet.
Hayırlı günler.
Ana ana sınav sonuç mektubu bu.
>> Dur fazla heyecan yapma oğlum.
>> Tam tamam açıyorum.
Hadi aç bakalım.
Anne. Anne kazanmışım.
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni
kazandınız diyor. Anne kazandım
kazandım. Anne.
>> Ay ay
ben sana kazanacaksın demiştim
Aslanoğlum. Ay çok duygulandım. Ay
seninle gurur duyuyorum evladım.
Çok şükür. Çok şükür.
Ee, artık üniversiteli olduğuna göre
şöyle ana oğul başa bir ikindi kahvesi
içelim. Ha
>> içelim be canım anam.
Eline sağlık canım anam.
>> Şükürler olsun istediğin okulu kazandın
ama. E gurbetellerde nasıl okuyacaksın?
Nasıl edeceksin? Bu beni biraz
düşündürüyor be oğul.
>> Sen dert etme canım anam. Ben okulu
kazanırsam nasıl okurum, nerede kalırım
diye en ince ayrıntısına kadar düşündüm.
>> Hele de bakayım. H nasıl okuyacaksın
gurbet?
E ben sana az biraz para elbet
yollayacağım yani elden geldiğince tabii
ama yetmez ki Büyükşehirde.
>> Anam Allah razı olsun. O bile benim
okumama büyük katkı. Devletimin yurdunda
kalacağım. Hem fiyatı çok uygun, okula
da yakın. Okuldan fırsat buldukça yarı
zamanlı işlerde çalışacağım.
>> Ahmetim, doktorluk okumak öyle kolay mı?
Hem ikisini bir arada nasıl
götüreceksin?
>> E sen demez miydin anacığım? Emeksiz
yemek olmaz diye ben de okumak ve
başarılı olmak için elimden geleni
yapacağım.
>> Benim gayretli yavrum. Ayağına taş
değmesin. İşin gücün rast gitsin
inşallah.
Ah ah. Baban da bugünleri göreydi keşke.
>> Keşke canım ana. Keşke.
>> Bacım. Senin oğlan ne zaman gidiyor
İstanbul'a?
Vallah sayılı gün çabuk geçti komşu. E
kısmetse yarın trene bindirip
göndereceğim.
>> E şimdiden Allah kavuştursun diyen bacım
Allah tez zamanda oğlunu sana geri
döndersin.
>> Yok be komşucuğum istemem. O buralara
dönmesin. Ahmetim oralarda büyük adam
olsun. Vatana millete yararlı bir doktor
olsun da asıl o beni yanına alsın. He
bak doğru dedin. O daha iyi olur.
Şaka komşum şaka. Ne işim var benim
gurbet ellerde? Hem buraları severim ben
biliyorsun.
Zaten o da oraya gidince artık oralı bir
kız bulup evlenir, yerleşir.
Ben de arada hem oğlumu hem de
torunlarımı sevmeye giderim artık.
Hep derim sen akıllı kadınsın diye. Hadi
yavaştan eve geçeyim. Benim bey birazdan
gelir. Gideyim sofrayı hazır edeyim.
>> Tamam komşum. Tamam. Hadi güle güle. Ama
yine gel.
>> Tamam. Tamam.
Yolun açık olsun Ahmetim. Allah zihin
açıklığı versin. İşlerin rast gitsin.
>> Allah razı olsun canım hanım.
>> Ahmet sen ananı merak etme. Bize emanet.
Başarıların daim olsun evladım.
>> Çok teşekkür ederim. Sağ olun. Biliyorum
yokluğumu hissettirmezsiniz.
>> Acep diyorum ben de mi gelsem Gara seni
yolculamaya?
>> Anacığım hiç gerek yok. Sen hiç yorma
kendini. Ver ana bir daha elini öpeyim.
Ay
güle güle git oğul. Allah ayağını taş
değdirmesin.
Yolun hep açık olsun.
>> Kardeş uyan. İstanbul'a geldik.
Haydarpaşa garı burası. Burada
ineceksin.
Tamam.
>> Geldik mi?
>> Geldik. Geldik.
>> Abi
>> ben Fatih'e nasıl giderim?
>> Bak kardeşim buradan ineceksin. Şu
iskele var ya oradan Eminönü vapuruna
bineceksin. Oradan sonra kime sorsan
sana gösterir zaten.
>> Çok sağ ol abi. Kolay gelsin sana da.
>> Sana da kardeşim. Sana da. Güle güle.
Haydi bakalım.
İstanbul maceram başlıyor.
Hah 5
herhalde yurt bu karşımdaki bina olsa
gerek.
>> Dur bakalım hemşehim. Nereye böyle?
>> Merhaba abi. Ben bu yurtta kalacağım.
Adım listede vardır herhalde. Adım Ahmet
Yıkılmaz abi.
>> He
ne bileyim senin sen olduğunu.
>> Haklısın abi. Eee kimliğim? Buyur abi.
Tamam. Sen senmişsin.
Benim adım satılmış ama bana satılmış
efendi diyeceksiniz. Öyle abi, amca gibi
samimiyet içeren konuşmalar istemem de
sevmem de.
>> Olur. Satılmış abi.
Satılmış. Efendi
ben hangi odada kalıyorum? Bir bakar
mısın sana zahmet?
Y gözlüğümü bulamadım. Hele sen bak bir
listeye bakayım.
>> Hah. Ha. İşte burada 25 numara yazıyor.
>> He 25 numaralı oda giriş katta. Sen hele
şu karşı kapıdan gir. Sola dönünce o da
karşında.
O da arkadaşın geldiydi. Git tanış
bakayım.
>> Sağ olasın satılmış efendi.
Ne komik adam.
>> Abi demeyeceksin ha. Efendi diyeceksin
ya. Allah Allah. Neyse hadi bakalım.
23 24 He 25
>> Evet işte buradaymış odam.
>> Merhaba
>> Ahmet Ben
>> bu odada kalacakmışım da. Merhaba Burak
bende. Oda arkadaşıyız. Odana hoş geldin
kanka.
>> Kanka mı
ne demek bu
>> kanka? Kan kardeşinin kısaltması. Bu
kelimeyi ben buldum Burakça. Yani belki
şimdi çok bilinmiyor olabilir ama
ileride herkes bu kelimeyi kullanacak.
Görürsün
>> yani. İleride atasözü gibi olacak
diyorsun. Ha
>> vallahi ben demedim. Sen dedin. Neden
olmasın?
