Radyo Tiyatrosu: Deli Dumrul | Dram
1108 segments
[müzik]
Radyo Tiyatrosu
>> [müzik]
[müzik]
[müzik]
[müzik]
[müzik]
[müzik]
>> Sayın dinleyiciler, bu akşam sizlere
manzum bir oyun sunacağız.
[müzik]
Deli Dumrul.
>> [müzik]
>> Yazan ve mikrofona koyan Suat Taşer.
[müzik]
Oynayanlar Deli Dumrul Suhat Hunar,
Azrail Suat Taşer, Genç Kadın Hepşen
Akar, Deli Dumrul'un karısı Gülgün
Kutlu, Ana Sevinç Aktansel, 1. Videhan
yaşlı kadın ve kız Meliha Aknar baba
Turgut Sarı ihtiyar ve [müzik] uşak Erol
Demiröz uşak Ertan Dinçer Obalı Lütfi
ılıkcı kız çocuk Kübra Özergün erkek
çocuk Eyüp Tanağı
[müzik]
mevsim alabahardı
cihanda bir başkalık vardı. Sarı başlı,
mor başlı, burcu burcu kokuşlu çiçekler
gece gündüz gökyüzüne bakardı. Dağlar
yeşiline yeşil, sular dersen ışıl ışıl.
Sular yeşil akardı. Kuşlar deli divane,
otlar sarhoş.
Yel eserdi inceden dallar sarmaş dolaş.
İri yıldızlar sarkardı geceden. Korkusuz
düşlerle varılırdı sabaha.
Sevgi sarmıştı çevre yanı. Sevinçli bir
türküydü yaşamak. Güneş aşk içinde
doğardı. İnsan insana hilesiz bakardı.
Mevsim alabahardı.
Dik başlı kaba döşlü dağların berisinde
yeşiller içinde bir geniş ova. Ovada bir
kuru çay. Kuru çayın üstünde bir tahta
köprü. Tahta köprünün başında bir kıl
çadır. İnsanı ağlatırsa ölüm ağlatır.
Çadırın içinde korku dışında telaş.
Derken bir çığlık yükseldi kıl çadırdan.
Bir çığlık daha.
Zehirli oklar gibi saplandı çığlıklar
kalabalın bağrına. Hele varalım.
Çığlığın ardında ne var görelim.
Kıl çadırın orta yerinde bir döşek
içinde bir civan yiğit. Sanırsın
vakitsiz toprağa düşmüş bir sarı başak.
[müzik]
İki eli iki yanında çenesi sarkık. Uzun
kirpikli badem gözleri aralık serilmiş
yatak pozun. Körpe yanakları soluk
elleri bileğinden kınalı saçı kara.
Bahtıkara bir taze bir sarılır döşeye
bir doğrudur.
Siim siyim akan gözyaşları arasında şu
beyitleri söyler dövünür.
>> Söndü güneşim doğmaz bir daha. Günüm
geceye döndü eyvah.
Altın düşüm kara toprak oldu eyvah.
Çıkmam ben bu kuru canla sabaha.
Obamızın akgüllü civan
ecel kopardı seni dalımızdan. Ders
çekmeyen ne bilir halimizde.
Obamızın
akgülü [şarkı söyleme] civan yi
>> gelinlik kınan daha solmadı. Bana
edeceğin bu muydu? Ey ölüm uyan erkeğim
uyan şah ömrüm. Sensiz cihanın tadı
kalmadı.
>> Kıratına kimler bilecek yakılıcın?
>> Direkte asılı kaldı yayın. Güreyini
[şarkı söyleme]
kimler giyecek?
>> Boyun vardı dallar içinde kartal kanadı
gibi kolların. Şeker ezer, şerbet
süzerdi dillerin. Koklardı güller
içinde.
[şarkı söyleme]
[müzik]
Obamızın
akgülü divani
>> ölüm hangi yüzü güldürmüştür?
Çadırın içindekilerle dışındakiler ah
etip palaşır dinleşirlerken deli
dumrulla dört uşağı gülü oynaya çıka
gelir. Bir yanda ağlaşanlar, bir yanda
gülüşenler. Eh dünya bu. Bir ara uşaklar
ağlarını şöyle övmeye başlarlar.
>> Can senin, cihan senin, buyruk senin,
devran senin. Yok sana karşı duracak
güç. Kan taşı un er kiğinin.
>> Hele geri dur keçi.
Nereden gelip nasıl inmişler? Toprağıma
destursuz konmuşlar. Varp sorayım
hesabını.
O babızın [şarkı söyleme]
akgülü divani
>> ey size derim kalkabanlar.
Kendine güvenen çıksın karşıma. Bir çift
yalın sualim var.
Buyur beyit. Sor sualini anlatam halimi.
>> Kimden destur alıp kondunuz toprağıma?
Bu şamatan aslı ne?
>> Kızma bize beyit. Körpe bir can
kaptırdık Azrail'in eline. Derdimiz
saymakla bitmez.
>> Gözyaşı akça yerin tutmaz. Baç isterim
cümlenizden.
>> Biz ölüme verdik baçı. Kırıldı kolumuz
kanadımız. Kaldık koca dünyada
yapayalız.
Ana, baba, kardeş, bacı biz ölüme verdik
bacı.
>> Bu dağlar benim dağlarım. Burada ben
ferman eylerim. Akar sular benden buyruk
alır. Ala geyik kara tavuk beni bilir.
Eten yerde yeşeren dalda ben varım. Baç
isterim cümlenizden.
>> Ağımız beyimiz deli Dumrul. Ününü yar
taşırıra önünde dize geliriz bir daha.
Abız beyimiz dedi Dumrul.
>> Köprü kurdum kuru çayın üstüne. Baç
alırım haraç alırım. Aman bilmem. Ben
kendi gölgemin önünde dahi eğilmem.
Bağdaş kurup oturmuşum aç aslanım
postuna. Bak isterim cümlenizden.
>> Muhaned'in kapısı duvar. Günü gelir sen
de gidersin. Dünya kalır be hey zalim.
Orta yerde ölüm var. Ne demeye varır bu
sözün?
>> Susma ihtiyar. Cevap ver beyimize.
>> Ne cevap vereyim? Hırs atına binenin vay
haline. Dilerim Azrail çıkmasın yoluna.
>> Kim bu Azrail dediğin durup durup
Meteyle? Keskin kılıçlı bezirgan mı?
Katı bilekli bir pehlivan mı? Ben
nicelerin kellesini uçurmuşum. Bir
vuruşta gövdesini yere geçirmişim.
