HomeVideos

Radyo Tiyatrosu: Yeni Bir Hayat | Dram

Now Playing

Radyo Tiyatrosu: Yeni Bir Hayat | Dram

Transcript

1330 segments

0:05

[müzik]

0:10

Radyo Tiyatrosu.

0:19

Yapım Ankara Radyosu.

0:41

Yeni bir hayat.

0:52

Yazan Hande Berttin, yöneten [müzik]

0:55

Mehmet Atay, yapımcı İsmet Keten,

0:58

efektör Kani Akın.

1:03

[müzik]

1:10

Oynayan sanatçılar Metin Cahit Çağran,

1:14

Hilmi Nurtekin Odabaşı, İrfan Sinan

1:17

Pekinton, Mercan Gülşen Girgin Koç,

1:20

Serpil Berrin Öney, Sibel Neriman

1:23

Perktaş, Hulki Özer Tunca

1:35

>> [müzik]

1:41

[müzik]

1:54

>> Kolay gelsin ilme. İşe erken

1:56

başlamışsın.

1:57

>> E boş duranı Allah sevmez evlat.

2:02

>> Bakıyorum yine bana laf dokunduruyorsun.

2:04

>> Yok canım senin için söylemiyorum bu

2:07

sefer kendimi ateşliyorum asıl biraz zor

2:10

kalktım bu sabahta.

2:12

>> Gün doğmadan kalkıp ne olacaksa daha

2:14

turistlerin gelmesine bir ay var.

2:16

>> İşin acele değilse otur bir çayımı iç.

2:19

>> Öyle güzel yudumluyorsun ki canım çekti.

2:22

[kahkaha]

2:22

He. Al bakalım şu çay bardağını. Heh.

2:26

Demini şekerini de istediğin gibi koy.

2:29

Güzel. Al.

2:32

>> Yaza çok var deyip devrilsek mevsimi

2:35

karada geçiririz evlat. Motora bakmadan,

2:38

tekneyi yıkamadan reislik olur mu?

2:41

>> İyi ki denizde aram iyi değil

2:42

>> ha. Her iş aynı Metin. Her iş aynı.

2:45

Dünyanın en kolay işiyle bile uğraşsan

2:47

hakkını vereceksin.

2:49

>> Girdiğim işlerde bunun için dikiş

2:50

tutturamadım desene.

2:51

>> Vallahi orasını bilemem. Yalnız sana

2:53

şunu söyleyeyim. Şu yaşa geldim.

2:56

Hakkıyla çalışmayan birinin işini

2:59

başardığına rastlamadım daha.

3:01

>> Oho. Sen gazete okumuyorsun anlaşılan.

3:04

>> Ne varmış gazetelerde?

3:06

>> Daha ne olsun İlmi Reis? Şans

3:08

oyunlarından her gün birileri milyonlar

3:10

kazanmıyor mu? Ben sana zengin olmaktan

3:12

değil, iş başarmaktan söz ediyorum

3:15

evlat.

3:16

>> Düşün şimdi balık mevsimi başlasa,

3:19

>> e

3:20

>> denize açılsan

3:21

>> bir de baksan ki vıcır vıcır balık

3:24

kaynıyor her yanın. Kepçeni, elini

3:26

daldırsan balık çıkıyor denizden.

3:28

>> Eee bu dediğin ancak ryada görülür

3:30

evlat. Hem ağları onarmasam, motorun

3:34

bakımını yapmasam, yer gök balık olsa

3:37

yine de tutamam ki.

3:38

>> O zaman turist olar buralar. Ben de

3:41

kasabayla köy ay arasında taşır dururum

3:43

onları.

3:45

>> Sen hayal kurmaya devam et.

3:47

>> Ne desem hayalcilik oluyor.

3:48

>> E senin yaşında bu kadar hayalci olsam

3:52

hala tayfa olarak kalırdım evlat. Hadi

3:54

bırak bunları da sabahın bu saatinde

3:57

buralarda niye dolaştığını anlat

3:59

bakalım.

4:00

>> Aman şu yeni taşınan genç var ya bizim

4:04

bahçedeki küçük evi kiralayan.

4:06

>> H anladım kimden söylüyorum. Sabah

4:08

otobüsüyle eşyaları gelecekmiş kasabaya.

4:10

Beyimize zor geldi eşyalarını taşımak

4:13

anlaşılan. Annem bizim oğlan getirir

4:15

demiş. Mecbur kaldım artık.

4:17

>> E bedava getirmiyorsun ya. 3

4:19

>> be kuruş alırım elbet. Ne de olsa araba

4:21

benzin yakıyor.

4:22

>> Sana kalsa taksiciliği de beceremezsin

4:24

ya. Annenin zoruyla ayakta duruyorsun

4:27

yine.

4:28

>> Sen de sürekli annemi kayırırsın.

4:30

>> E sizi adam etmek için nasıl

4:32

çabaladığını hepinizden iyi biliyorum.

4:34

Çünkü

4:35

>> her gün kafama vuruyor o da.

4:37

Az bile şu arabayı aldırana kadar canın

4:40

çıktı. Ne oldu sonra? 3 be gün gezip

4:43

evin önüne koy verdin. Hesapta

4:46

çalıştırıp para kazanacaktın. Hani

4:48

>> çalıştırıyorum işte. Yoksa ne diye

4:50

kalkayım sabah sabah? İş olmadan gezip

4:53

dursam benzin parasına can mı dayanır?

4:55

>> Meraklanma. Yakında şenlenir buralar.

4:58

Bol müşterin olur.

4:59

>> Turuslerin ayağı iyice alıştı bizim

5:01

köye.

5:01

>> Memnun kalmayanı yoktu. Ondan

5:03

memleketine dönen eşine dostuna

5:05

anlatıyor nasıl rahat ettiğini. Her sene

5:09

bir öncekinden daha çok turist geliyor.

5:12

>> Hani bizim denize doğru uzanan arazi var

5:14

ya. Ağaçların bir kısmını kestirelim

5:16

diyorum. 5 10 tane küçük kulübe. Al sana

5:19

turistik tatil köyü.

5:21

>> Dereyi görmeden paçaları sıvıyorsun

5:23

yine.

5:23

>> Düşünsene 20 kulübe olsa geceliği

5:26

100.000 liradan e her gün 2 milyon lira.

5:30

Ne dersin İlmi reis? Hani taksicilik

5:32

yapacaktın?

5:33

>> Ne olacak ki? Bir yandan da taksicilik

5:35

yaparım. Saat başı tur düzenlerim

5:37

kasabaya. Belki de bir şoför tutarım.

5:39

[kahkaha]

5:40

>> Tatil köyünün başına da lishan bilen bir

5:43

müdür.

5:44

>> Doğru dedin. Doğru. Gerçi ben de bir iki

5:46

yılda öğrenirim ama.

5:47

>> Arazide denize yakın.

5:49

>> Yakında söz mü? Neredeyse denizin

5:51

içinde.

5:52

>> E kanalizasyonla falan uğraşman da

5:54

gerekmez. Hani 50 metre boru döşedin mi?

5:57

Tamam. Verirsin borunun ağzını da

6:00

denize.

6:01

>> Öyle ya. Fazla sermayeye gerekmeyecek

6:03

galiba.

6:03

>> A ya. Herkes bayılır zaten pisliğe.

6:07

İçinde yüzmeye.

6:08

>> Neresi pis şu denizin ilmi reis?

6:11

>> E sen pisleteceksin ya.

6:13

>> Ya niye pisleteyim denizi?

6:15

>> E biraz önce denize vermiyor muydun

6:18

kanalizasyonu?

6:19

>> İnsanın hevesini kırmak da üzerine yok

6:21

vallahi. [kahkaha]

6:22

Anam bir sen iki.

6:24

Görürsünüz görürsünüz. seneye yapacağım.

6:27

Yapacağım bu dediklerimi.

6:28

>> Ben de bir transatlantik alır,

6:31

turistleri doldurup boşaltırım tatil

6:33

köyüne.

6:33

>> Seninle de konuşulmuyor ki. Oho, zaman

6:37

da nasıl geçmiş. İnşallah otobüsü

6:39

kaçırmamışımdır. Hadi şimdilik eyvallah.

6:42

>> Dur yahu dur. Tam zengin olacakken

6:44

nereye böyle?

6:45

>> Kasabaya inip otobüsü karşılayacağım da

6:47

dönüşte bol bol konuşuruz. Hadi

6:49

eyvallah.

6:55

>> [müzik]

7:02

>> Oğlum misafir kabul eder misin?