>> Sen hangi bölümde okuyorsun Burak
kardeş? Ben tıp fakültesi kazandım.
>> Ben hukuk okuyorum. Avukat, savcı, hakim
ya da öyle bir şey olacağım işte. Ya ilk
başta bu kanka çok itici geliyor. Böyle
sanki zengin çocuklarının konuşma şekli
gibi. Sen de mi zenginleri
sevmeyenlerdensin?
>> Yo yo ben kötü olmadığı sürece her
insana aynı ve eşit diye bakarım.
>> Benim Peder Bey biraz zengindir de ondan
sormuştum.
>> Peder Bey baba demek mi oluyor?
>> Aynen öyle. Tam üstüne bastın. Kaldır
ayağını.
>> O zaman senin ne işin var ki yurtta?
Senin ha? Yoksa ailen başka şehirde mi
senin?
>> Yok ya ben hiçbir şey ciddiye almadığım
için buradayım.
>> Nasıl yani?
>> Peder Bey bana ders vermek için ve
hayatın ciddiyetini anlamam için
şartlarımı zorlaştırmayı seçti. Biraz
burnun sürtsün de gör." dedi. Beni buyur
da gönderdi.
>> Bel ki senin iyiliğini istediği için
yapmış.
>> Sorun değil. Çünkü ben bunu da ciddiye
almadım kanka.
Koş kalk
kalk kalk kalk kalk kalk
>> kalkın bakalım miskinler lan hadi
miskinler tayfası uyanın lan
>> ya neredeyse sene sonu geldi hala
alışamadınız erken kalkmaya bir de
okuyup Münevver insan olacaksınız. Vatan
millet sizden hizmet bekler.
>> Hadi bakalım. Hadi sallanmayın lan.
>> Tamam kardeşim. Hiçbir şeyi ciddiye
almıyor olabilirdim de insan böyle de
uyandırılmaz ki. Neredeyse sene bitti.
Bu satılmış efendi ilk gün nasıl
uyandırıyorsa hala öyle uyandırıyor.
Lisede miyiz biz? Belki sabah dersimiz
yok.
>> Bu da olur insan sevgisi kardeşim.
>> Ben istemiyorum böyle insan sevgisi.
Gidip babamla konuşacağım. Yıldım ya.
>> Vay be.
Demek beni tek başıma bırakıp
gidiyorsun. Ha kardeş seni bırakır mıyım
hiç? O ayrı bu ayrı. Ya ben seni kankaya
alıştıracağım derken sen beni kardeş
demeye alıştırdın he.
>> Hadi hadi geç kalıyorsunuz. Hadi.
Ahmet nasıl gidiyor? Memnun musun
içinden?
>> Emre hocam
çok teşekkür ederim. Sayenizde hem okula
gidebiliyorum hem de çalışabiliyorum.
Bu sayede sizden o kadar çok şey
öğreniyorum ki
hakkınızı nasıl ödeyeceğimi bilmiyorum.
>> Ahmet bir tek sen geçmedin bu yollardan.
Bak ben de senin gibiydim biliyor musun?
Anadolu'nun küçük bir şehrinden çıkıp
buralara kadar geldim. Seninle gurur
duyuyorum. Bu işi sen hak ettin Ahmet.
Hem çalışkanlığınla hem efendiliğinle
hem de dürüstlüğünle.
Ama sana şimdi çok önemli bir şey
söyleyeceğim.
Yanlış bir şey mi yaptın hocam?
>> Hayır hayır hayır merak etme yanlış bir
şey yapmadın. Bak ileride çok başarılı
bir hoca olunca senin gibi başarılı,
dürüst ve ahlaklı öğrencilerine sen de
destek ol. Olur mu?
>> Hocam
bana yaptıklarınızı nasıl ki
unutmayacaksam
bu sözünüzü de asla unutmayacağım.
>> Senden de bu cevabı beklerdim. Helal
olsun sana. Hadi şimdi çalışmaya devam.
Çok çalışmamız gerekiyor. Çok.
Kalkın bakalım prensesler.
Okul vakti. Kalk kalk kalk kalk. Hadi
lan. Geç çıkarıyorsunuz okula.
>> Bak ya. Bak bir de espri yapıyor ya.
Yemin ederim ben bu adamı 6 yıldır
gırtlaklamadım ya. Helal olsun bana
>> kanka.
Normalde senin okul ik sene önce
bitmeliydi ya. Ki bitirebilseydin ik
senedir rahat uyanıyordun. Ha
>> kardeşim ben seni yalnız bırakmamak için
okulu uzattım. Bak bu sene sen de
bitiriyorsun ben de. Her neyse kardeş
bizim kampüste böyle okula veda gibi bir
eğlence tertip ediliyor. Mecbur benimle
geleceksin.
>> Niye mecburum?
>> Çok basit. Benim devreler mezun olalı 2
sene oldu. Alt sınıflardan çok tanıdık
yok. Orada sıkılmamam için kardeşim
olarak sen de gelmek mecburiyetindesin.
>> He ama dersten sonra gelirim. Tamam mı?
Ona göre.
>> Sorun değil. Kutlama akşam zaten. Aman
sakın dersini kaçırma çalışkan öğrenci.
gelmiş bana diyor ki görürsün son
celsede kazanacağım davayı. Dedim ki
dava öyle kazanılmaz.
>> Kanka nasıl kazanılır onu bir söyler
misin bana?
>> Oo doktor bey
>> ne haber?
>> İyiyim kardeşim. Gelmeyeceksin sandım
ya.
>> Dur seni arkadaşlarınla tanıştırayım.
>> O da arkadaşım Ahmet. Geleceğim beyin
cerrahı. Bu Elif ki kendisi savcı olmak
istiyor. Bu da Nazan. Nazan parayı bulup
köşeyi dönmek için avukat olacakmış.
>> Aslında istediklerimi yapabilmek için.
Yoksa köşeyi dönmek gibi bir derdim yok.
Merhaba Ahmet. Bir şey soracağım. Demin
Bura'a kanka dedin.
>> Hiç bilmediğim bir kelime. Ne anlama
geliyor?
>> Açıkla bakalım Doktor Bey.
>> Aslında bu kelimenin isim babası Burak
Beydir ama kullanım hakkı seneler içinde
bana geçti. Kan kardeşin kısaltması
oluyor kanka.
>> H ilginçmiş.
Beğeneyim mi beğenmeyeyim mi karar
veremedim.