Azrail'a selam söyle. İşte meydan işte
ben. Kılıcım elde, gözüm yolda beklerim
akşama sabah. Var git bunu böyle söyle.
>> Ağımız esen yeli durdurur. Ağzı köpüklü
asana karşı varır.
>> Yüreği var tam dört çatal. Bir Azrail'in
sözü mü olur?
>> Kara düşler gördüm. Uyanıp hayra yordum.
Gitti dal boylum elden oy.
Ölmeden mezara girdim.
Oamızın [müzik]
[şarkı söyleme]
Akgülü civi. [şarkı söyleme]
Ne dövülür bu güzel? Derdi ne?
>> Eri öldü tazecik. Gelinlik kınası
solmadan.
>> Kim öldürdü erini de azıcık?
>> Al kanatlı Azrail.
>> Azrail dediğini adam mı öldürür?
>> Adam öldürür. Okson.
>> Benim ülkemde benden gizli. Benden
izinsiz. Hem de
>> Azrail'e izin gerekmez.
Buyruk ona yüceden gelir. Girdiği
kapıdan eli boş çıkmaz.
>> Ya ben ben çıkar mıyım?
>> Sen kul o Azrail. Onunla baş etmek zor.
>> Sür dağlara kurda kuşa sor. İndiz ovaya
ağlamışa gülmüşe sor. Ben kimim nikeyim
o zaman bil. Deli dumrul üstüne doğar
güneş.
Yağmur yağar dumrul için. Yer eter
dumrul için. Gökte kanat çırpar dalda
dil döker kuşlar dumrul için. Otlar
dumrul için geçerir. Türlü yemişlerine
ağaçlar Dumrul için verir. Arı bal yapar
Dumrul için. Analar oğlunu öper Dumrul
için. Kızlar allanır pullanır salına
salına pınara varır Dumrul için.
Yedi iklim dört bucakta herkes beni
bilir. Bir kötü Azrail'in sözümü olur.
>> Yiğitsin, ersin. Dağ taşa, kurda kuşa
ferman eylersin. Korkmadan düşünür,
korkusuz söylersin.
Gene de dilerim felek devranını ters
döndürmeye. Çalıp kapını Azrail senin de
ocağını söndürmeye.
>> Benim ocağımı söndürmek ha? Ben onun
ocağını söndüreyim de görsün.
Hangilde yaşar? De bana varıp sorayım
hesabını bir. Nice olurmuş kıymak cana.
Varıp sorayım hesabını bir.
>> Boşa yorulma beyim yiğit. Onun ili
yoktur varılmaz. Azrail'den hesap
sorulmaz.
>> Ben sorarım.
>> Göz görmez, el ermez. Ona derler ölüm
meleği tuzağa düşmez, kapana girmez.
Boşa yorarsın kendini.
>> Bana da deli tumrul derler.
Bir dediğim iki olmaz. Öfkem kabarmasın
hele. Ne edeceğimi kimse bilmez. Hadi
söyle.
>> Sevdiği ölen nasıl yaşar? Bu dünya murat
dünyası değil. Koskoca bir mezar.
Koskoca bir mezar.
>> Murat dünyası değil.
Koskoca bir mezar.
>> Gelinliğim kefenlik oldu. Hevesim
koynumda kaldı.
Azrail kalem tutmuş yazar. Bu dünya
murat dünyası değil. Koskoca bir mezar.
Koskoca bir mezar.
>> Murat dünyası değil. Koskoca bir mezar.
>> Komam buna Azrail'in yanına. Mertlik
yakışır deli Dumrul şanına. Ahdim olsun
ey can alıcı. Giriciim kanına.
Yok seni yolundan çevirecek kuvvet.
Ağlatırlar ağlatanı elbete. Yurdumda
gözyaşı akmayacak bir daha. Azrail
toprağıma ayak basmayacak.
Tazecik gelinler dünyasına kütmeyecek.
Yurdumda gözyaşı akmayacak bir daha.
Yürüyün yiğitlerim.
Kimimiz şu tepe, kimimiz şu dağ. Sağa
çıkarmayalım Azrail'i sabaha. Kimiz şu
tepeye, kimimiz şu dağa. Sağ
çıkarmayalım Azrail'i sabaha.
>> Önde deli Dumrul, ardında uşaklar iğri
uçlu kılıçlarını çekerek başı bulutlara
gömülü uzak dağlara doğru sert adımlarla
yürürler. Yaşlı gözlerin hayreti
gidenlerin peşinden uzadıkça uzar.
Derken deli dumrula bir hal olur.
Kıvrantılar içinde toprağa bağlanıp
kalır. Yürümek ister yürüyemez. Bağırmak
ister bağıramaz. Kolu kalkmaz, soluğu
çıkmaz olur. Daha fazla dayanamayıp
Selvi kavak gibi boyl boyunca yere
sermek üzereyken uşaklar hemen omuzlayıp
tutarlar, düşmeye bırakmazlar.
İçlerinden biri merakla sorar.
>> Ne oldu a? Neyin var? Sarardı birden
yüzün. Tartmaz oldu geniş omuzlarının
dizgin.
Gözüm karardı. Bir hoş oldum.
Soluğum düğümlendi şurama.
Ben de bilemedim ne oldum. Oturdun beni.
>> Alnımda boncuk boncuk soğuk de. Soğuk.
Bir yudum soğuk.
Başıma gelmemişti hiç böylesi.
[kahkaha]
Kimsin?
Kimlerdensin?
Ne dersin ülkemde?
Bir garip yolcu.
>> Nereden gelip nereye gidersin?
>> Gündüzden geceye, geceden gündüze.
>> Aklım ermez benim kapalı söz. Sıkma
canımı, açık konuş.
>> Can
en sevdiğim kelam. Canda gizli bu alem.
Can tenin lezzeti, Canının nimeti, can
yalan dünyanın gerçek serveti. Can dar
gelir aleme, görünmez göze yaratım şimdi
canını. Mata okuma bile doktor konuş.
>> Bir garip yolcuyum dedim. Can üstüne bir
türkücük söyledim. Ne var bunda kılacak?
>> Bırak cevezeli nedir bu kafes? Bu kuş
yurdumda ava mı çıktın yoksa haberim
olmadan iznimi almadan?
>> Bu kafestendir yiyim. Bu kuş can. Kuşsuz
kafes cansız insan. Diyesim şu ki ince
iştir yaşamad.
>> Hey bana bak. Gözüm tutmadı seni.