7:06

>> Misafir ne demek? Mercan teyze buyur

7:08

gel.

7:09

>> Gel Serpil gel kızım şu ağacın altına

7:12

bırak çaydanlığı da hiç zahmet

7:15

etmeseydiniz.

7:16

>> Ne zahmet olacak? Kahvaltı etmemişsindir

7:19

diye düşündüm. Kahvaltılık bir şeyler

7:21

getirdik işte.

7:24

Ay ay dikkat etsene kızım. Üzerine

7:26

döküyordun kaynar suyu.

7:28

>> Çaydanlık ayıverdine.

7:30

>> Tuttuğunu sağlam tut yavrum. Neyse bir

7:33

şey olmadı şükür.

7:35

>> Ben artık gideyim. O ocaktaki sütü

7:38

unutma sakın. Bir çay içip gelirim ben

7:40

de. [boğazını temizler]

7:42

>> İlk karşılaşmamızda kızınız sanmıştım

7:44

Serpili. Şimdi nine deyince anladım

7:46

torununuz olduğunu. Büyüko

7:47

>> oğlumun kızı. Babasıyla annesi yıllardır

7:50

Almanya'da. Serpil'i ben büyüttüm.

7:52

sayılır. Bakıyorum sen de benim gibi

7:55

erken kalkıyorsun İrfan Bey oğlum. Yoksa

7:57

yerini mi yadırgadın?

7:58

>> Yok. Aylardır ilk defa yastığa başımı

8:01

koyarken uyumuşum. Sabah erkenden kuş

8:03

sesiyle uyandım. Uyanmışken bir şeyler

8:06

okumak istedi canım. Temiz havada

8:08

oturmayı özlemişim.

8:09

>> Oku oğlum oku. Okuyandan zarar gelmez

8:12

insana. Ona bir şey dediğim yok ama

8:14

yüzüm pek soluk. Sabah kalkar kalkmaz

8:17

önce bir şeyler yesen daha iyi edersin

8:19

gibime geliyor. Bizim buraların balı

8:22

nefis olur. Bir tabak yollayayım da

8:24

rengin düzelsin biraz.

8:26

>> Kuş seslerini duyunca inan ki her şeyi

8:28

unuttum Mercan teyze. Ah! [iç çeker]

8:30

Kendi çocuklarımın elinde bir kere bile

8:33

kitap görmedim ama Serpilim de senin

8:35

gibi okumaya meraklı. Maşallah.

8:37

>> Bugün gelecek bavulların içinde epice

8:39

kitap var. İsterse gelip seçsin.

8:41

>> Oh! Göklere uçar artık.

8:45

Metin de neredeyse getirir eşyalarını.

8:47

>> Ha biraz gecikir belki. Yemeklik erzak

8:49

da ısmarlamıştım. Size teşekkür

8:52

borçluyum. Mercan teyze.

8:53

>> Aa o da niyeymiş Irfan?

8:55

>> Size her şeyi anlattığım halde bir an

8:57

olsun tereddüt etmediniz evinizi bana

8:59

kiralarken.

9:04

>> Bizim oğlanın arabası bu.

9:06

>> Eşyaları taşımasına yardım edeyim.

9:08

>> Günaydın.

9:09

>> A günaydın. Aa, uyanmış olacağınızı

9:11

düşünmemiştim.

9:12

>> Gel Metin.

9:12

>> Aa, anne. Anne sen de mi buradaydın?

9:15

>> İrfan Bey'e kahvaltı getirmiştim. Sen de

9:18

kahvaltı etmeden çıkmışsın evden.

9:19

>> Kaynanan seviyormuş Metin. Çay soğumadan

9:22

birer bardak içelim isterseniz. Ha,

9:23

>> İlmi Reis'in yanında içtim çayımı. Lafa

9:26

öyle dalmışız ki neredeyse otobüsü

9:28

kaçırıyordum.

9:29

>> Yarım saat erken kalkmazsam böyle olur

9:31

işte.

9:32

>> Gece geç yatmıştım zaten. Sabah uykusu

9:34

tatlı geldi. Anne,

9:35

>> geceleri kasabaya mı iniyorsun? Kasabaya

9:37

indiğim de oluyor ama genellikle köyde

9:39

olurum.

9:40

>> Kasabaya da inse, köyde de kalsa

9:43

geceleri ortadan kayboluyor Metin. Hele

9:45

şu arabayı aldıktan sonra

9:47

>> eh [boğazını temizler] zaman evde bir

9:48

türlü geçmek bilmiyor. Anne ne yap?

9:50

>> Yıllardır evlendireyim de kurtulayım şu

9:52

oğlandan diyorum ama hala kandıramadım.

9:55

>> Yine başlama ne olur anne. Hem baksana

9:57

aynı yaşlarda olduğumuz halde İrfan Bey

10:00

de bekar.

10:01

>> Büyükkentte yaşamış o. Yıllarca okumuş.

10:04

>> Benim arkadaşlarımın çoğu evli. O zaman

10:07

senin de bir an önce evlenmen gerek.

10:09

Dedikanlı

10:10

>> sen anneme bakma kardeşim. Anneme bakma.

10:13

Çöp çatanlık ruhuna işlemiş bir kere.

10:15

Etrafında bekar birini görmeye

10:17

dayanamaz. Evlendirene kadar uğraşır.

10:19

>> Yandık desene.

10:20

>> Sırt sırta vermeye başladınız bakıyorum

10:22

da.

10:23

>> Ne yapalım canım anacığım? Başka türlü

10:25

seninle başa çıkmamız mümkün mü?

10:27

>> Sen uyma buna İrfan Bey oğlum. İşine

10:30

geldiği gibi konuşup durur işte.

10:32

Söylediğim şeyler akıllarına yatmayınca

10:34

hep böyle olur. Hilmi Reis de annem de

10:37

hep aynı ağızdan konuşuyorlar sanki.

10:40

>> Hilmi Reis kim?

10:40

>> Ha bir teknesi var. Kışın balıkçılık

10:43

yapar.

10:43

>> Yazları da turistleri gezdiriyor. Artık

10:45

iyi adamdır aslında ama o da kafasını

10:48

bana takmış bir kere. Hem bak o da hiç

10:51

evlenmemiş.

10:51

>> E seninle o bir mi?

10:54

Ah ah. Şimdiki haline ne bakıyorsun?

10:57

Anasız babasız garibin biriydi o.

11:00

Çocukluğu, gençliği, teknelerde geçti.

11:02

Karın tokluğuna çalıştı, durdu yıllarca.

11:06

>> Elinde olsa evlenmez miydi?

11:09

>> Şey, eşyaları indirsek artık arabadan.

11:11

>> Kolinin biri öyle ağır ki kaldırınca

11:13

belim çıkacak sandım.

11:14

>> Kitapların hepsini aynı koliye koymuştur

11:16

annem.

11:17

>> Oldu mu olası böyle çıtkırıldımdır bu

11:19

oğlan. Ne bahçede işe yarar ne denizde.

11:22

O kadar da özendim. Nerede hata yaptım

11:25

bilmem ki.

11:25

>> Aman kardeşim. Aman kardeşim. Annem

11:27

başladı yine benden şikayet etmeye. Bir

11:29

an önce taşıyalım şu eşyaları da ben

11:31

kaçayım.

11:31

>> Tamam.

11:34

[müzik]

11:39

[zil sesi]

11:41

[müzik]

11:45

>> Ne çok kitabınız var İrfan abi.

11:47

>> Çoğunu yeni aldım. Okuduğum kitapları

11:49

getirmedim daha.

11:51

>> Niye evden çıkmadığınızı şimdi daha iyi

11:53

anlıyorum. Burada kendinizi çok yalnız

11:56

hissetmiyor musunuz?

11:58

>> Kendimi yalnız hissettiğim zamanlarda

12:00

bile aslında yalnız olmadığımı anladım.

12:02

Artık evden çıkmasa da içinde bulunduğu

12:05

toplumdan etkileniyor insan.

12:07

>> Çok garip.

12:07

>> Neden? Nedir garip olan?

12:09

>> E büyük bir şehirden geldiğiniz halde

12:12

buradan sıkılmadınız hala.

12:13

>> Sıkılacağımı da sanmıyorum. Aradığım her

12:16

şey var burada.

12:17

>> Hep büyük şehirlerde yaşamayı

12:19

düşlemişimdir. Burası hapishaneden

12:21

farksız geliyor bana. Üniversite

12:23

sınavını kazanabilsem şimdi burada

12:25

olmayacaktım zaten.

12:27

>> Peki tekrar sınava girmeyi düşünmedin mi

12:29

Serpil?