>> Yani rivayete göre şimdilerde tutmasa da
ileride çok kullanılacak bir kelimeymiş.
>> Kime göre ve neye göre? Ayrıca kim iddia
ediyor bunu?
>> Sizden gerçekten iyi bir savcı olur Elif
Hanım. Şöyle açıklayayım. İddia makamı
Burak Bey'in şahsıdır. Efendim
gerçekleşip gerçekleşmeyeceği sorusunun
da şimdilik bir cevabı yok. İleride
öğreneceğiz.
Ceva muallakta olan konuların mütalaa
edilmesine karşıyım.
>> Deminden beri karışmayayım diyorum ama
dayanamayacağım. Adam misafir Elif.
Yüklenmesene bu kadar.
>> Neyse ben keyfinizi kaçırmayayım. Ben
gidiyorum. Size iyi eğlenceler.
>> Dur be kardeşim nereye? Elif takılıyordu
sana. Öyle değil mi Elifciğim?
>> Ne oldu? Oyun bozanlık yapıp kaçacak
mısın Ahmet?
>> Ne kaçması? Şu köşede tek ayak üzerinde
cezamı çekmeye gidiyordum.
>> Dans etmeyi biliyor musun Ahmet?
Evet, bilirim.
>> Dansa kaldırmayacak mısın?
>> Kimi?
>> Bura değil herhalde.
Evet, hala bekliyorum.
>> Ee, madem dans etmek istiyorsunuz
ve burada benden başka dans edecek bir
yakışıklığı yok. Neden olmasın?
O zaman bana bu dansı lütfeder misiniz
Küçük Hanım?
>> Bir düşünmem lazım.
>> Siz düşünürken ben de Burak'la dans
edeyim bari. Kardeşim, kız kıza dans
etmek ülkemizde kabul görse de henüz
erkek erkeğe dansa hazır değiliz toplum
olarak.
Esprili olduğunuz kadar iyi de dans
edebiliyor musunuz görelim. Küçük Bey,
>> denemeden bilemezsiniz. Küçük hanım,
>> bizimkilere bak. Nasıl da şaşkın şaşkın
baka kaldılar arkamızdan.
>> Neye şaşırdılar ki? İlk kez mi dans
ediyorsun yoksa? Tabii ki ilk kez dans
etmiyorum ama ilk kez tanıştığım biriyle
dans ediyorum. Genelde insanlarla dans
edecek kadar samimi olmam uzun zaman
alır.
>> Öyle mi? O zaman bu lütfa nasıl nahil
olduğumu merak ettim doğrusu.
>> Cesurca sorular soruyorsunuz küçük bey.
>> Siz de cevabından kaçacak kadar korkak
durmuyorsunuz Küçük Hanım.
>> Şu bizimkiler nasıl da fısır fısır
konuşuyorlar görüyor musun? Kesin bizim
hakkımızda konuşuyorlardır.
>> Ne konuşabilirler ki? Sen hep böyle saf
mısındır? Yoksa kızları etkilemek için
mi saf numarası yapıyorsun?
>> Aslında ben neysem oyumdur. Espri
yapmayı çok iyi bilmem. Öyle çok sosyal
bir insan da değilim. Yurt, okul,
hastane işte bir de Burak'la
sohbetlerim.
İşte hayatımın özeti.
>> Hiç sevgilin olmadı mı okul boyunca?
>> O savcı hanım çok sert girdiniz sorguya.
>> Affedersin çok mu özel oldu?
>> Yok canım o anlamda demedim.
>> Bir dakika.
>> Ne oldu? Bana az önce canım dedin. Canım
derken bildiğimiz canım anlamında mı
canım dedin yoksa lafın gelişimi
söyledin?
E hala bir cevap vermediniz Küçük Bey.
>> O zaman ben de size bir soru soracağım.
Doğru cevabı verirseniz Küçük Hanım
sizin sorunuza cevap vereceğim. Tamam
mı? Anlaştık mı?
>> Anlaştık. Küçük Bey, sorun gelsin.
>> Küçük Hanım,
>> benimle evlenir misiniz?
>> Espri mi bu?
>> Espri yapmayı çok iyi bilmem demiştim.
>> Sen ciddi misin?
>> Sen ciddisin.
>> Hiç olmadığım kadar ciddiyim diyeceğim
ama ben hep ciddi olduğum için bu espri
gibi görünecek ve ben espri yapmayı
bilmediğim için saçma sapan bir cevap
olacak. O yüzden şöyle söyleyeyim.
Elif,
>> hayat arkadaşım olur musun?
>> Sen ciddisin.
>> Eşim olur musun?
>> Ama sen
çok ciddisin.
>> Çok doğru.
Bak özgüvenim kaybolmadan önce bir kez
daha soruyorum.
Benimle evlenir misin?
>> Daha seni tanımıyorum bile.
>> İşte sana beni tanıma fırsatı.
Bak 5inci ve son kez soruyorum.
Benimle evlenir misin Elif?
Evet demek istiyorum ama korkuyorum da
>> ben de. Çünkü daha önce hiçbir kıza
evlenme teklif etmedim. Hatta kimseye
kendimi bu kadar yakın hissetmedim. Ama
senin hayatımın aşkı olduğunu ilk
gördüğüm an anladım.
İlk görüşte aşk bu olsa gerek.
>> Ben de aynı şeyi ben gidiyorum dediğinde
hissettim. Gitmeni istemediği içimden
bir ses.
Hiç kimse etkilememişti beni böyle. Ama
göz göze geldiğimiz o ilk anda hep
hayatımda olmanı istedim.
Açıklayamadığım,
bilmediğim bir duyguydu bu.
>> Pekala, ne zaman evleniyoruz?
Şimdi buradan çıkıp evlendirme dairesine
mi gidiyoruz? Yoksa okul bitip
diplomaları aldıktan sonra mı?
>> Sen hep böyle net misindir?
Bilinen bir şeyin olması gereken zamanda
olmamasından ya da gereksizce
uzatılmasından hiç arz etmemişimdir.
Küçük Bey, sizin var mı bilmem ama benim
bir ailem var. Onlara bunu alıştırarak
anlatmam ve açıklamam gerek. Ayrıca seni
bizimkilerle tanıştırmam da gerek. Tabii
mümkünse önce biraz biz de tanışalım.
>> Sorun değil. İnsanlar beni sever. Hım.
Yakışıklıyım diye insanlar beni sever
diyorsun yani.