Toprağın da yadırgadı gölgeni. Söyle
adın ne? Kimsin?
>> Adım.
Adımı söylemek övünmek olur. Her nefes
alıp veren beni bilir.
>> Şeytan dedikleri sen misin yoksa?
[kahkaha]
>> Şeytan
sözüme kulak vere öyleyse
bir yiğit dünya benim dese çıksa hırs
tahtına otursa
>> oturura.
>> Kuru çay üstüne bir köprü kursa
>> kurara.
>> Gelip geçenden baş alsa
>> alır
>> tutup deryayı ovaya dökse
>> döksera. Bir vuruşta dağları derelere
yıksa,
>> yıkar,
>> merdiven kurup güneşe çıksa,
>> çıkar. Ha
>> ben de gelip şöyle bir dokunsam, vaktin
tamamdır gayri desem tutar elleri tutmaz
olur. Görür gözleri görmez bağlanır
dilleri çözülmez.
Ten kafesi boşalır. Ardında kala kala
kocaman bir pişmanlık, bir kuru feryat
ve soğumuş bir ceset kalır.
Oy [şarkı söyleme]
[müzik]
obamızın akgülü [şarkı söyleme]
civani.
>> Bre Azrail dedikleri sen olmayasın.
>> Dilerim korkular içinde kalmayasın.
>> Söyle. Sen misin can alıp adam öldüren,
ocakları söndüren?
>> Canı veren alır canı. Ben bir emir kulu.
Bilmedi can kıymetin insanoğlu. Har
vurup harman savurdu zamanı.
Ömür ne mirastır ne ganimet. Can derim
can deli dumrul. İnsana verilmiş bir
emanet.
Ecel kapıya gelende, vaktin tamam
olduğunu bilende bir titremedir başlar.
Körpeten de haraptende
>> ekel kapıya gelen de vaktin tamam
olduğunu bilen de bir titremedir başlar.
Körpeden
harap sende
>> ölümler içinde kalmışız. Bu dünya yalan
dünyası. Yalanlar içinde bunalmışız.
Kim kimi tanır? Mutluluğa kim inanır bu
gözyaşı ülkesinde?
Uçtu kuşum kafesinden.
Bir iz bile kalmadı nefesinden.
Mutluluğa kim inanır? Ölümler içinde
kalmışız.
Bu dünya yalan dünyası.
Yalanlar içinde bunalmışız. Beni
bunaltanı ben de bunaltırım. Öcümü komad
alırım.
Dünya benim, can benim. Ben dilediğim
zaman ölürüm. [kahkaha]
Gülerim.
Can tenden buyruk almaz. Kim nerede
nasıl ne zaman benden gayrısı bilmez.
>> Kızdırma kafamı ihtiyar. Yaşın 70 işim
bitmiş. Hepitopu bir sıkılmış canım var.
Çek gi şuradan edebinle.
Yiğitlik bende kalsın. Bilmeyen varsa
bilsin. Bağışladım sana seni. Çeki
şuradan edebil.
Hem kulağına küpe olsun. Serme sakın bir
daha yolumun üstüne gölgeni.
>> Sayıyla ölçülmez benim yaşım. Ben ayla
güneşle kardeşım.
Gecede, gündüzde,
baharda, kışta, yazda, dağda, obada,
denizde, kadında, erkekte, kızda,
köşesine çekilmiş yalnızda, ışıklı
saraylarda, karanlık dehlizde her yerde,
her an vakti gelince hem çeker alırım
emaneti. Emanetin adı can.
>> Zoralısın işte meydan. Uzat elini de
göreyim seni. Ne beklersin? Hadi davran.
Amandamdan doğdular. Pişman edeyim seni.
>> Doğacak günün var daha. Yiyecek ekmeğin,
içecek suyun. Uyunacak uykun var. Hele
tükensin kazanda aşın. Kalmasın
görülecek düşün.
>> H bana göz dağ vermek
[boğazını temizler] ha. Gel öyleyse ben
tüketeyim senin aşını. Bitireyim
şuracıkla işini. [kahkaha]
Bana da deli dumrul demesinler.
Sermezsem eğer leşini. Sıkıdır ihtiyar.
Gözüm karardı artık. Uşaklar durmayın
öyle alık alık. Ölün beni koltuklayın.
Atsın gücüm kuvvetim. Bu can alıcıyı yok
etmektir niyetim. [kahkaha]
Ne susarsınız uşaklar? Dibinizi mi
yuttunuz?
Sanırım ayak üstü ölüp gittiniz.
Bağrında yaşadığınızı bileyim.
>> [kahkaha]
>> Bil ki bu son gülüşün kargayacağım
olacak.
>> Ahımız deli dumru yiğitlikle tek süp az
gelir sana gürail kaldır kılıcını var
ileri. Sana karşı duran cezasını
çeksemeyeceksin. [kahkaha]
Kimseden can alamayacaksın.
Kara topraklara karıştıracağım seni.
Yeryüzünden sileceğim gölgeni.
Cihanda bir daha ölüm olmayacak.
Herkesin hakkıdır diyorum. Dilediği
kadar yaşam. [kahkaha]
Seni ak sakallı bunak.
Karşında durmuş gülersin ha. Bencileğim
bir yiğit de alay edersin ha. Kolla
kendini de göster de göreyim şimdi
kendini.
Sıkıyı görünce kaçtı değil mi?
Düşmeydim de göreydi. Kurtardı bu
seferlik yakasını elimden. Hele göreyim
bir daha geçsin elimden. Seni doğuran
ana bir daha doğurmaz. Atlı varsa gayri
bu topraklara girmez. Geniş dünyayı dar
ettin Azrail'e. Yayılsın ün şardan şara
ilden ile.
Güçlü olmalı kişi. Güçtür bitiren her
işi. Can bizim cihan bizim. Atmayacak
gayri gözyaşı.
>> Azrail'i korkuttun, tuttun ülkenden
attın. Bir başına ölüme yettin. Hak
ettin alkışı.
>> Kuşlar iznimle uçar. Aç aslana hükmüm
geçer. Bana derler deli dumrul kılıcım
kelle biçer. Büyük olur büyük dalın
gölgesi. Deli dumrul yiğitlerin kalesi.
>> Can baş koyduk ağımızın yoluna. Ağımız
ağların ağ'sı. Güçlü olmalı kişi. Güçtür
bitiren her eşi. Can bizim cihan bizim.
Atmayacak gayri gözyaşı.
>> [müzik]
>> Yeryüzünün en güzel günlerinden biri.