12:29

>> Doğrusu bir yıl daha ders çalışmayı göze

12:32

alamadım. Yabancı dili öğrenip turizmle

12:35

ilgili bir işte çalışmak istiyordum ama

12:37

olmadı. Kısmet değilmiş demek ki.

12:39

>> Yeteri kadar çalışmadım desene şuna.

12:41

Kısmetle ne ilgisi var bunun?

12:43

>> Babamların yanına gidip Almanca

12:45

öğrenerek hayata daha çabuk

12:47

atılabileceğimi düşündüm. Hı.

12:48

>> Biraz da bu yüzden yeteri kadar

12:50

çalışmadım galiba.

12:51

>> Turizmle ilgilenmek istediğine göre

12:53

Almancayı öğrendikten sonra yine buraya

12:55

mı dönmeyi düşünüyorsun?

12:57

>> Bu küçücük köyde ne yapabilirim ki?

12:59

>> Gördüğüm kadarıyla buralar gelişmeye çok

13:01

açık. Herkesi tanıyorsun sonra. Bence

13:04

burada çok daha başarılı olursun.

13:06

>> A köylünün beni pek ciddiye alacağını

13:08

sanmıyorum.

13:09

>> Sen ciddi işler yaptıktan sonra

13:11

istemeseler de ciddiye almak zorunda

13:12

kalırlar. Önemli olan kendi kendini

13:15

ciddiye alman. Tam Hilmi Reis gibi

13:17

konuştunuz.

13:18

>> Şu Hilmi Reisi merak etmeye başladım

13:20

doğrusu.

13:20

>> Teknesinin başındadır mutlaka.

13:22

İsterseniz tanıştırayım sizi.

13:24

>> Tabii. A seçtiğin kitapları da al o

13:26

zaman. Bir daha dönmeyelim.

13:38

>> İrfan abiye mektup gelmiş. Yine.

13:41

>> Metin mi getirdi?

13:43

>> Evet. Zarfın üzerindeki yazı yine aynı.

13:46

Hepsi de Ankara'dan postaya veriliyor.

13:48

>> Anlaşılan iyice inceliyorsun gelen

13:51

mektupları. Başkalarının işlerine

13:53

burnunu sokman doğru değil.

13:55

>> Mektupları okuduktan sonra İrfan abinin

13:57

yüzü nasıl değişiyor fark etmiyor musun

13:59

Nine?

13:59

>> E belli ki üzülüyor okuduklarına. Zarfın

14:02

üzerindeki yazı da kadın yazısına

14:05

benziyor.

14:05

>> Ay çok üzerinde duruyorsun bu mektup

14:07

meselesinin.

14:08

>> Hem de ailesinden biri değil. Ailesinin

14:11

İstanbul'da yaşadığını kendi söylemişti.

14:14

>> Arkadaşıdır belki.

14:15

>> Yook, arkadaşı falan değil bu kadın. Bu

14:18

kadar sık mektup yazmazlar arkadaşlar

14:20

birbirlerine. Hem İrfan abi bir kere

14:23

bile yanıtlamadı gelen mektupları.

14:25

>> Nereden biliyorsun?

14:26

>> Şişelere koyup denize atacak değil ya.

14:29

Kasabaya da gitmiyor. Metin amcama da

14:31

vermemiş postalaması için. Av köpeği

14:33

gibi peşine düşmüşsün bu mektup

14:35

meselesinin.

14:36

>> Bu kadın her kimse hiç karşılaşmadan

14:38

sinirimi bozuyor. Ne utanmaz şey. Kim

14:42

bilir neler yazıyor ki canı sıkılıyor.

14:43

İrfan abin

14:44

>> sana ne kızım İrfan'ın sıkıntılarından?

14:47

Allah Allah.

14:49

>> Hiç söz etmiyor ki kendisinden. Deniz

14:52

mevsimi gelmeden yerleşti köye. Şehirde

14:54

ne yapardı? Kimin nesiydi? Hiçbir şey

14:57

söylemiyor.

14:58

>> Bilip de ne yapacaksın? Sabahtan akşama

15:00

kadar okuyup notlar alıyor. Deniz

15:03

kenarına gidip uzakları seyrediyor.

15:06

Hilmi amcayla tanıştırdıktan sonra biraz

15:07

yüzü güler oldu.

15:09

>> Hilmi'nin sohbetinden hoşlanıyor demek

15:11

ki.

15:12

>> Hilmi amca da neler konuştuklarını

15:13

anlatmıyor ki. Havadan sudan diyerek

15:16

geçiştiriyor.

15:17

>> A gidip sordun mu yoksa neler

15:19

konuşuyorsunuz diye.

15:20

>> Evet. Ne var bunda?

15:21

>> Bak şunun yaptığına. Artık çocuk

15:24

değilsin kızım. Bir erkeğin peşinde

15:26

dolaşıp ne yaptığını, ne ettiğini

15:27

öğrenmeye çabalamak senin gibi bir kıza

15:30

yakışır mı?

15:31

>> Kötü bir niyetim yoktu.

15:33

>> A bu kadar merak herkesin gözünü

15:35

üstümüze çeker evladım. Dedikodu etmeye

15:37

başlarlar sonra.

15:39

>> Hilme amcadan başkasıyla konuşmadım ki

15:41

onun hakkında. O da küçüklüğümden beri

15:44

tanır beni. Ne yapıp ne yapmayacağımı

15:46

iyi bilir.

15:47

>> Sanki kendim biliyormuşsun gibi.

15:49

>> Ne yapacağımı bilmez olur muyum nine?

15:51

>> O kadar gençsin ki. Çocuk değilim ama

15:54

daha kötü ya. Çocukken yapılan hatalar

15:57

kolay unutulur ama senin yaşında

16:00

yapılanlar ömrünü heba eder fark

16:03

ettirmeden.

16:04

>> Doğru bulmadığım bir şeyi yapmam ben.

16:06

>> E herkesin kendine göre bir doğrusu olur

16:09

kızım. Senin yaşında biri için uzaklar

16:12

yakın, yakınlar uzak görünür.

16:16

>> Bu evde her şey dönüp dolaşıp yaş

16:17

konusuna takılıyor.

16:20

>> Gençliğimde ben de hoşlanmazdım

16:22

bunlardan. Yıllar geçtikten sonra

16:24

yaptığı hataları daha iyi anlıyor insan.

16:27

Yapmak isteyip de yapamadığın şeyler

16:29

için üzülmüyor musun?

16:32

>> Senin yaşında bile yoktum evlendiğim

16:34

zaman. Tek amacım evlenip çocuk sahibi

16:38

olmakmış gibi geliyordum. Dedenler beni

16:40

istemeye geldiklerinde de hiç düşünmeden

16:43

kabul ettim. Neyse bırak şimdi bunları.

16:48

Üzülsem de ne değişecek ki? Bir daha

16:50

geçmişe dönüp o günleri yaşayamadıktan

16:52

sonra üzülmek neye yarar?

16:54

>> Söylendiği gibi tarih tekrardan ibaret

16:57

değil desene.

16:58

>> E o kadarını bilemem. Senin gibi

17:01

okuduklarımdan öğrenmedim ben. Ancak

17:03

yaşadıklarımı anlatabiliyorum sana. Aa

17:06

konuşmaya dalıp yemiyi ocakta unuttuk.

17:08

Görüyor musun? İrfan'ın mektubunu

17:11

masanın üzerine bırak da bir ara götürüp

17:13

vereyim.

17:13

>> E ödünç aldığım kitapları götürecektim

17:15

ben de. Evde yoksa kapının altından

17:18

atarım mektubunu.

17:19

>> Abi bir sürü soru sorup da canını sıkma

17:22

adamın.

17:35

>> İrfan Beyoğlum evde misin?

17:43

Ah! Hangi rüzgar attı seni buralara

17:45

Hilmi reis? İyi ki geldin. Benim de

17:47

canım sıkılıyordu.

17:48

>> Tam zamanında geldim desene.

17:50

>> Hem de nasıl kapıda durma öyle yabancı

17:53

gibi. Bir de çay demleri şimdi

17:56

geç öyle.

17:59

>> Seni götürmeye gelmiştim ben de ama pek

18:03

keyfin yok gibi.

18:04

>> E öylesine bir sıkıntı gelip geçiyor

18:06

işte. Yokluyor şöyle bir vurup gidiyor

18:09

sonra.

18:12

Her şey insanlar için Hilmi Reis.

18:15

>> Yağmur geliyor.