>> Ayrıca ağzınız da iyi laf yapıyor küçük
bey.
>> Aslında espri yapmayabilirim.
>> Aah! Koşun komşular. Kandırılıyorum.
>> Koşmayın komşular. Ben kızı aldım bir
kere.
>> Kardeş ne yapıyorsunuz burada?
>> Dans ediyoruz.
>> Arkadaşlar şarkı biteli yarım saat oldu.
>> Bölmeyelim. Ciddi bir şeyler
konuşuyorlar herhalde dedik
>> ama gülüp el kol hareketleri yapınca bir
tuhaflık var diye düşünüp yanınıza
geldik.
>> Ne oluyor? Bize de söyleyin. Meraktan
çatladık vallahi. Arkadaşlar biz
evlenmeye karar verdik.
>> Ne?
>> Ben evlenme teklif ettim. O da kabul
etti.
>> Hepiniz düğüne davetlisiniz ama Burak
hariç.
>> Hayda. Nereden çıktı bu evlilik? Dur
biraz. Ben niye davetli değilim?
>> Sen erkek tarafı olarak her aşamasında
yanımda olacağın için ve tabii damadın
şahidi olacağın için davetli
olamıyorsun.
Ay inanmıyorum. Tebrik ederim. Ay
teşekkür ederim. Bana niye hiçbir şey
anlatmadın? Her şey çok sarılayım sana.
Tebrik ederim kardeşim.
>> Eyvallah.
>> İnanmıyorum. Tebrik ederim.
>> Çok sağ ol. Sö teşekkür ederim.
Kravatsız olmaz. Unutma. Bak bak benim
dolapta var bir tane. Ayrıca
heyecanlanmana da gerek yok.
>> Heyecanlanmıyorum.
>> Zaten 4 aydır çıkıyorsunuz. Anlatmıştır
seni ailesine. Gerilme.
>> Gerilmiyorum.
>> Her şey yolunda gidecek. Korkma.
>> Korkmuyorum
>> kardeşim. Ben burada stresten dokuz
doğuruyorum. Sense çok rahatsın.
>> Birimizin stresli olması yeter.
>> Hadi uzatma da git tak şu kravatı.
Unutma giderken çiçek al.
>> Tamam tamam alırım.
Merhaba.
>> Hoş geldin canım. Hadi gir içeri.
>> Hoş buldum. Hem de çok hoş buldum küçük
hanım. Bu ne güzellik? Ahmet utandırma
beni. Hadi bizimkiler bekliyor.
Anne baba bu arkadaşım Ahmet. Ahmet bu
annem Halime Altun. Bu da babam Yaşar
Bey.
>> Tanıştığıma memnun oldum efendim.
>> Biz de memnun olduk Ahmet Bey. Oğlum
>> eee böyle ayakta dikilecek miyiz? Hadi
geçin oturalım.
Ay çiçekler de pek güzelmiş evladım.
>> Teşekkür ederim efendim.
>> Ben çiçekleri alıp çay koyayım.
E
söyle bakalım delikanlı.
Kimsin sen? Kimlerdensin?
Hele bir anlat da tanıyalım seni.
>> Aa bey bir dur. Çocuk bir soluklansın.
>> Estağfurullah. Efendim? Ben küçük bir
kasabada büyüdüm. Bir anam bir ben.
Babam ben küçükken ölmüş. Anam da beni
okutmak için var gücüyle çalıştı. Ben de
okurken ona yük olmamak için hem
çalıştım hem okudum.
>> Güzel.
>> Evet delikanlı
kızım senden söz etti bize. Doktor
olacakmışsın galiba. Hadi bakalım
hayırlısıyla olursun inşallah.
>> İnşallah efendim. Sağ olun. Okul bitti
de uzmanlık sınavına hazırlanıyorum
şimdi.
Kızım bir şeyler söyledi ama bir de
senden duyalım bunu. Ha
>> baba ya böyle birden mi girilir konuya?
Ahmet Bey, oğlum bunlar baba kız böyle
pat diye söylerler her şeyi.
>> İyi ki babasına benzemiş o zaman Elif.
Bugün buradaysak aslında biraz da onun
açık sözlülüğü sayesinde.
>> O zaman annemi yalancı çıkar mıyım?
Bugün Ahmet size bir şey söylemek için
geldi.
>> Kızım
Ahmet'in ağzı dili yok mu sen
söylüyorsun?
>> Efendim? Kendisi benim avukatım olur da.
>> Düzeltelim lütfen. Avukat değil savcı.
Affedersiniz savcı Hanım.
Efendim izniniz olursa Elif'le evlenmek
istiyorum.
>> Allah'ın emri peygamberimizin kavline ne
oldu evlat?
>> Efendim bunu söylemek anneme düşer diye
düşündüm.
>> Vallahi aferin oğlum. Çok doğru
düşünmüşsün.
>> O zaman ben de kızımı vermiyorum.
>> Baba bey
>> yahu hele bir durun lafı ağzıma
tıkmayın. Ahmet'in annesi gelip isteyene
kadar kızı vermiyorum diyecektim.
Heh, Elif işte orada anacığım.
>> Ay, pek de güzelmiş Ahmetim. Ay, ben
şimdiden sevdim gelinimi.
>> Sana demiştim ben ama seversin diye. Bir
anam,
>> hoş geldiniz efendim. Tanışmak bugüne
nasipmiş.
>> A efendim deme bana kızım. Anne de
>> annen de benim gibi açık sözlüymüş
Ahmet.
>> Bak şimdiye kadar hiç aklıma gelmemişti.
Öyledir vallahi.
>> Bizim oralar da gelin kaynana
toprağından olur derler kızım. İşte
ondandır. Bak annemle babam da geldi.
>> Ahmet'in annesi Münevver Hanım. Annem
Halime Hatun. Babam Yaşar Bey.
>> Hoş geldiniz. Nasılsınız?
>> Anne
>> ne oluyor?
>> Münevver Hanım teyzeye selam vermeyecek
misiniz?
>> Verecek yüzleri yok Elif kızım. Zaten
verseler de o selamı alacak yok
karşılarında.
>> Elif düş önüme gidiyoruz.
>> Baba ne oluyor bey? Bak çocuk böyle
şeyler.
>> Anam sen karışma. Elif düşüme dedim.
Bana bak seni bir daha kızımın yanında
görmeyeyim. Yoksa
>> yoksa ne? Hı?
Babasını öldürdüğün gibi oğlunu da mı
öldürürsün?