Güneş sibil olmuş. Dağ taşa, ovalara,
yaylalara, akarsulara, akmaz sulara,
uzayıp giden yollara, yeşil yapraklı
dallara cömertçe [müzik] dökülür.
Kurtlar, kuşlar, çiçekler, otlar yaşama
sevinci içinde mest. Deli Dumrul
çadırında dört uşağıyla oturmuş yeme
içme alemi yapmadadır.
Giyimli kuşamlı beş dilber esir kız yere
kurulu sofranın çevresinde güle büküle
hizmet etmedir. Dili Dumrul elindeki
altın kupadan bir yudum daha aldıktan
sonra uşaklarından birine şöyle der.
>> Söz tele dökülsün.
Al eline kolca kopuzu kalmasın yürekte
sızı. Esir kızlar bir dönsün iki
bükülsün.
[müzik]
Sözü saza katarız gamı kedere atarız.
İçmeden sarhoş olur içerik yatarız.
>> İçmeden sarhoş olur içer ayık yatarız.
Altın kupaakımı
güzel sevmektir işimiz. Dört mevsimin
dördünde dumanlıdır başımız.
İçmeden sarhoş olur, içer ayık yatarız.
>> Can bizim, cihan bizim geri dönmez benim
sözüm. Doldur kupamı sarı [müzik] kızım,
yanar aşk içre özüm.
Tut elimi benli dilber, bu dünya bize
yeter. Gel. Oynayalım karşı karşı. Sarı
telde bülbül öter.
Hele durun
kupaları doldurun içelim.
>> Görmedik senin gibisini. Silip atmışsın
ülkenden Azrail'in gölgesini.
>> Ağamızın gözü kara hükmü geçer dağlara
taşlara.
İçerim
>> güzel yiğidin hakkı. Sevmeli, sevilmeli,
çalıp oynayıp gülmeli. Ölümden ötesi yok
ki. Güzel yiğidin hakkı sevmeli,
sevilmeli.
>> Yurdunu yurt bildik, seni yiğit bildik,
mert bildik. Sevmedin ağladık, sevince
güldük. Murat aldıksa yiyim senden
aldık. Kara gözlü, geniş omuzlu,
>> katı birekli,
>> yalın sözlü.
>> Cihan sana hayran. Kadınlı, erkekli,
kızlı.
>> Cihan sana hayran. Kadınlı, erkeklik,
kızlı.
>> Sen varken ölüm yok. Senin lütfun
ölümsüz yaşamak. Akmayacak gözyaşı bir
daha. Yatak gayrı Azrail'e bu toprak.
Atmayacak gözyaşı bir daha. Yatak gayrı
Azrail'e bu toprak.
>> Güçlü olmalı kişi. Güçtür bitiren her
işi. O gün bugün ülkemde bayram düğün.
Senin Azrail dediğin giremez gayri bu
topraklara.
Hele girsin de göreyim. Aldığı canların
hesabını sorayım. Tutup leşini yerlere
sereyim.
Bana derler deli dumrul.
Az gelir öfkeme bir Azrail. İçelim sana
derler deli dumrul. Az gelir öfkene bir
Azrail.
İç yiğidim, iç aslanım iç. Dünya
görmemiştir senin gibisini hiç. [müzik]
>> [müzik]
>> Kara taş üstünde kara karınca,
karanlık gecede beni görünce
verir emaneti usullacık.
Biter kavga dövüş toprağa girince
nerede kılıcım? Ne bakarsınız yüzüm
öyle? Olacağım bu kez öcüm.
Bir kardeş sofrası bu dünya. Türlü
nimetlerle bezenmiş.
Yaratan özendikçe özenmiş. Buyur demiş
insanoğluna.
İnsanoğlu kör, suhsuz, aç, hilede usta,
merhamete muhtaç.
Anda gizli zaman, zaman içinde can.
Bunca güzellikler ortasında gafil, ömrü
heba eder insan.
Gücünü tükenmez sanır. Gün olur
yaşamaktan usanır. Kuş uçtu mu
kafesinden
geride bir uzun ah kalır.
[müzik]
>> Obamızın [şarkı söyleme]
akgülü [müzik]
kivani.
>> Çiçek açar meyve verir.
Kurudur, yeşerir.
Bu dünya aşk dünyası. Ölüm dediğin elde
bir.
Toprağa düşen tohuma bak. Tohumun
hasreti yeryüzüne çıkmak. Ömür insana
verilmiş fırsat. Yürek ister insanca
yaşamak.
Azrail'in sözü ürkütmesin sizi. Bir can
eksilecek içinizden.
Sönecek birinin yıldızı.
Vaktin tamam deli Dumrul. Almaya geldim
emaneti. Can diler senden Azrail.
Gülemedim.
Rüzgara gem takılmaz imiş.
Seninle başa çıkılmaz imiş. Bilemedim.
Dökmesi büyük dağlarımız olur. O
dağlarda bağlarımız olur. O bağların
kara salkımlı üzümü olur. O üzümü
sıkarlar. Al şarabı olur. Al şaraptan
içen esrük olur.
Şaraplar içtim duymadım.
Ne söyledim bilmedim.
Beylikten usanmadım. Yiğitliğe doymadım
medet
ey ulu Azrail. Bir tene bir can çok
değil. Bağışla canımı vaktin tamam
tükendi kazandı aşın kalmadı görülecek
düşün. Ben yalvarmadan anlamam. Kara
saçım ak ola. Dizlerim titriye belim
büküle. Dünyadan hevesimi alayım hele.
Kıyma canımı Azrail. Medet.
Pişman olandan umut kesilmez. Elbet
bağışla. Pişmanlık ömrü uzatmaz. Dünya
kanaat ehline yeter. Hırs güdene yetmez.
Ömür dediğim fırsattır. Fırsat dediğim
kuş. Bir de bakarsın ki fırsat kuşu
kanatlanıp uçmuş. Geri dönmez bir daha.
Yalvarmak yakarmak boş. Vaktin tamam.
Sağa çıkamazsın sabaha.
Tadına bakmadığım meyve, koklayamadığım
çiçek, çam dallarından süzülen rüzgar,
gündüzünde güneş, gecesinde yıldızlar.
Canım dünya,
yabaşı dumanlı Akça dağlarım,
güvercin tüğü bulutlarım, karlarım
yağmurlarım, kaba düşeklerde sıçacaçık
uykularım. Gürül gürül akıp giden, kuru
dalı yeşerten, bağrı yanık yolculara can
veren gün ışıklı, yıldız ışıklı sularım.