18:17

>> Eskiden öyle hoşuma giderdi ki yağmurda

18:19

dolaşmak.

18:20

>> Islanmaktan korkun yok o zaman. Hadi

18:23

üzerine bir şey giy de tekniğe gidelim.

18:25

Ahmet.

18:26

>> Hayırdır? Balığa mı çıkıyoruz?

18:27

>> Yağmurda denize açıldın mı hiç?

18:29

>> Ne denizi ilmi reis? Alahm ediyorsun.

18:32

Sokaklarda yürüdüm ancak.

18:33

>> E boş yere oyalanmayalım o zaman.

18:36

Üzerine bir şey al da karada

18:38

yakalanmayalım yağmura. Senin kanında

18:40

gençlik akıyor Hilmi Reis. [kahkaha]

18:49

[müzik]

18:58

Yağmur bastırmak üzere artık. Geldim

19:02

geleceğim diyor.

19:03

>> Gelsin gelsin görelim yağmur altında

19:06

tekne gezintisi nasıl oluyormuş. Hey!

19:13

En iyi yer burası. İlerideki kayalıklar

19:15

dalga kıran görevi yapıyor. Göl gibi

19:18

dümdüz olur burası. Tekne bile sallanmaz

19:20

neredeyse.

19:21

>> Havalar ısınınca buraya gelmeli yüzmek

19:23

için.

19:23

>> Beş balık getirdim yanımda. Mangalda

19:26

yanmaya hazır bekliyor. Ne dersin?

19:28

>> Bundan iyisi can sağlığı il reis.

19:31

>> Hadi o zaman [iç çeker] ben balıkları

19:33

hazırlarken sen de mangalı ateşle.

19:38

Balık pişireceğiz derken tekneyi

19:40

yakmayalım reis.

19:41

>> Mangalın yerini değiştirme yeter. Orası

19:44

rüzgar tutmaz.

19:45

>> Tamam. Ustası sensin bu işin. Sonra

19:47

söylemedi deme.

19:49

>> 3 kilo aran nasıl delikanlı?

19:52

>> Eh 40 yılda bir işte.

19:54

>> Zula bir ufağın var paylaşırsan.

19:57

Balığın yanında fena olmaz hani.

19:59

>> Seni mi kıracağım? Madem ziyafet

20:02

hazırlıyoruz tam olsun değil mi?

20:06

Tam zamanında yaktık mangalı. Biraz daha

20:09

geciksek suya düşecekti mangal keyfimiz.

20:12

>> Aslında yağıyor. Bir anda gök delindi

20:15

sanki.

20:15

>> Böyle olur buraların yağmuru.

20:18

>> Kendin mi yakaladın balıkları?

20:20

>> Avlanma yasağı sürüyor evlat. Oltaya

20:22

niyetlendim ama işi şansa bırakmak

20:24

istemedim. Görünüşünden anlamadın mı bu

20:27

sahne balığı olduklarını?

20:29

>> Yook. Aksine taze balık böyle olur işte

20:32

diye düşünüyordum ben de.

20:34

Bu nasıl İstanbulluluk delikanlı?

20:37

>> He. Uzaktan denizi görmekle balığın

20:39

tadına varılmıyor Hilmi Reis. Üstelik

20:42

ben uzun süredir Ankara'daydım. Denizin

20:44

ortasında hele yağmurun altında balık

20:46

yemenin bu kadar keyifli olacağını hiç

20:48

düşünmemiştim.

20:50

Düşen damlalar sıkıntılarımı söküp attı

20:52

sanki yüreğimden. İyi ki taşınmışım

20:54

buraya. Kimi zaman denize atılan bir

20:58

şişe gibi sürükleniyoruz dalgaların

21:00

arasında. Üzücü bir olayın ardından bu

21:04

köye geleceğini nasıl tahmin edebilird?

21:07

>> Çocukluğumdan beri böyle bir yerde

21:08

yaşamayı düşlerdim. Yine de içten içe

21:12

korkardım bu isteğimden.

21:13

>> Alışkanlıkları bırakmak kolay değil. Ben

21:16

de çok düşündüm bu köyden ayrılmayı ama

21:20

bir türlü cesaret edemedim.

21:21

>> Günler geçtikçe daha iyi anlıyorum.

21:24

Zamanımın hepsini vermeme karşın

21:26

çalıştığım iş yerini de yaptığım işi de

21:28

hiç sevmemişim. Yıllardır diken üstünde

21:31

oturmuşum sanki. Buraya gelince huzurun

21:34

ne olduğunu hatırladım. Şimdi sıra o

21:36

huzuru yakalamaya geldi. Senin gibi

21:39

Mercan teyze gibi insanları tanımak için

21:41

buraya gelmem gerekiyormuş. Demek ki

21:44

>> insanları değerli kılan, onlara değer

21:47

vererek bakan gözlerdir. O sarrafta iş

21:51

olmadıktan sonra ha altın olmuşsun ha

21:54

bakır.

21:55

>> Mercan teyze ile sende diğerlerinden

21:57

farklı olan bir şey var biliyor musun?

21:59

Hoşgörülüsünüz. Dünyaya değişik bir

22:02

açıdan bakar gibisiniz.

22:03

>> Herkes yaşadıklarının gereğini yapıyor

22:06

evlat.

22:08

Üzüntüler, sevinçler yaşanan türlü

22:10

şeyler yaratıyor insan. Yoktan ortaya

22:13

çıkmıyor ki insan.

22:16

Farklı olan sensin bana kalırsa. Yaşının

22:19

gereklerini yerine getirmiyorsun.

22:22

Dışarıdan bakıldığında onun eliyip

22:25

eliğini duvara asmış birine benziyorsun.

22:29

Geldiğimden beri kasabaya bile gitmedim.

22:33

>> Sana daha önce de anlattım Hilmi Reis.

22:35

İnsanların arasına karışmaya hazır

22:37

değilim daha. Herkesin başına gelebilir

22:39

böyle şeyler. Sonunda suçsuz olduğun

22:42

ortaya çıkmış, aklanmışsın.

22:44

Kendini bu küçücük köye kapatman yanlış.

22:49

Hapisten çıkıp bir başka hapse

22:50

sokuyorsun kendini. Özgürlüğün değerini

22:53

bilmezden geliyorsun. İşlemediğin bir

22:55

suç yüzünden dost sandıklarının sırt

22:57

çevirmesi dokunuyor insana.

22:59

>> Sevineceğin şeylere üzülüyorsun evlat.

23:03

Böyle bir şey başına gelmemiş olsa

23:05

onlara güven miyi sürdürsen daha mı iyi

23:08

olacaktı?

23:09

>> Onlar gerçek dost olsaydı da sırtımı

23:11

dayar dayamaz boşluğa yuvarlanmasaydım

23:13

fena mı olurdu?

23:14

>> Hayat böyledir zaten. Sorular sorular

23:17

sorular. Yine de olmaması gereken oldu

23:20

diye olması gerekenleri kaçırmanın bir

23:23

anlamı yok. Delikanlı.

23:25

>> Kendimle barışamadım daha. İçimdeki

23:28

huzuru bekliyorum.

23:29

>> Öyle ya da böyle. Herkes aynı şeyi

23:32

bekliyor zaten. Bilerek ya da

23:34

bilmeyerek. Farklı yollardan da olsa

23:36

hepimizin beklentisi aynı.

23:40

Al bakalım. Koy şu balıkları mangalın

23:43

üstüne. Getir bardağını doldurayım.

23:45

Getir be.

23:50

Hadi bakalım

23:52

şerefe.

23:53

>> Şerefe reis.

23:55

>> Yağmur iliklerinde hisset. Bırak alsın

23:57

götürsün tüm sıkıntılarını. Karaya yeni

24:01

bir insan olarak ayak bas.

24:03

>> Eski irfan olmam çok zor bunca olaydan

24:06

sonra.

24:06

>> Sen de yeni irfan ol evlat. Eskiye

24:09

sıkışıp kalmak bunaltır insanı. yüreğini

24:11

daraltır. Geçmişi bir tarafa bırakıp

24:14

gelene varan bir diyeceksin. Şu bir, bu

24:18

iki derken bir de bakmışsın, varmışsın

24:20

istediğin yere.

24:21

>> Kayıpların hesabını hiç tutmayacak mıyız

24:23

reis?

24:24

>> Hangi kayıbın peşine düşeceksin be

24:26

evlat? Her kayıpta bir nefes tüketsen

24:30

ömrün geçer de haberin olmaz. Güzelin

24:33

peşine düşeceksin. İyiyi yakalamaya

24:36

çalışacaksın. Doğruyu bulacaksın. Hayat

24:40

dediğin bu iş.