>> Ne
>> baba?
Sana bunu hiç anlatmadım Ahmetim.
Çünkü istemedim kan davası güdüp babanın
katilini öldürüp hapislerde çürüyesin.
Soyadımızı değiştirip
aldım seni kaçtım köyden. Bir işe
girdim. Tüm ailemle kestim bağlarımı.
Sırf oğlumun kaderi babası gibi mezarı
olmasın diye. Ama kader nasıl bir oyun
oynamışsa h gittin babanın katilinin
kızına aşık oldun.
Ben de o Yaşarı karşımda görünce böyle
ellerimle boğasım geldi ama tuttum
kendimi.
Şimdi
seni düşündüm. Geleceğini düşündüm.
Katilin oğlu demesinler dedim.
Nasıl ki babanın öldürüldüğü gün bağrıma
taş bastıysam
yine taş bastım. Sustum, tuttum kendimi.
>> Canım anam sen ne yüce bir kadınsın.
>> Aman oğlum, canım oğlum sakın bir
delilik yapıp intikam almaya kalkma.
Vallahi hakkımı helal etmem.
Ben cahil bir kadın olabilirim ama sen
okumuş aydın birisin. Vatana millete
hayrın dokunacakken gidip de ne olur
hayatını mahvetme.
Bak ben Elif'i gelinim olarak kabul
ederim. Elif'in bir günahı yoktur
bilirim.
>> Ana ben nasıl evlenebilirim babamın
katilinin kızıyla?
>> Oğlum
sen Elif'i sevmedin mi?
>> Sevdim anam.
Hem de çok sevdim.
>> O halde babasının günahını
Elif'e kesme oğlum.
Bilemiyorum anam, bilemiyorum.
İçimde büyüyen bir öfke ve nefret var.
Babamın öldürülmesine mi ağlayayım?
Babasız geçen günlerime mi yanım?
Ne yapayım ben? Of! Göğsümün üstüne bir
ağırlık çöktü.
>> Ah evladım.
Ben kaç senedir böyle içime içime
ağlıyorum bir bilsen.
Baba sakın bir çılgınlık edeyim deme.
Kaldır o silahı sehpadan. Ahmet'in bir
suçu yok. Bak o babasının katilini
arayıp kan davası gütmemiş.
>> Sen anlamazsın bu işlerden.
Babasının katilinin kim olduğunu
öğrendi. Artık durmayacaktır. İntikam
almak isteyecektir.
Kapına geldiğinde de ben hazırlıklı
olmalıyım.
>> Bey bak sakın öyle bir şey yapıp yeniden
başlatma. Artık bitsin bu kan davası.
Yeter gayrı.
>> Babacığım ben gidip Ahmet'le konuşurum.
Akıllı çocuktur o dinler beni.
>> Sakın böyle bir şey yapmaya kalkma.
Yemin ediyorum seni evlatlıktan
reddederim.
Kızının eteğine saklandı dedirtmem
kendime.
>> Babacığım yalvarırım sana bir şey yapma
Ahmet'e. O bu kan davasını devam
ettirmez.
>> Hep öldürülme tehlikesiyle karşı
karşıyaydım ama hiçbir zaman korkmadım.
Ta ki sen doğup hapisteyken kucağıma
alıncaya kadar. Biliyor musun? İşte o an
bir korku düştü içime.
Büyüdüğünde
ya kızımı alıp kaçırırlarsa,
ya çökertirlerse,
ıssızı alıp götürürlerse diye çok
korktum.
Anama dedim, "Ana ben vazgeçiyorum bu
töreden. Kızımı veremem töreye dedim.
Aldım sizi İstanbul'a getirdim.
Kaçmak da nafileymiş.
Korkum gerçekleşti.
Abimin katilinin oğlu kızımın karşısına
sevgili olarak çıktı.
Bu evlilik olmayacak o kadar.
>> Bize geldiği gün benim gözüm bu çocuğu
tuttu. Belli iyi bir aileden geliyor.
Kendini de iyi yetiştirmiş. Ben insan
sarrafıyım yanılmam. Aferin kızım. Doğru
çocuğu bulmuşsun demedin mi?
>> Bunlar yılan soyu. Kendilerini iyi
gizerler. Sinsizce yaklaşıp sokarlar
dilleriyle.
Kesin bunlar izimizi buldu. Seni kendine
aşık etti. Eli ulaşınca da seni bir
paçavra gibi atacak.
>> Baba sağlıklı düşünmüyorsun. Dediğin
doğru olsaydı foyaları meydana çıkmasın
diye annesiyle tanıştırmazdı. Bey kız
doğru söylüyor. Artık bu kan davasına
bir son vermen gerek. E sen de bu yüzden
ayrılmadın bu köyden.
>> Peki
tamam sana söz.
Çöreyi devam ettirip
Ahmet'i öldürmeyeceğim
ama
beni dinlemeyip
yine de evlenmeye kalkarsan
bak ya Ahmet ölür ya da ben. Ona göre
adımını at. Bey, etme, eyleme, ayırma
sevenleri. Sen, sen kızın için her
şeyden vazgeçmedin mi? Bak gene vazgeç
töreden. Hem töre mi kaldı artık? Bitsin
bu düşmanlık.
>> Kadın,
ben son sözümü söyledim.
Ben yaşadıkça
bu evlilik olmayacak.
>> Son sözüm bu mu baba?
>> Evet, son sözüm bu.
>> O zaman ben de canıma kıyarım.
Gelinliğimle sarılmak yerine tabutuma
sarılırsın.
>> Bana bak kızım.
Sen eğer böyle bir şey yaparsan
önce gidip Ahmed'i vururum sonra da
kendimi.
>> Seni tanıyamıyorum baba. Sen böyle
vicdansız bir adam değildin. Ne oldu
sana? Allah'ını seversen insaflı ol.
Sana yalvarıyorum.
>> Bir daha bu evde o aileden birinin ismi
geçmeyecek.
Bak kızım
ileride daha iyi bir kısmetin çıkıp
evlendiğinde
bana gelip
sağ ol baba diyeceksin.
>> Ben asla evlenmeyeceğim.
Bugün belki ölmeme bile izin vermedim
baba ama beni yaşarken öldürdün. Artık
canlı cenazeden başka bir şey değilim.
Kızım, kızım ben seni
Ahmetim,
deminden beri çorbanı karıştır.
Un oğlum artık soğumuştur.
>> Anacığım hiç iştiham yok.