Kırlangıç kanatlarında gelen baharlarım,
sarı başaklı yazlarım göremeyecek sizi
bir daha. Şu benim delikanlı gözlerim.
Söz veriyorum sana. İyilik için
yaşayacağım. Güzellik için, doğruluk
için. Dahi kalırsam dünyada bir mertlik
et beni sına.
>> Dünya doyurmazsa toprak doyurur. Can ten
kendini kayırır. Gününde akıllanmayan
kişi sonunda beni görür yalvarır.
Ne etsem neylesem boş. Ah bu gafil
insanoğlu dört yanından hırsa bağlı.
Daha yaşarken ölmüş. Çiçekli dav kırılır
mı? Bir tökez deyince hemen cins atın
başı vurulur mu? Medet dilerim senden.
Ak günde kara toprağa girilir mi? Ne
olur? Ben ettim sen etme. Körpecik
canıma el atma. Sevenlerimi ağlatıp
buzlatma. Bağışla beni bana. Bağışlamak
ölüm bağışlamaz.
Pişmanlık geç gelir yiyim. O da Azrail'e
işlemez. Göğün mavisini, dalın yeşilini,
karaçalının akgülünü, Başak denizinden
esen bahar yelini, gülen çocuğu ağlayan
günü, doğan günü batan günü, sevdiğimin
sıçacık elini, can tazeleyen gülüşünü,
yarlı kara dağlarımı saran top
bulutların gelişini, yaçan dallarının
sarı ışığında mavi şafaklarımın, ak
sabahlarımın oluşunu, Göremeyecek miyim
bir daha? Hayır olmaz. Yaşamayan ölmez.
Ben razı değilim buna. Bırak yaşayayım.
Hevesimi alayım dünyada.
>> Yaşarken yaşamalıydı. Pişmanlık ömrü
uzatmaz. Sencileğin gafile iki ömür dahi
yetmez. Vaktin tamam.
>> Bilemedim. Ne olur bağışla. Bağışla
beni. Şimdi açıldı gözlerim. Şimdi görür
oldu evrene.
>> Çok geç. Ölümün açtığı gözden hayır
gelmez hiç. Sana derim deli dumrul. Duy
işit beni. Ben kendimi bildim bileli.
Görmedim şu dünyadan akıllıca gideni.
Günü gelecek azı çoğu bir olacak. Ten
kafesi boşalmış kara toprakta kalacak.
Sözüm sana be hey gafil. Ömür dövüşmeye
değil sevişmeye yeter ancak. Bilmedi
insanoğlu bu gerçeği. Bilmedi ahmak.
Döne döne derim ki, "Toprağa giren
tohumun derdi toprağın üstüne çıkmak. Ya
insan kör gelir kötürüm gider bu toprak
üstü canım dünyadan.
Bunca güzellik ortasında şaşkın unutmuş
lezzetini yaşamanın aşkın durmaz
didişir. Pişmanlık dediğin civanım
tavşan yamaca geçince gelir. Dünya
büyük, dünya güzel ama yaşamak sahipsiz.
İnsan ne varsa var demiş. Yürümüş tamam.
Hırsta, kıskançlıkta, kinde ve işte kan
içinde. Gözyaşlarıyla sırıl sıklam
korkulu bir rüya. Bu canım, bu güzelim
dünya. Burada kalır hazlar, güzellikler.
Ötede aç böcekler, doymaz böcekler.
Telaş içinde kıvıl kıvıl kara toprağın
karanlığında insanı bekler.
Açılıverse karanlığın kapısı koşar
yeryüzüne koşar. Gecesine gündüze.
Durmaz koşar ölülerin hepsi.
>> Ben onlara katılmak istemem. Güneşime
yıldızıma doymadan kara toprağın
karanlığına giremem. Ayırma beni can
dünyasından. Bağışla tavşan yamaca geçti
Dumruz. Yaşamak yaşamayı bilenin hakkı.
Zalimin, zorbanın gafilin değil. Yanarım
yapamadığım iyilikler [müzik]
için.
Yanarım doyamadığım güzellikler için.
>> [müzik]
>> Yanarım gün ortasında sönen güneşim
için. Ömür fırsat, fırsat kuş. Bir
varmış bir yokmuş. Fırsat kuşu ten
kafesinden uçmuş.
>> Ağaçlarım öksüz, dağlarım yetim. Kırıldı
kanadımın uçları.
Ne ettimse ben kendime ettim. Sormadım
ağlayanın halini, [müzik]
doyurmadım açları. Kuru çay üstüne köprü
kurdum. Acı söyledim, gönül kırdım.
Gücüme, kuvvetime hayran. Gecem düğün,
gündüzüm bayram. Cel olur eserdim,
şimşek olur çakardım. Be yarenler, bu
cihanda ben de vardım.
>> Sen gidersin, cihan kalır. [müzik] Sen
toprağın can benim. Gümle canlılar bunu
bilir.
Güneş ısıtmayacak gayri beni. Rüzgar
saçlarımı dağıtmayacak.
Altın kupamı elim tutmayacak,
anılmayacak garip adım. De gel inandır
[müzik]
bakalım. Bir zamanlar ben de yaşadım.
Bir büyüyecek yalan kişinin ardında
kalan. Bilinirken bilinmezim bundan öte.
Mezarımda yeşil yeşil otlar bite.
Tükendi yazım güzüm. Kalmadı umut
baharımda kışımda. Kara kuşlar tüneğe
mezar taşımda.
>> [müzik]
>> Yağmur gayri bensiz yar. Gündoğar benden
habersiz. [müzik] Nazik tenimi rüzgar
toz duman edip dard. Aç böcekler doymaz
böcekler. Kara toprağın karandığında
açmış ağızlarını seni bekler. Hadi deli
dumul. Geldi ayrılık vakti. Ver de
kurtul emaneti.
>> Dur madem böyle yazılmış yazım işte sana
son sözüm.
Ulu yollar üzerine imaretler yapayım. Aç
görsem doyurayım, yalıncak görsem
donutayım. Mazlumun ahını zalimden
alayım. Çölde yanmışa su, umutsuza umut,
uykusunu yetirmişe uyku. Karanlıktakine
ışık, yolsuza yol, dil size dil, el size
el ileteyim. Cümle varımı tutup iyilik
yoluna atayım. Dahi kalırsam dünyada.
>> Kanın sıcak, suyun ılık. Sorarım sana
deli. Hangi derde deva vaktinde
yapılmayan iyilik. Tavşan yamaca geçti
gider. Can kuşu ten kafesinde boşa
çırpınıp öder.