24:44

[müzik]

25:01

Yaşına başına bakmadan bu yağmurda

25:03

denize açıldın ya Hilmi reis. Alacağın

25:06

olsun. Hele yanaş şu kıyıya iki çift

25:08

sözüm olacak sana. Şu halime bak.

25:12

Üzerime yapıştı elbiselerim. Sı sıklama

25:14

oldum senin yüzünden.

25:16

Bilmiyorum sanıyorsun değil mi? İçten

25:19

içe hala kızıyorsun bana.

25:21

>> Mercan teyze

25:24

>> hele yanaştır şu tekneyi kıyıya hele

25:26

yanaştır.

25:28

>> Ne oldu Mercan teyze?

25:30

Sırı sıktan olmuşsun. Hastalanacaksın.

25:33

Sizin benden farklı yanınız mı var

25:36

sanki? Hadi seni anlarım. Gençsin ya. Bu

25:40

>> insaf filmi reis. İnsaf. Kendini

25:43

düşünmüyorsun ama

25:44

>> sen daha fazla ıslanma İrfan Bey. Oğlum

25:48

çarpar bu rutubetli hava alışık

25:50

değilsin.

25:51

>> Farkında olmadan ıslanmışım demek. Bir

25:54

an önce gideyim eve. Sağ ol Hilmi reis.

25:57

Bugünü ömrüm boyunca unutmayacağım.

25:59

>> Güle güle. Güle güle. Güle güle.

26:05

Uslanmışsın.

26:06

>> Kendini hala genç sanıyorsun, değil mi?

26:09

>> He ihtiyarladık mı?

26:11

>> Baksana şu halimize. Kamburu çıkmış iki

26:14

ıslak fare. Görenler delirdiğimizi

26:17

sanacak.

26:19

40 yıl oldu

26:20

>> yine de büyüyemedin. 40 yıl önceki

26:23

delikanlı karşımda duruyor sanki.

26:26

>> Büyümek istemedim belki de. O günlerdeki

26:29

gibi kalayım istedim. Çocuk gibisin.

26:32

Kabullenemedin gitti.

26:34

>> Neyi?

26:35

>> Seninle evlenmediğim için hala

26:37

kızıyorsun bana. Aradan çok zaman geçti.

26:42

Seviyordun beni.

26:43

>> Bırak bunları Hilmi Reis. Sevmiş olsam

26:47

gidip bir başkasıyla evlenir miydim?

26:49

>> Sevmiyor muydun?

26:51

>> Teknelerde yatıp kalkıyordun Hil mi?

26:54

Altımıza serecek bir döşek almaya bile

26:56

yetmezdi paramız. Düşün bir sevmiş olsam

27:01

paran yok diye bırakır mıydım seni?

27:04

>> Yanıldın mı yani? Boş yere mi yedim

27:07

durdum kendimi?

27:09

Peki ama bunca yıl sonra bu havayı mı

27:12

buldun aklımı başıma getirmek için?

27:15

>> Senin için üzülmekten bıktım artık.

27:18

Yıllardır ne yana dönsem senin izini

27:20

görüyorum etrafımda. Benim çocuklarım

27:23

oldu. Sen hiç evlenmedin. Kocam öldü. En

27:26

çok senin yardımın dokundu bize.

27:29

Çocuklarımı gözettin, durdun yıllarca.

27:31

Torunun gibi sevdin Serpil. Her işimize

27:34

koştun. Ama yok artık. Artık yeter. Bu

27:39

halinle daha çok üzüyorsun beni.

27:41

>> Dert etme Mercan. Taşı sıksam suyunu

27:44

çıkartırım hala.

27:46

>> O eskiden değil mi? Yaşlandın artık.

27:49

Bana bakacak çocuklarım var, torunum

27:52

var. Senin kimsen yok. Artık kendine

27:55

dikkat etmen, iyi bakman gerek. Bir de

27:58

şu yaptıklarına bak.

28:00

>> Hiç mi sevmemiştin beni? Ne desem boş. O

28:05

kalın kafan almıyor ki söylediklerim.

28:08

Çocuktuk değil mi? Çocuktuk. Şimdi

28:11

anlıyorum. Yürüdüğüm yolun bile farkına

28:14

varmıyormuşum o zamanlar. Anladın mı

28:17

beni?

28:19

Gidiyorum artık. Bunca yıl bekledim

28:22

anlaman için. Olmadı. Hayallerle

28:25

yaşamayı bırakmadın bir türlü. Yıllardır

28:28

unutamadın geçmişi. Reis oldun ya

28:31

boşuna. O eski deli çocuksun hala.

28:39

[müzik]

28:46

>> Abimden mektup gelmiş. Anne

28:49

>> ha Serpil uyumadan önce söyleseydin ya

28:51

sevinirdi.

28:52

>> Özellikle onun yatmasını bekledim.

28:55

>> Kötü bir şey mi olmuş yoksa?

28:57

>> Kötü bir şey yok anne. Öyle bir şey olsa

28:59

böyle rahat olur muyum?

29:00

>> Ay meraktan çatlatırsın insanı.

29:02

>> Hani bizim köylü Ramazan var ya

29:04

Almanya'da çalışan.

29:05

>> E

29:06

>> geçenlerde karısıyla birlikte abimlerin

29:08

ziyaretine gitmiş.

29:10

>> Aynı şehirde oturmuyordu ki onlar.

29:12

Çalıştığı yeri mi değiştirmiş Ramazan?

29:14

>> Yok canım. 5 saatlik yol tep gitmişler

29:17

işte. Abim de bu işin altından bir iş

29:20

çıkacak ya. Hadi hayırlısı diyormuş

29:22

içinden.

29:22

>> Ay asıl söyleyeceğini bir an önce

29:24

diyersen öyle rahatlayacağım ki

29:26

>> sen de pek sabırsızsın be anacığım.

29:29

Sonunda Serpili istemiş Ramazanlar.

29:32

>> Aa bizim Serpili mi istemişler?

29:35

>> Evet.

29:36

>> Yıllardır köye gelmez ki onlar. Serpil

29:39

nerede görmüşler?

29:40

>> Oğulları burada ya. O yazmış belli ki.

29:42

>> Oğlan burada kız burada. Almanyalarda

29:45

kız istemek de neyin nesiymiş. Bana da

29:47

tuhaf geldi doğrusu.

29:48

>> İnşallah kendiliğinden hed dememiştir

29:50

abi.

29:51

>> Yok canım yok. Dur da yazdıklarını aynen

29:54

okuyayım sana. Neredeydi şu mektup? Heh

29:57

tamam işte buldum. Bak ne yazıyor. Anne

30:01

Ramazan asıl niyetlerini söyleyince

30:03

şaşırdım kaldım. Serpil'in annemin

30:06

yanında yetiştiğini, ona danışmadan

30:09

karar vermemin yakışıksız olacağını

30:12

söyledim. Artık siz kendi aranızda

30:14

konuşup bir karara varırsınız. Böyle

30:17

yazmış işte.

30:18

>> Ramazanın oğlum nicedir görmedim.

30:22

>> Ben gördüm nini?

30:23

>> Ay sen daha uyumadın mı?

30:25

>> Amcamın erkenden eve dönmesinden

30:27

şüphelenmiştim zaten.

30:29

>> Ben de senin erkenden uyumaya

30:30

gidişinden.

30:31

>> Duydun mu konuştuklarımızı?

30:33

>> Duydum.

30:34

>> Pek aklını yatmışa benzemiyor bu işe.

30:36

Ha?

30:36

>> Nesine yatsın ki? Nasıl biri bu

30:39

Ramazan'ın oğlu? Ramazan'ın oğlu deyip

30:41

durma şuna anne. Adı Hulki.

30:43

>> Benimle bir zoru olduğu belliydi zaten.

30:46

Son zamanlarda ne yana dönsem onunla

30:48

karşılaşıyordum.

30:49

>> Seni takip mi etti yoksa?

30:50

>> E takip etmek değil de daha bir dikkatli

30:54

bakıyordu sanki. E öyle bakınca benim de

30:57

dikkatimi çekiyordu.

30:58

>> E beğenmiş demek ki seni.

31:00

>> Bir kere bile konuşmadı benimle. Neyimi

31:02

beğendi anlamadım.

31:03

>> Baksana anne. Kendisi bile biliyor

31:05

beğenilecek yanı olmadığını. Sıska şey

31:07

sen de. Seni evlendirmeden önce iyice

31:10

şişmanlatalım. Sonra da ağırlığın kadar

31:12

altın isteriz damat adayından. Oldu mu?