>> Doğru diyorsun. Nasıl olsun? Ben de zor
yiyorum ama yemek lazım.
>> Anam
bugün çok düşündüm.
Bu evlilik olmayacak.
>> Niye Ahmetim?
>> Babamın katilinin kızı olduğunu bildiğim
biriyle yaşamak bana her gün cehennem
azabı gibi gelecek.
Ahmetim
bak ben o aileye senden daha fazla
kinliyim. Beni el kadar bebeğle ortada
bırakıp kocamdan, mutlu yuvamdan
ettiler.
İsterim ki onlar da mutsuz olsun.
İsterim ki onlar da ölsün.
Ama ölüm benim ya da senin elinden
gelmesin.
Ama bilirim ki Elif'le evlenmezsen
ikiniz de çok mutsuz olacaksınız. Ne
tuhaf değil mi anne?
Hala Elif'i seviyorum ama
içimdeki nefreti de söndüremiyorum.
>> Oğlum
sevgi nefretten büyüktür
ama insanlar sevmeyi bilmedikleri için
gücünü de bilmezler.
Ne olur sevgine sarıl. O nefretine galip
gelecektir.
>> Bir de hep ben cahil bir kadınım dersin.
Sen ne yüce yürekli ve akıllı bir
kadınsın Münevver Hanım.
Oğlum
cahilim dedim.
Aptalım ya da vicdansızım demedim ki.
>> O zaman yarın ilk iş Elif'le konuşup o
da istiyorsa evlilik işini hızlandıralım
derim. Canım hanım.
>> İşte şimdi güzel ve doğru konuştun derim
Ahmetim.
Babam böyle söyleyince başka bir şey
yapamadım ben de.
İşte bütün hikaye bu azan.
Bak bana sorarsan Ahmet'e bütün bunları
anlat derim. Elif hayır Nazan anlatamam.
Anlatırsam ölümü göze alır ve babam
Ahmet'e kıyar.
>> Ay yok ya amma abarttın. Bu yaştan sonra
hapse girmeye göz almaz. Seni
vazgeçirmek için söylemiştir ya. Babamı
tanımıyorsun sen. Yaparım dediği şeyi
yapar.
Aslında Ahmet de buralardan kaçıp
gitmeyi ben de istiyorum ama nereye
gidersek gidelim babam bizi bulur. O
bulamasa yeğenlerine buldurtup Ahmet'i
öldürtür.
Ahmet'i o kadar çok seviyorum ki onun
yaşaması için kendi hayatımdan
vazgeçiyorum.
Elifciğim
bence bir kez daha düşün. Bak geleceğini
ve mutluluğunu heba ediyorsun. Ahmet
yaşayacaksa varsın ben mutsuz olayım.
Sen bilirsin.
>> Yemin et bak Nazan. Kimseye
söylemeyeceksin.
>> Yemin ederim. Tamam. Aa bak Ahmet
geliyor. Ben kalkayım. Hayır gitme.
Senden güç alırsam daha rahat yalan
söylerim.
>> Selam.
Oturabilir miyim?
>> Neden? Babanın amcamı nasıl öldürdüğünü
anlatmak için mi?
>> Nazan
>> H
>> bize müsaade eder misin lütfen?
>> Hı hı. Tabii.
>> Nazan hiçbir yere gitmiyor.
>> Gidecek olan biri varsa o da sensin.
>> Elif ne yapmak istiyorsun anlamıyorum
ki.
>> Katilin oğluyla evlenemem diyorum. Senin
baban benim babamı öldürdü ve baban
yüzünden babasız büyüdüm. Ama yine de
ben buna rağmen king gütmüyorum. Kan
davasını devam ettirmiyorum ve sana bana
söylediğin kadar ağır sözler
söylemiyorum.
>> Söyle istersen.
>> Yazık ya. Yazık. Ben seni tanıdığımı
sanmıştım ama tanıyamamışım.
Sana senin ettiğin kadar ağır laflar
etmeyeceğim Elif. Bir daha da karşına
çıkmayacağım. İyi edersin.
>> Ay yani nasıl bu kadar soğukkanlı
olabilirsin diyecektim ama diyemiyorum.
Gördün sen de nasıl düzgün ve iyi kalpli
biri olduğunu. Onu kıracak o kadar laf
etmeme rağmen bir tek kötü söz bile
söylemedi.
Üstelik benim babam onun babasını
öldürdüğü halde.
>> Ne diyeceğimi bilemiyorum. Bari annesine
söyle gerçekleri.
>> Hayır. O da bilmemeli. Oğlunun
üzüntüsüne dayanamaz. Ahmet'i hala çok
sevdiğimi ve babamın Ahmet'i öldürmesine
izin vermemek için böyle bir olay tertip
ettiğimi hemen söyler. Bak bu da doğru.
Sen zeki kızsın ama gel gör ki zeka
bazen yetmiyor işte. Unutma Nazan yemin
ettin.
İstediğiniz oldu. Bugün Ahmet'le konuşup
bütün bağları koparttım.
Bir daha birbirimizi görmeyeceğiz.
Mutlu olmuşsunuzdur
>> kızım.
Ben mutlu olmadım.
Ben tamamen senin iyiliğin için.
>> Bundan sonra bu evde bir hayalet gibi
olacağım. Sofranıza oturmayacağım. Sizle
konuşmayacağım.
Para kazanmaya başladığımda da kendi
evime çıkacağım.
>> Başka eve çıkmana gerek yok. Bu konuşma
burada bitmiştir.
İşte böyle oldu hanım.
>> Ay bu işte bir terslik var. Taşlar
yerine oturmuyor. Oğlum
ben Elif'in sana nasıl baktığını gördüm.
O gözler bu sözleri etmez. Var bunda bir
bit yeniyi ama. Hadi hayırlısı.
Hah bak aklıma ne geldi. Ben gidip
konuşayım Elif'le.
>> Anne sakın.
Bu iş bitti.
Bundan sonra sadece kariyerime
odaklanacağım.
>> Oğlum her şerde bir hayır vardır. E
bakarsın karşına yeniden sevebileceğin
bir kız çıkar.
>> Artık kapatalım bu bahsi.
Yemeğimizi yiyelim ve ben de uzmanlığıma
çalışayım.
Kafamı bir şeyle meşgul etmezsem
delireceğim yoksa.
Aah! Hoş geldin oğlum. Aa, hayırdır?
Anahtarını mı kaybettin? Niye çaldın
kapıyı?