>> Deliydim akıllandım.
Can da senin cihan.
İyiliğe doğruluğa inandım.
Bağışla beni bana.
De bana güneşim gene doğacak. Yağmurum
gene yağacak mı? Seher yeli alnıma
değecek mi?
Kaba döşetlerde sıcacık uyanılır
uykulara mı yatacağım? Yoksa kara toprak
altında soğuk soğuk aç böceklere yem mi
olacağım? De söyle.
Yanar ateşler içinde başım yanar
tutuşur.
Soluğum daralır damağım kurur. İçimde
alıcı kuşlar ötüşür.
De söyle çok ağladım çok yalvardım.
yetişir.
Adım Azrail, kendim kul. Sana derim sana
be hey akıllanmış deli dumul.
İçimi ısıttı sözün inan.
Canın yerine can bul. Kal bu dünyada bir
zaman.
>> Canım yerine can
bulamam ki. Mal da cömert olsa can da
hasis insan. Kim vere bana canını bilmem
ki. Ya anan baban ak sakallı ak
pürçekli.
Yürü gidelim
gidip isteyelim
birinden biri belki vere canına. Sevdim
seni deli. Yaşın yaşların en güzeli.
Hadi davran dilerim yar sana cihan.
Gülsem mi ağlasam mı dünya dolu hasret
dolu için?
Ana yüreğine baba sevgisine [müzik]
acayip umut bağlasam mı?
[müzik]
Hem uçara hem kaçara nişan alır ok
atarım. Basarım dik başlı dağlara kaçan
yelin ardından yeterim.
>> Ey ak sakallı aziz izzetli baba, bilir
misin neler oldu? Ne oldu görür gözüm
tutar elim. Kıvancım, sevincim, hayalim
biricik dumrulum. Ne oldu?
De bana, anlat bana. Yağ benzin ne
soldu? Yiğit boynun ne büküldü? Sen bu
cihanın gülüsün. Kuruyan ömür ağacımın
tek çiçekli dalısın. De ki bilen derdini
acını, bulan çaresini ilacını. Gel otur
yanıma. Hele gel yakın gel canıma.
A benim dağ çiçeği kokuşlum. Ne oldu
sana böyle? Yaralı ceylan bakışlım ne
oldu sana böyle? Alıcı kuşlar kanat mı
vurdu? Aksiyler esip dalın mı kırdı? de
gel susma söyle.
>> Babamsın
beni seversin.
Yalan dünyada gerçek servetim arzum
umudum hasretim ve dahi gücüm kuvvetim
dersin. Beni kaybedecek acep ne
eylersin? Bu nasıl söz? Kim ayırır seni
benden? Can gidince hayır kalır mı
tenden? Sen benim canımsın. Adaklarla
buldum ben seni. Etimsin, kemiğimsin,
kanımsın. Gölgeletmem dahi gölgeni.
>> Azrail benden can ister. Vaktin tamam
deli Dumrul der. Ya canın yerine can bul
ya da kendi canını ver kurtul.
Şimdi
senden can isterim baba. Canını bana
verir misin? Yoksa oğul deli dumrul diye
ağlar mısın? Boz bulanık sular gibi
köpürü köpürü çağlar mısın?
>> Katı söz ettin şahı ol. Yaktın içimi.
Kavurdun. En yufka yerimden beni vurdun.
Ha deyince ayrılır mı can senden? Boğa
bakışlım, koç kafalım, kurt bileklim
oğul. İste cümle varımı iste benden. Tek
kuru canımı değil.
>> Azrail benden can ister baba. Mal canın
yerini tutar mı? Kara toprak acıkmış
taşra çıkmış aç böcekler sabırsız kıvıl
kıvıl beni bekler. Gençliğimden
habersiz.
>> Elin varsa dilin var mı? Korkular içinde
can.
Kişi kocasa da cıvanım oğul vaz gelmez
dünyasından belli bil.
>> Bildim ama geç bildim. Her can bir
cihan. Gerçeği kendimde buldum. Ölümün
önünde insan bir başına çaresiz. Yok
fayda kimseden. İşte görüp göreceğin
Dumrul ayrılır ölümde babaoğ
>> kusura kalma. Kabahatı bana bulma
Azrail'e bul. Ey yürek yaresi, canın
paresi oğul.
Doğduğu zaman dokuz buğra öldürdüğüm
Aslan oğul. Bacalığı altın büyük evimin
kabzası oğul. Kara benzer kızımın
gelinimin çiçeği oğul. Karşı yatan
Karadağım gerekse söyle gelsin.
Azrail'in yaylası olsun. Soğuk soğuk
pınarlarım gerekse ona içit olsun. Katar
katar develerim gerekse ona yüklet
olsun. Tavla tavla şahpazlarım gerekse
ona binet olsun. Ağılda akça koyunum
gerekse kara mutfak altında onun şöleni
olsun. Altın, gümüş, pul gerekse ona
harçlık olsun. Yaman yere varmışsın
varamam. Dünya şirin, can aziz canıma
kıyamam. Bunu böyle bil.
Anan seni kandan, kandan değil, candan
sever oğul. Yürü, var git ona. Ondan
dile. Ola ki tutup sana can vere. Hey
yalan dünya, neyin gerçek? Yeşerirken
kurutursun, çeker toprak altında
eritirsin.
Elbet senin de zevalin gelecek.
Özden akar gözyaşı. Ağlarsa kendine
ağlar kişi. Her canda bir ölüm düşü.
Gülen de bir gün gidecek.
Bağışla beni her tenin bir canı. Genci,
ihtiyarı, kocası sürmek ister devranı.
Bağışla.
>> Azrail bağışlar. Ben değil.
Baba bağışlar oğul değil. Bu sözünle
küçüldüm.
Eyvah
ben ölmeden öldüm.
>> Neersin nasip kısmet. Kimi yaşamadan
ölür bencileyin kimi de ölür ölmeden.
Helal et baba sür devranını sayesen.
Can sende sen cahandayken
kalanlarım sana emanet baba. [müzik]
>> [müzik]
>> Yiyidim Dumrul.
Bu ne hal? Gül benzin kesik, güleç yüzün
asık. Şakır dilin şakımaz olmuş. Geniş
omuzun daralmış. Eğilmez boynun ne
eğilmiş. Görmedim seni hiç böyle. Derdin
derdim ola. Kederin kederim. Söyle
sen. Ne yandıysan
ben de o yanda. Uğrunda ak saçımı
süpürge ederim. Komam seni gamda
gümanda. De hele söyle.