31:16

Sen alay et daha. Seni isteyen yok diye

31:18

kıskanıyorsun değil mi?

31:19

>> Hulki'nin zevksizliğini bilirdim de bu

31:22

kadarını ummazdım doğrusu.

31:24

>> Senin de zevkini görürüz nasıl olsa.

31:26

>> Ay bırakın şimdi atışmayı. Sırası mı?

31:28

Eee, ne demişler? Bir kızı 1000 kişi

31:31

ister bir kişi alır. Öyle değil mi?

31:32

[kahkaha]

31:33

Bizim kız amcasına çektiyse daha uzun

31:36

zaman oturur bu evde. Anne sonunda biz

31:38

görücüye çıkarız onun için.

31:40

>> Amca

31:41

>> hadi hadi.

31:53

>> Kolay gelsin Serpil. Bahçeyi mi

31:55

suluyorsun?

31:57

>> İrfan abi sen miydin?

31:58

>> Korkuttun mu yoksa?

32:00

>> Dalmışım. E dün mektup gelmişti sana.

32:03

Bulamayınca kapının altından attım.

32:05

>> Denize açılmıştı Kidle. Dönüşte buldum

32:08

mektubu.

32:08

>> Aldığım kitapları da getirmiştim ama

32:10

geri götürmek zorunda kaldım.

32:12

>> Ne çabuk okumuşsun. Beğendin mi bari?

32:14

>> Hem de çok.

32:15

>> E hep aynı yere tutuyorsun hortumu.

32:19

>> İyi. Bu kadar yeter. Suyu kapatayım

32:21

artık.

32:26

Eee, bir şey sormak istiyordum sana.

32:29

>> Sor bakalım.

32:31

Hep aynı kişi yazıyor o mektupları. Öyle

32:33

değil mi?

32:34

>> E evet.

32:36

>> Bir kadın.

32:37

>> Nasıl anladın?

32:39

>> Mektubu eline aldığın zaman yüzünün

32:42

aldığı şekilden belli oluyor.

32:44

>> Yüzümden belli oluyor demek. Peki şimdi

32:47

bak bakalım ne anlıyorsun yüzümden.

32:51

>> Komik olmaya çabalıyorsun. [kahkaha]

32:55

Ona aşıksın değil mi?

32:57

Bu konuyu bırakalım istersen.

33:00

Turizmle ilgili birkaç kitap ayırmıştım

33:01

sana. Bekle de onları getireyim.

33:03

>> Aa, içeri girmemde bir sakınca var mı?

33:05

>> E, benim için bir sakıncası yok ama bir

33:08

gören olursa yanlış anlaşılabilir.

33:10

>> Ben kendimden eminim ya. Önemli olan bu.

33:13

>> Peki,

33:17

gir o zaman.

33:19

Dağınıklık gim kusura bakmazsın umarım.

33:24

Geçen gün konuştuklarımızı düşündüm ve

33:27

burada kalmaya karar verdim.

33:29

>> Sanırım bu daha akıllıca olur.

33:31

>> Ama nereden başlamak gerektiğine karar

33:33

veremiyorum.

33:34

>> Önünde koca bir yaz var. Gelen

33:36

turistlerin ihtiyaçlarını öğrenirsin

33:37

önce. Ona göre karar verirsin. Ha

33:40

>> ya sen de kalacak mısın?

33:43

>> Henüz bilmiyorum Serpil. Ne yapmam

33:45

gerektiğine bir türlü karar veremedim

33:47

daha. İnsanların iyi tanıdıkları

33:49

çevrelerde daha başarılı olacaklarını

33:52

söylemiştin bana.

33:53

>> Genelde öyle olur.

33:54

>> Döneceksin değil mi?

33:56

>> Dedim ya bilmiyorum.

33:58

>> Özür dilerim. Tutamadım kendimi. Sana

34:01

soru sormamaya karar vermiştim. Oysa

34:04

>> senin bir suçun yok. Bütün suç bende.

34:07

Geçmişe o kadar gömüldüm ki dikkat

34:09

çekebileceğim hiç aklıma gelmiyor.

34:22

>> Özür dilerim.

34:24

Bir şey soracaktım.

34:26

>> Buyur kızım sor.

34:29

>> Birkaç ay önce bu köye taşınan bir

34:31

arkadaşımı arıyordum.

34:32

>> Kasabadan mı geliyorsun? Aslında

34:34

Ankara'dan geliyorum. Yol ayrımında

34:36

indim otobüsten. Bu tarafa gelen bir

34:39

taşıt bulmaya çalıştım ama bulamayınca

34:40

yürüyerek geldim. Sen İrfan Beyi arıyor

34:44

olmalısın.

34:45

>> Onu tanıyor musunuz?

34:46

>> Galiba seni de tanıyorum.

34:48

>> Demek benden söz etti size.

34:50

>> Yorulmuşsundur. Buyur bir çay iç

34:53

dinlenir.

34:54

>> Sağ olun. Bir an önce görmek istiyorum

34:56

Erif Hanım.

34:56

>> Evet. Onu nasıl olsa görürsün ama böyle

34:59

demlenmiş bir çayı bulamazsın. Bir daha

35:02

konuşmuş oluruz hem de.

35:04

E bir çay içeyim o zaman.

35:08

Adın Sibeldi değil mi?

35:10

>> Bakıyorum adıma kadar biliyorsunuz.

35:12

>> Bana da Hilmire isterler. Denizin

35:14

kenarındaki tekne benim. Yalnız

35:17

yaşıyorum. Zor oluyor ama sorunlar kimi

35:20

zaman tek başıma kaldıramayacağım kadar

35:23

ağır geliyor.

35:24

>> Hele böyle bir küçük köyde.

35:27

>> Yalnız nerede olursa olsun yalnızdır.

35:31

Dışarıdaki kalabalıkla insanın içindeki

35:33

yalnızlığı aynı kefiye koyamazsın.

35:38

İki yalnız bir araya gelince

35:40

dertleşiyoruz biz de İrfan beyle.

35:42

>> İrfan'ın kendisini yalnız hissetmesine

35:44

gerek yok ki. Çok arkadaşı var

35:46

Ankara'da. Nedense kimseye haber

35:48

vermeden kalkıp geldi buralara.

35:50

>> E suçsuz yere hapis yatmak kolay iş

35:52

değil kızım. Bir an için bile olsa

35:55

özgürlük kaybedilmeyecek kadar

35:57

değerlidir.

35:58

>> İrfan hiçbir şeyi saklamamış sizden.

36:01

>> Neden saklasın ki?

36:03

>> Rahatsız olacağını düşünmüştüm.

36:05

>> Utanılacak bir şey değil ki bu. Bana

36:07

kalırsa insan suçlu bile olsa sonuçta

36:10

yaptığı yanlış anladıktan,

36:13

cezasını çektikten sonra dürüst bir

36:15

hayata başlarken rahatsız olmamalı.

36:18

>> Her şey açığa çıktıktan sonra bir şey

36:20

olmamış gibi dönüp aramıza

36:21

karışabilirdi.

36:23

>> İnsanlar kendilerinden beklenmeyen

36:25

kararlar verebiliyor kimi zaman. Hele

36:27

hiç beklemedikleri olaylarla

36:29

karşılaştıktan sonra.

36:31

>> Siz de beni suçluyorsunuz. Haklısınız

36:34

aslında. Belki de çok erken davrandım

36:36

İrfan'dan ayrılmakta.

36:39

Ama ailemin toplum içindeki yerini de

36:41

korumak zorundaydım.

36:42

>> Tabii kendinin de.

36:44

>> Elbette haksızlık ettiğimin

36:46

bilincindeyim ama bunu yapmak

36:48

zorundaydım. Başlangıçta durum onun

36:51

suçlu olduğunu gösteriyordu.

36:52

>> Masum olduğunu söylemedin mi sen?

36:54

>> Bu olaydan sonra bir daha görüşmedim

36:56

onunla.

36:56

>> Şimdi de pişmanlık duyuyorsun.

36:59

İrpan gibi yaşam dolu birinin böyle

37:01

küçük bir köye saklanması biraz da benim

37:03

yüzümde. Böyle varlıklı bir ailenin tek

37:06

çocuğu kalkıp buralarda yaşamaya

37:07

başlasın. Oh olacak şey değil.

37:10

>> Sadece onun için üzülüyor gibisin.

37:12

>> Parlak bir gelecek bekliyordum onu.