>> Yok be anam arabada unutmuşum
anahtarımı.
>> Aa!
Onca sene sonra ilk defa kapı çalınca
şaşırtım.
>> Onca sene dediğin 5 senedir oturuyoruz
bu evde canım anam
>> ya. Daha dün gibi geliyor mezuniyetin.
Hı. Uzmanlığın. Sonra bu güzel eve
taşınmamız.
Hadi oğlum elini yüzünü yıka da gel
masaya.
Vallah
hep söylüyorum belki ama ana ben yurt
dışındayken en çok senin yemeklerini
özlüyorum.
>> Eee oğlum ana yemeği gibi olur mu hiç?
El yemeği
>> olmaz tabii.
>> Yani bu bahçeli evi bulman çok iyi oldu.
Yoksa vallahi gelmezdim İstanbul'a.
>> E sen gel diye buldum ben bu evi.
Münevver Hanım,
>> oğlum artık düzenini kurdun. Hayatını
yoluna koydun. Çok şükür.
E bu eve bir de güzel bir gelin mi
getirsen? He şöyle çoluk çocuğa
karışsan.
E ben bugün varım.
Yarın okum. Hem sana da bir can yoldaşı
lazım değil mi?
>> Ana daha önce de konuştuk bunu. Lütfen
bu konuyu açma bir daha.
>> Ama oğlum yani
>> ana lütfen. Bak ben o defteri kapattım
biliyorsun.
>> Peki peki
senin dediğin gibi olsun.
İyi bari televizyonu açsana şu haberlere
bir bakalım.
Sayın seyirciler, az önce aldığımız
habere göre Devlet Üstün Cesaret Ödülü
sahibi Cumhuriyet Başsavcımız Elif
Durmaz'ın babası, iş adamı Yaşar Durmaz,
akşamüstü geçirdiği rahatsızlık
sebebiyle hastaneye kaldırıldı.
Şimdi diğer haberimize geçiyoruz. Akşam
saatlerinde E5
acil bir durum var.
>> Hayırdır Teoman? Hocam tehlikeli bir
beyin kanaması vakası. Sizin uzmanlık
alanınız olduğu için sizi aradık.
Gelebilir misiniz acaba?
>> Tamam geliyorum. Teoman
>> sağ olun hocam. Bekliyoruz.
Doktor Haldun Göçer. Doktor Haldun
Göçer. Ameliyathaneden bekleniyorsunuz.
>> Ahmet hocam iyi ki geldiniz. Göçer
ameliyathaneden bekleniyorsunuz.
>> Oraya doğru giderken ben hastanın
bilgilerini vereyim. 62 yaşında erkek
evde bayılmış. Beyinde kanıma tespit
ettik. Tetkik sonuçları şu dosyada.
Buyurun.
Aile sizin gelmeniz için çok ısrar etti.
>> Nasıl yani?
>> Beni mi istediler?
>> Evet hocam işte geldik. Aile de burada.
>> Burak
>> kardeşim mevzuları biliyorum ama dedim
ki Yaşar amcayı kurtarırsa bir tek Ahmet
kurtarır.
>> Elif de hiç itiraz etmedi. Karar senin.
Seni böyle zor durumda bırakmak
istemezdim ama Elif için. Burak doğru
söylüyor. Ahmet bu ameliyatı başarıyla
bir tek sen yapabilirmişsin.
>> Sağ olun.
>> Geçmiş olsun Elif.
>> Teşekkür ederim.
Ahmet oğlum ocağına düştük. Kurtar
Yaşarımı ne olur.
>> Bütün bunlardan sonra bana güvenebiliyor
musunuz?
Neticede eşiniz babamı öldürdü.
Ameliyat sırasında ölse benim sebep olup
olmadığımı nereden bileceksiniz?
>> Bilemeyiz. İstemiyorsan ameliyata girmek
zorunda değilsin Ahmet seni anlarım.
>> Kim olursa olsun benim amacım bir
insanın hayatını kurtarmaktır.
Önce şu tetkikleri detaylı bir şekilde
inceleyeyim. Ne yapılması gerekiyorsa
size söylerim.
>> Elif lütfen Ahmet'e gerçeği söyle. Hayır
Nasan, unutma sen de söyleyemezsin.
Yemin ettim.
>> Siz ne fısıldaşıyorsunuz öyle?
>> Ay hiç hiç. Elif'i teskin etmeye
çalışıyorum.
>> Elifim kızım ya Ahmet babanı kurtarmaya
çalışmazsa. Bak bunu hiç düşünmemiştik.
>> Anneciğim siz Ahmet'i tanımıyorsunuz. O
bu dünyadaki en dürüst ve en vicdanlı
insandır.
Ahmet geliyor.
>> Nedir durum kardeşim?
Sonuçlar maalesef hiç iç açıcı değil.
Ay ay ne olur kocamı kurtar Ahmet oğlum
sen kurtar evimin direğini. Bak ben
evlendireceğim sizi. Söz. Hem hem sen
gittiğinden beri bu babasıyla konuşmaz
oldu. Kimseleri de istemedi.
>> Anne yapma lütfen.
>> Her şeyi açıkça söylememi ister misiniz?
>> Lütfen Ahmet
>> teknik terimlerle konuşmayacağım.
Beyinde bir damar çatlamış. Kanamaya da
bu damar sebep olmuş. Önce buraya
müdahale edip kanamayı durdurmaya
çalışacağım. Genelde iki metot var böyle
durumlar için ve ikisi de çok riskli.
Hayatta kalma şansı %10, felç kalma
ihtimali de %80. Fakat
benim keşfettiğim ama henüz Dünya Sağlık
Örgütü tarafından onaylanmamış bir metot
daha var.
>> Bu senin metotla hayatta kalma şansı kaç
peki?
>> Henüz fazla yapılmadığı için bir yüzde
veremiyorum. Ancak benim yaptığım
ameliyatlarda henüz hiçbir hastamı
kaybetmedim.
>> Kaç tane böyle ameliyat yaptın?
>> 8 tane.
>> 8izde 8 ise bu %100'e tekabül ediyor o
zaman. Öyle de denebilir. O zaman yap
gitsin kardeşim. Affedersin Elif. Bir an
kendimi tutamadım.
>> Sence hangisi uygunsa o metotla yap
>> o zaman kendi metodumla yapacağım
ameliyatı.