>> Ak pürçetli canım ana. Kanından kan
verdin bana. Canından can. Düştüm ise
kaldırdın. Ağlayınca güldürdün. Sevgi
nedir, saygı ne? Sevinç nedir kaygı ne?
Bana sen bildirdin. Kıydın gecene
gündüzüne.
>> Sözüne kurban, gözüne kurban. İşte
şahidim ola cihan. Kara yerde ak gülüm,
kolum, kanadım, elim. Söylerse seni
söyler gecede gündüzde dilim. A benim
kınalı koçum, dumrulum
sensiz dünyayı bu yürek acayip neyler?
Adaklımsın adı canımda saklımsın tadı
can evimde. Dehele söyle.
>> Azrail benden can istedi ana. Vaktin
tamam dumrul dedi. Ya canını ver kurtul
ya canın yerine can bul. Babama vardım
can vermedi. Dünya şirin, can aziz.
Canıma kıyamam." dedi.
Şimdi
senden can dilerim ana. Canını bana
verir misin? Yoksa oğul deli dumrul diye
ağlar mısın? Acı tırnak ak yüzüne çalar
mısın? Belik belik saçlarını yolar
mısın?
O o canım oğul. 9 ay dar karnında
taşıdığım oğul. 10 ay deyince yeryüzüne
getirdiğim ol. Dolama beşiklerde
belediğim ol. Dolap dolap ak sütümü
emzirdiğim oğul.
Azgın düşman elinde tutsak olaydın oğul.
Altın akça gücüne seni kurtaraydım oğul.
Can yerine kanteydin vereydim oğul.
Yaman yere varmışsın ben de varamam.
Dünya şirin can aziz canıma kıyamam.
Belli bilir.
>> Bildim ana. Azrail dikmiş gözüm bakar.
Ne varsa bu dünyada var. Ben yaşamadan
öldüm ana.
>> Ben versem ten vermez. Cansız ten dik
durmaz. Kalkmaz, oturmaz, görmez. Ha
deyince toprağa da girmez. Gönüllenme
bana.
>> İçim ağlar, dışım güleç.
Bilmediğimi bildim ana. Can ayrı, ölüm
ayrı. Bildim ama çok geç. Kapandı umut
kapılarım gayri. Cihan gözümde kocaman
bir hiç. Yaşamadan ölmek ne acı. Ana
baba kardeş bacı sağlıktaymış. Doğru.
Sen de helal et. Unut ıraktakini yakını
gözet. Kalanlarımı sefil etme.
Kuzularımı sakın ağlatma. Hortma
helalimi.
>> Dur nereye?
>> Vaktim tamam. Azrail'e sözüm var.
Duramam. Bırak beni eyleme yolumda.
>> Göz göre kaçırayım seni elimden. Hayır
olmaz. Ana yüreğim buna razı gelmez.
Çağır Azrail'i buraya. Bir de ben
yalvarayım. Ana sözü yerde kalmaz. Ola
ki canını kurtarayım.
>> Azrail yalvarmadan anlamaz. Ana baba
kardeş bacı dinlemez. Koy ver beni
gideyim.
>> Bu nasıl Azrailmiş? Aman ayırır oldu
anadan. Salmam seni bırakmam. Sen gider
olsan Dumrulum inan ben sabaha çıkmam.
Azrail can ister, gözyaşı değil. Bırak
gideyim. Gidip emaneti teslim edeyim. Bu
dünyaya güven olmaz. Can bir nefesik
gitti mi geri gelmez. Dilerim ulu
tanrıdan yana yana dilerim. Canla cihan
Azrail'e de kalmaz.
>> Duy beni işit beni Dumrul. Can gövdeye
mülk değil.
Kapandı umut kapıların bir kişiye ancak
kendinden fayda gelir. Davran gidelim.
İnsan yaşar yaşar da gene ölür.
>> Acı olan yaşamadan ölmek.
>> Hüner işidir, akıl işidir yaşarken
yaşamayı bilmek. Davran. Aşk iç döner
devran. Aşksız geçen ömür uzunlu kısalı
bir yalan.
>> Doğru. Aşksız çekilmez bu dünyanın
kahrı. Gidelim.
Of
tart olmuş kahırlı gövdemi dizlerim.
>> Baba,
>> babacığım, babam benim. Özledik seni.
>> Çıkıp yollar başına çok özledik seni.
>> Benim baban buldum onu.
>> Ana benim babam.
>> Ya ben bulmadım mı?
>> Çekil. Kim bulduysa onun babası senin
değil.
>> Kuzularım benim. Burcu burcu kokan gonca
güllerim.
Gönül sarayında ötüşen çakır
bülbüllerim. Bizi bize komazlar.
Düğümlendi. Çözülmez dillerim.
Hara yerde biri var. Ne su içtiler ne
yemek yediler. İlle babamızı isteriz
dediler. Edemedik düştük yollara.
>> Söyle ne dersin bu hallere? Fırsat koşu
kanatlandı bir kere. Dönmez geri.
>> Kim bu? Gözüm tutmadı bu eri.
>> Bir garip yolcu.
>> Nereden gelip nereye gider? Geceden
gündüze, gündüzden geceye. Vakit tamam
Dumrul. Duracak zaman değil. Sözümüz var
yüceye.
>> Canımın canları sarın körpe kolları
boynuma sımsıkı sarın. Yarıp şu
karabağımı can evime girin.
>> Ayırma biz yanından babacığım.
>> Kokunu almak isteriz senin. Ağından
yakınından. Sensiz durmuyorlar. Bağırsam
da çağırsam da çadıra girmiyorlar.
Sofraya oturmuyorlar.
Baba adı ana adından üstün. Çok bekledik
seni giydim. Gönlümüz gümanda, gözümüz
yolda kaldı. Gittin de gelmeyi verdin.
Dev söyle. Ne daldın? Ne sustun?
>> Vakit tamam Dumrul. Sözümüz var yüceye
davran gidelim kalmayalım geceye.
>> Şu Azrail olak ki duyar.
Ne sabırsızmış meğer.
>> Anma Azrail'in adını. Anma yiğidim. Yeni
bildik daha sevmenin, yaşamanın tadını.
Seven ölmez. Ömrü fırsat bilmeli kişi.
Kanatlandı mı bir kez can koşu dahi geri
gelmez.
>> İşte bahar içinde bir dünya. İşte biz.
Bir tende iki can. Sevdikçe artar
ömrümüz.
Bahar içinde dünya, dünya içinde bahar.