37:14

Ortak tasarılarımız vardı. Oysa kalkıp

37:17

buraya yerleşti. İstediği her şeyi

37:19

gerçekleştirebilir de oysa.

37:23

Ah işte irfan'ın ev sahipleri de

37:26

geliyor.

37:29

Gelin çocuklar gelin misafirimizle

37:31

tanıştırayım sizi. Sibel Hanım

37:34

>> merhaba ben Metin.

37:36

>> Ben de Serpil. Memnun oldum. Yeni mi

37:39

geldiniz az önce?

37:40

>> İrfan Bey'in arkadaşıymış Sibel Hanım.

37:44

>> Ya Ankara'dan mı geliyorsunuz? Evet. O

37:48

mektupları yazan sizdiniz herhalde.

37:50

Haberiniz var.

37:52

Mektupların irfan ulaşmadığını

37:54

düşünüyordum ben de.

37:55

>> Merak etmeyin. Hepsi ulaştı yerine. Hadi

37:59

Andre, yapacak bir sürü işimiz var. Bir

38:01

an önce gidelim kasabaya.

38:02

>> Şey, kusura bakmayın kasabaya gitmemiz

38:06

gerekiyormuş. E tanıştığımıza memnun

38:08

oldum. Hoşça kalın.

38:12

>> Burada fazla sevilmiyorum anlaşılan.

38:15

>> Yok canım alınma hemen. Serpillerin

38:18

evinde oturuyor İrfan. Mektupları

38:20

kasabadan getiren de amcası Metin.

38:23

>> İrfan da beni görünce pek sevinmeyecek

38:25

anlaşılan.

38:26

>> Onu seviyorsun ha?

38:28

>> Elbette. Yoksa burada ne işim var?

38:30

>> İşine karışmak gibi olmasın ama gecikmiş

38:33

bir vefa duygusu olmasın hissettiklerim.

38:35

>> Buraya gelirken düşündüklerim o kadar

38:37

farklıydı ki. Mektuplarımın İrfan'ın

38:40

eline geçmemiş olacağını düşünerek

38:42

kandırıyordum kendimi. Oysa cevap

38:44

yazmaya değer bulmamış anlaşılı.

38:47

E olanlardan sonra ona da hak vermek

38:50

gerek.

38:51

>> Bakıyorum herkes onun tarafını tut.

38:53

>> Sadece onun tarafını tuttuğum için

38:55

söylemiyorum bunları. Benzer bir olay da

38:58

benim başımdan geçtiği için belki biz

39:01

sizden çok daha gençtik.

39:05

O da beni durup dururken bırakıp bir

39:07

başkasıyla evlenmişti.

39:09

>> Ya üzüldüm. Bari mutlu mu şimdi?

39:13

>> Kocası çok erken öldü. iki oğluyla yapa

39:16

yalnız kaldırdı.

39:17

>> Siz hiç evlenmediniz mi?

39:20

>> Hayır.

39:21

>> Onunla evlenmeyi düşünmediniz mi?

39:23

>> Yarım kalan sevdalar kaldığı yerden

39:25

sürer mi sanıyorsun Akiz?

39:28

Ayrı kaldığımız dönem içinde ikimiz de

39:31

farklı insanlar olmuştuk. Geçmişi

39:33

yakalamak için de

39:36

çok geç kalmıştık galiba.

39:38

>> Onu hala unutmamış gibisiniz. Bunun için

39:41

evlenmediniz mi başkasıyla? Başka bir

39:43

kadınla da aynı beklentiyle yaşamaktan

39:45

korktum. Aslında

39:48

yanıldığımı anladığımda da çok geç

39:50

kaldığımın farkına vardım.

39:53

Çayını içmedin hala.

39:55

>> Kusura bakmayın bir anda bütün işten

39:57

kaçtı.

39:58

>> Boşuna üzülme. Üzülmek sorunları

40:01

halletmiyor nasılsa. Gel İrfan Bey'in

40:04

evini göstereyim sana. Buraya geldiğimi

40:07

öğrenmemesi daha iyi olacak galiba.

40:09

>> Yo içinizde birbirinize karşı şüphe

40:12

kalmaması için onunla görüşmelisin

40:15

bence.

40:16

>> Siz daha deneyimlisiniz. Biliyor

40:19

musunuz? Böyle küçük bir köyde sizin

40:21

gibi biriyle karşılaşacağımı söyleseler

40:23

gülüp geçerdim bunu. Ah siz şehirl

40:28

sadece kendinizin yaşayabileceğini

40:30

düşünürsünüz.

40:32

Ne hata. İnsan nerede olursa olsun

40:35

hayatına kendisi yön verir. Şehir ya da

40:39

köy yaşamaz ki senin yerine.

40:43

[müzik]

40:56

Geleceğine haber versen kasabada

40:58

karşılardım seni. Bu kadar yolu yürümen

41:00

gerekmezdi. Yazdığım mektupları

41:02

almadığını düşünüyordum. İrfan,

41:04

>> yorulmuşsundur.

41:05

>> Yolculuktan çok gerçeklerin ağırlığı

41:07

yordu. Onlar gibi sen de suçluyorsundur

41:10

beni.

41:11

>> Seni suçlamak için bir neden

41:12

göremiyorum. Bunun için rahatsız olmana

41:14

hiç gerek yok.

41:15

>> Serpille karşılaştıktan sonra daha iyi

41:18

anladım sana yaptığım haksızlığı. O

41:20

küçük kız seni seviyor biliyor musun? O

41:23

kadar belli ki bu.

41:24

>> Daha çok genç. Hiç karşılıksız

41:26

sevebiliyor seni.

41:28

>> Seninle ben bunun için bitirdik zaten

41:29

sevgimizi. Sevdiğimiz için ödül bekleyip

41:32

durduk. Sonunda bitirdik aşkımızı.

41:35

>> Bağışlamayacaksın değil mi?

41:37

>> Bağışlanacak ne var ki Sibel? Yapılması

41:39

gerekeni yaptın sen. Hepsi bu.

41:41

>> Suçlu olduğuna inanmıyordum aslında.

41:44

>> Suçluluğu kanıtlanana kadar sanık

41:45

suçsuzdur. Sense tam tersini yaptın.

41:49

Aklanıncaya kadar suçluydum senin

41:50

gözünde. Bir kere olsun aramadın beni.

41:53

>> Duygularını fazla önemsemediğinin

41:55

farkında mısın?

41:56

>> He mantığımla yaşamalıyım oysa değil mi?

41:59

Vefasızlığı akıllılık olarak

42:00

kabullenmeliyim. Çıkarlarını her şeyden

42:03

üstün tuttuğun için hayranlık

42:04

beslemeliyim sana.

42:06

>> Olanları unutamaz mısın?

42:08

>> Yaşadıklarını yaşanmamış saymak,

42:10

öğrendiklerini görmezliğe gelmek

42:12

akıllılık mı? Öyle yaptıktan sonra

42:15

bilginin ne anlamı kalıyor? Bu köyde

42:17

hiçbir iş yapmadan oturmak için mi

42:19

okudun bunca yıl? Her zamanki

42:20

iddialarine ne oldu? Ha?

42:22

>> Yapmak istediklerimi burada da

42:24

gerçekleştirebilirim.

42:25

>> Ne yapabilirsin ki burada?

42:26

>> Birdenbire olmaz belki ama yavaş yavaş

42:29

bir şeyler yapabileceğime inanıyorum.

42:31

Burada yeni bir hayata başlayacağım. 3

42:33

be ay sonra sıkılıp dönersin.

42:36

>> O anlamsızlığı sürdüreceğimi sanmıyorum.

42:38

>> Eski yaşamını kaldırıp atamazsın. Ait

42:40

olduğun yere dönmen gerek.

42:42

>> Kendimi hiçbir yere ait hissetmiyorum.

42:45

Nerede rahat edersem, aradığım huzuru

42:47

nerede bulursam orada yaşayacağım.

42:48

Bundan böyle.

42:49

>> Kararlı mısın?

42:50

>> Evet.

42:51

>> Akıllıca davranmıyorsun. Seni sevdiğimi

42:53

bilmezden geliyorsun.

42:56

>> Sen burada kalsana. Kendinle barışırsın

42:59

en azından.

43:00

>> Hiçbir zaman kavgalı olmadım kendimle.

43:02

>> Sana hayranım biliyor musun? Hep daha

43:04

fazlasını isteyebilmene, tükenmeyen

43:06

açlığına hayranım.

43:08

Ne yazık ki senin gibi biriyle mutlu

43:11

olmam mümkün değil. Kibarca kovyorsun

43:13

beni.