İsterseniz eve gidip dinlenin. Yarın
sabah gelirsiniz. Çünkü ameliyat 89 saat
sürebilir.
>> Sağ ol Ahmetim. Biz bekleyeceğiz.
>> Peki siz bilirsiniz.
>> Bisturi
>> bisturi.
>> Kanayan bölgeye tampon.
>> Tampon.
Hayat ne garip.
Babamın hayatını alan adamın hayatını
kurtarmaya çalışıyorum.
Ki bu adam çocukluğumu çalıp mahveden
adam.
Ama ben hayat kurtarmaya yemin ettim.
Bir de Elif.
Allah'ım yüzümü kara çıkarma.
Başarıyla bitireyim şu ameliyatı.
Durum kritik. Hematom sağ temporal
lopta. Hemen kraniotomi için
hazırlanalım.
>> Kafatası sabitleme çerçevesi
yerleştirelim.
>> Tamam.
>> Kanama alanını görüntülemek için
mikroskobu ayar. Kelebini kaldırıyorum.
Hipoları hazırlan.
>> Tamam.
>> Kanama kaynağını buldun. Damarları
yavaşça katıdan ayıracağım.
>> Serebral basıncı düşüyor. Dikkatli olun.
Serebral arkalayı mikroskür ve klip
sistemi hazır ol.
>> Hazır hocam. Damar klibini uzatıyoruz.
>> Güzel. Klip yerleşti.
>> Stabil
>> kanama kontrol altı. Beyin dokusunda
kanama kontrol altına alındı hocam.
>> Şimdi duralım.
>> Güzel.
Tamam. Hayati değerler stabil görünüyor.
Kızım gelmiyor.
>> Eyvallah.
>> He bakın Ahmet geliyor.
>> Babam nasıl? Ahmet yaşıyor değil mi?
yaşıyor.
>> Geçmiş olsun. Helal sana kardeşim.
>> Çok şükür. Çok şükür.
>> Çok sevindim.
>> Ameliyatı başarılı geçti.
>> Hayati fonksiyonları da iyi.
>> Allah'ıma şükürler olsun. Çok şükür
anneciğim.
>> Allah'ıma şükürler olsun. Allah senden
razı olsun evladım.
>> Teşekkürler.
>> Amin. Amin.
>> Çok şükür
>> hepimizden.
Şimdilik uyutuyoruz. Yarın sabaha kadar
da uyutmayı planlıyorum. birkaç güne
kendine gelir.
>> Ameliyatın tam sonuçlarını o zaman
göreceğiz ama bir problem olacağını
sanmıyorum. Teşekkür ederim. Çok
teşekkür ederim.
>> Ne demek görevimiz?
>> Sana iki itirafım var Ahmet oğlum.
Birincisi bu benim kız hala seviyor
seni.
>> Anne
>> dur sen karışma. Benim Ahmet Beyoğluma
diyeceklerim var. İkincisi de senin
babanı vuran bunun babası değil, dedesi.
Baba oğul senin babanı kıstırıyorlar.
Babanın silahı tutukluk yapıyor. Elifim
babası da hem korkuyor hem de insan
öldürmeye kıyamıyor. Diyor ki, "Var git
yoluna. Belanı bizden bulma."
Emme Elifimin dedesi oğlunun intikamını
almak için basıyor tedi. Yaşar Bey de
babasını korumak için ben vurdum diyor.
Yani anlayacağın sevdiğin kızın babası
kıymadı senin babana.
>> Ne? Nasıl? Nasıl yani?
>> Eee, o zaman bir itiraf da benden.
>> Nasan, hayır, yemin etmiştin.
>> Ay, vallahi bir fakire sadaka verip dua
ederim.
Elif'i gördüğün o son gün hani masamıza
geldiğinde orada geçen konuşmaların
hepsi sahteydi.
>> Nasıl sahteydi?
>> Eğer bu sevdadan vazgeçmezsen Ahmet'i
öldürürüm demiş Yaşar amca. Elif de sana
kıyamadığı için kendi hayatına kıydı.
>> Ve ben biraz önce hayatımı mahveden
adamı kurtardım. Öyle mi?
>> Hala mahvolmamış bir hayatın var ama.
>> Kesinlikle.
>> E o zaman bunu değerlendirsek mi acaba
diyorum. Bence de değerlendirmeliyiz.
Yalnız Yaşar Efendi kendine geldiğinde
evlendiğimizi duyarsa beni vurmaz değil
mi?
>> Yo, sen hiç merak etme Ahmet Bey oğlum.
Artık o iş bende. Ben onun hakkından
gelirim. Sen az önce evlilik mi dedin?
>> Yanlış söyledim. Affedersin. Yıldırım
nikahı diyecektim. Gidiyor muyuz?
>> Nereye?
>> Yıldırım nikahla evlenmeye. Annen
burada. Yoldan da annemi alırız. E hazır
nikah şahitlerimiz de var kardeşim. En
doğru hareket. Ben arabayı kapıya
getiriyorum. Nazan Halime teyze siz de
gelin ki aşıklar iki dakika baş başa
kalsın. He.
>> Seni sevmekten hiç vazgeçmedim Ahmet.
>> Ben de Elifim.
Seni hep sevdim.
Hala da seviyorum.
>> Dur biraz.
>> Ne oldu?
>> Yalnız bir şey eksik. Yüzükler.
>> Aman canım onlar da eksik oluversin.
Biz tam olalım da.
Sevginin Gücü adlı oyunumuzu dinlediniz.
Bir başka oyunda yeniden buluşmak üzere
hoşça kalın sevgili dinleyenler.
H
Ask follow-up questions or revisit key timestamps.
Sevginin Gücü adlı bu radyo tiyatrosu, bir kan davasının gölgesinde büyüyen Ahmet ile babasının katili olduğunu sandığı Yaşar'ın kızı Elif arasındaki imkansız gibi görünen aşk hikayesini konu alıyor. İstanbul'da tıp eğitimi alırken tanışan ve birbirlerine aşık olan gençler, ailelerinin geçmişteki kan davası gerçeğiyle yüzleşirler. Ahmet, babasının katili olarak bildiği Yaşar'ın ağır bir beyin kanaması geçirmesi üzerine, mesleki ahlakı ve aşkı arasında zorlu bir sınav verir. Ameliyatın başarısı, ailelerin geçmişteki gerçekleri itiraf etmesini sağlar ve intikamın yerini sevgiye bırakmasıyla hikaye mutlu bir sona ulaşır.
Videos recently processed by our community