Gel gör ki işin içinde Azrail de var.
Azrail derim, ava çıkmış gezer. Elinde
kara kalem, kara yazı yazar. Ten toprağa
düşmeye güzelim. Yel estimi ince ince
tozar.
>> Söyle kurbanın olayım. Dilinin altında
bir saklı var. İçimde kuşkunun biri
batar biri doğar. Söyle ki ben de
bileyim.
De söyle. Daralan canımı ferah eyle.
>> Aşk üstüne kurulu dünya. Aşksız geçen
ömür korkulu bir ruya.
Can gider ten kalır insan gerçeği ölümde
bulur.
>> Ne söyler bu yolcu? Sözünün biri tatlı
biri acı. Hem ne durup bekler? Ekmek mi
ister aş mı ister? Hangi beyin kulu?
Yadırgı söyler dili. Gel hele sürmeli
ceylan gözlüm. Çift badem sığmaz dar
ağızdım. Güz elması yanaklım inci dişlim
altın gülüşlüm. Yürüyende kara saçı
topuğuna sarmaşanım. Kara günde derdimi,
ak günde sevincimi bölüşenim. Güvercin
topuklum, minik ellim, helalim.
Bilir misin neler oldu. Azrail yoluma
çıka geldi. Vaktin tamam dumrul. dedi.
Ya canın yerine can bul ya kendi canını
ver kurtul dedi.
Babama vardım can vermedi. Anama vardım
can vermedi. Dünya şirin, can aziz
dediler. Can vermeye kıyamadılar.
Imdi
derim ki
yüksek karadağlarım sana yaylak olsun.
Soğuk soğuk pınarlarım sana içit olsun.
Tavla tavla şahbaz atlarım sana binet
olsun. Bacalığı altın büyük evim sana
gölge olsun. Katar katar develerim sana
yükl olsun. Ağılda akça koyum sana şölen
olsun. Gözün kimi tutarsa, gönlün kimi
severse sen ona var. Kuzularımı öksüz
koma. Bu dünya böyledir işte. Kimine
geniş, kimine sar.
>> Ne dersin? Ne söylersin?
Göz açıp gördüğüm, gönül verip sevdiğim
koç yiğim, şah yiydim. Tatlı damak verip
soruştuğum, bir yastıkta baş koyup
sarıştığım.
Karşı yatan Karadağları senden sonra ben
neyleyim? Yaylayacak olsam benim mezarım
olsun. Soğuk soğuk suların içecek olsam
benim kanım olsun. Altın akçanı
harcayacak olsam bana kefenlik olsun.
Tavla tavla şahbaz atın binecek olsam
benim tabutum olsun. Senden sonra bir
yiğidi sevip varsam birlikte yatsam ala
yılan olup beni soksun.
Senin o muhanet anan baban bir canda ne
var ki kıyamamışlar.
Arş tanık olsun, kürsi tanık olsun, yer
tanık olsun, gök tanık olsun, kadir
tanrı tanık olsun. Benim canım senin
canına kurban olsun.
>> [müzik]
[müzik]
>> Kurtuldun deli Dumrul. Canın gövdende
kaldı. Helalinden alırım emaneti.
Bağışlarım sana seni.
>> Dur ayırma bizi bizden. Dileğin can
değil mi? Al ikisini ikimizden. Seven
gider de sevdiği kalır mı? Sevgisiz
dünya dünya olur mu? Ölürsek birlikte
ölürüz. Kalırsak birlikte kalırız. Biz
sevdikçe varız, sevildikçe yaşarız.
Buyruk yücenin. Can da cihan da sizin.
Bir kusur işleyincey
sevişin. İşte dünya işte siz gün günden
artsın eksilmesin sevginiz.
>> Sözümüz söz. İyilik için
>> doğruluk için
>> güzellik için yaşayacağız. Gel gör ki
>> bunca sevgiye bir ömürcük az.
>> Sevmek yaşamaktır bildik.
>> Sevmeyen kişi yaşamaz.
>> Şükür sevgi kurtardı bizi.
>> Şükür sevgiye verdik kendimizi.
>> Şükür silmedi ölümc dünyasından
gölgemizi.
>> Aşka, güzelliğe, doğruluğa inan. Aşk iç
döner devran. Aşksız geçen ömür, uzunlu
kısalı bir yalan.
Hani beğenenler,
dünya benim diyenler.
>> Ecel aldı, yer gizledi. Fani dünya kime
kaldı?
Gelimli, gidimli dünya,
akıbet sonucu ölümlü dünya.
>> Dilerim
>> yarlı karadağların yıkılmasın.
>> Gölgemize kaba ağacın kesilmesin.
>> Kan gibi akan güzel suyun kurumasın.
>> Karatlarının uçları kırılmasın.
Koştururken akbozatın sürtmesin.
Çaldığın zaman karapı öz kılıcın
kedilmesin. Dürtüşürken ala gönderin
ufanmasın.
Ak sakallı baban yeri cennet olsun.
>> Akçekli anan yeri cennet olsun.
>> Allah'ım verdiği umudun kırılmasın.
Kadir Tanrı seni namerde muhtaç
eylemesin.
[müzik]
[müzik]
Sayın dinleyiciler, Deli Dumrul adlı
oyunumuz burada sona erdi.
Yazan ve mikrofona koyan Suat Taşer.
oynayanlar Deli Dumrul Sü Tuna, Azrail
Suat Taşer, Genç Kadın Hepşen Akar, Deli
Dumrul'un karısı Gülgün Kutlu, Ana
Sevinç Aktansel, 1. kız Vacide Beyhan,
Yaşlı Kadın ve ik kız Meliha Aknar, baba
Turgut [müzik] Sarıgöl, İhtiyar ve 1.
Obalı lütfı
kız çocuk Kübra Özergün erkek çocuk Eyüp
Tanrdı
>> [müzik]
[müzik]
Ask follow-up questions or revisit key timestamps.
Bu radyo tiyatrosu, köprüsü üzerinden geçenden haraç alan ve Azrail'e meydan okuyacak kadar kibirli olan Deli Dumrul'un hikayesini anlatır. Azrail, Deli Dumrul'un canını almaya geldiğinde, Dumrul yaşamak için bir başkasının canını feda etmesini ister. Anne ve babası kendi canlarını vermeye kıyamayınca, sadece karısı fedakarlık yapmaya gönüllü olur. Bu fedakarlık karşısında Azrail Dumrul'u bağışlar, bu da Dumrul'un yaşamın ve sevginin değerini anlamasını sağlar.
Videos recently processed by our community