43:14

>> Aksine burada kalmanı önerdim biraz

43:16

önce.

43:16

>> Kalamayacağımı biliyorsun ama.

43:18

>> Neyi kaybetmekten korkuyorsun?

43:20

>> Yaşadığım çevreyi bırakıp buralara

43:21

gelmek için bir neden göremiyorum.

43:24

>> Ben varım ya.

43:25

>> Burada karşılaştığım irfan'ı sevmiyorum

43:27

ben. Eski irfanı bulmak için gelmiştim

43:29

buraya kadar.

43:30

>> Eski irfanı da ne kadar sevdiğin ortada

43:31

zaten.

43:32

>> İrfan Beyo oğlum. Aman ama aç şu kapıyı.

43:36

Bittim yorgunluktan.

43:38

>> Mercan teyze. Bu ev sahibim. Geliyorum

43:41

Mercan teyze.

43:44

Ah! Gel Mercan teyze gel.

43:46

>> Yoğurt getirdim sana. Aa misafirin mi

43:50

var? Hoş geldin kızım. Senin şansınaymış

43:53

demek bu yoğurt.

43:54

>> Sağ olun ama gidiyordum ben de.

43:56

>> Yemeye kal istersen.

43:57

>> Fazla gecikmeden döneyim daha iyi.

43:59

>> H sen bilirsin.

44:00

>> Çok geç olmadan sen de dönsen iyi

44:02

edersin.

44:03

>> Uyardığın için sağ ol.

44:04

>> Yolu biliyorum. Uğurlamana gerek yok.

44:06

Hoşça kal.

44:09

Ha zamansız geldim galiba.

44:12

>> Aksine tam zamanında geldin Mercan

44:14

teyze.

44:14

>> E otobüs birazdan kalkar. Arkadaşının

44:17

peşinden git hadi ayıbı olmasın.

44:19

>> Arkadaşım değil artık sadece eski

44:21

nişandım.

44:22

>> Aranızda ne geçti bilmiyorum ama seni

44:24

görmeye gelen birinin böyle gitmesi

44:26

doğru mu oğlum?

44:27

>> Beni görmeye falan gelmiş değil. O

44:30

kendini temize çıkarmış oldu buraya

44:32

gelerek içindeki vicdan azabından

44:34

kurtuldu. Peşinden gidip de huzurunu

44:36

kaçırmanın anlamı yok. Sonradan

44:38

üzülmeyesin.

44:40

>> Ben üzüleceğim kadar üzüldüm zaten.

44:42

Bundan sonra geçmişi düşünerek zaman

44:44

kaybedeceğimi sanmıyorum.

44:49

[müzik]

44:55

[müzik][zil sesi]

45:00

Bete tatil köyü projesi nasıl gidiyor?

45:02

Ha

45:03

>> sen alay et bakalım. Seneye görüşeceğiz

45:05

nasıl olsa. Tabii tabii tabii.

45:07

Kanalizasyonu nereye vereceğini bulunca

45:10

turistleri taşımaya başlıyorum. Senin

45:12

tatil köyüne ismini de hazırladım. Ağaç

45:15

altı tatil.

45:16

>> Devam et devam et. Son gülen iyi güler

45:19

nasılsa.

45:20

>> E şaka bir yana aslında iyi fikir. Çok

45:24

para gerekir ama

45:25

>> bu işe para yatırmayı düşünen biri

45:27

çıkmaz mı acaba?

45:30

Baksana İlmi Reis şu gelen Hulki değil

45:32

mi?

45:34

>> Ramazan'ın oğlu.

45:36

Ne o yoksa ona da mı ortak edeceksin

45:38

tatil köyüne?

45:40

>> Bizim Serpilistetmiş babasını.

45:41

>> Yok y Serpil evlenecek çağa geldi mi ki?

45:45

>> Zaman çabuk geçiyor reis.

45:47

>> Seninle bir şey konuşmak istiyordum.

45:49

Metin abi.

45:50

>> Gel Hulki otur şöyle.

45:53

>> Burada konuşmasak

45:54

>> ilmi reisten gizlenecek bir şeyimiz

45:56

olmaz bizim Ulki. Her şeyimizi bilir o.

45:59

>> E iyi o zaman. Haberiniz oldu mu

46:02

bilmiyorum ama babamlara telefon edip

46:04

Serpille evlenmek istediğimi

46:06

söylemiştim.

46:07

>> Abimin mektubu geçen gün geldi.

46:10

>> Nasıl desem?

46:12

Ben vazgeçiyorum o işten.

46:14

>> Olacak şey değildi zaten

46:17

>> hepimiz aynı köyün çocuğuyuz Metin abi.

46:20

Kara çalmak değil niyetim ama senin de

46:23

haberin olsun istedim. Serpille sizin o

46:26

kiracı arasında e bir şeyler var.

46:30

Ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu senin

46:32

Hulki? Sarho diye abuk sabuk konuşturmam

46:35

seni karşımda haberin olsun.

46:37

>> Kendi gözümle gördüm Serpili. Geçen gün

46:40

adamın kapısının altından mektup

46:41

atıyordu.

46:43

Söylemedi demeyin sonra.

46:45

>> Gizli gizli mektuplaşıyorlar mı

46:47

diyorsun?

46:48

>> Ertesi gün de birlikte eve girerlerken

46:50

gördüm.

46:51

>> Yapma ya.

46:53

>> 5 10 dakika sonra elinde bir kitapla

46:55

çıktı Serpil.

46:56

>> Serpil'in mektubuna cevap vermek için

46:58

İrfan roman yazmış. demek değil. Peki

47:01

sen niye dolaşıyordun Serpil'in peşinde?

47:03

Hulki

47:05

>> onunla evlenmeye niyetlendiğim için ne

47:08

yaptığını bilmek hakkım diye düşündüm.

47:10

Ha yanlış mı abi?

47:12

>> Allah Allah. Bu köyde oğlanları aklıma

47:14

almıyor hala. E evladım hem kızı

47:17

babasından istedecek kadar beğeniyorsun

47:20

hem de iki kelime konuşacak kadar

47:22

cesaretin yok. Bu nasıl iş böyle?

47:25

>> Metin abiye saygımız büyüktür. Hilmi

47:27

Reis,

47:27

>> saygın var diye Metinle de mi

47:29

konuşmayacaksın? Hulki

47:31

>> e ne de olsa Metin abiyi amcası olur

47:33

Serpil'in. Konuşup saygısızlık etmek

47:36

istemedim anlayacağın.

47:37

>> Konuşmadan biriyle nasıl evlenmek

47:39

istediğini de anlat olacak.

47:41

>> Önce namusumuzu düşündük. Elbet o evden

47:44

çıkan birinden böyle bir şey beklemedik.

47:47

>> Ulki

47:48

ne kadar içtin sen?

47:50

>> Evet. Sabahtan beri içiyorum.

47:53

İzin ver şu kiracının dersini ben

47:56

vereyim abi. He

47:57

>> bakul şimdi beni iyi dinle.

48:11

>> Hayırdır Serpil? Elin kolun boş döndün

48:14

kasabadan.

48:15

>> Amcam getirecek aldıklarımızın.

48:17

>> Ne o Metin gelmedi mi?

48:19

>> Hilme amcanın yanında bir çay içip

48:21

gelecekmiş. Teknesi yolun kenarında diye

48:24

her önünden geçen bir çay içmeye kalksa

48:27

tüm kazancını çaya şekere yatırır. Hilmi

48:31

İrfan abiin misafiri gelmişti bugün.

48:34

>> Ha gördüm. Eski nişanlısıymış kızcağız.

48:37

İrfan'ı götürmek için uğraştı ama o

48:39

burada kalmakta kararlı anlaşılan.

48:42

>> Gitmedi mi?

48:43

>> Ne gitmesi? Kızı otobüse bile götürmedi.

48:46

>> İyi etmiş.

48:47

>> Ayrılsalar bile öyle ortada

48:48

bırakmamalıydı kızı.

48:50

>> Nişanı bozan kız olmuş.

48:52

İrfan abi içerideyken hem de

48:55

>> ne demekmiş o?

48:56

>> E şey cezaevindeymiş

48:59

ama suçsuz olduğu ortaya çıkmış hemen.

49:01

>> Ya sen de biliyorsun demek.

49:03

>> Sana da mı anlatmıştı?

49:05

>> Evi kiralamadan önce başına gelenlerin

49:07

hepsini tek tek anlattı bana. Hapse

49:10

girip çıktığı için evi ona vermeyeceğimi

49:13

düşünmüş.

49:13

>> Çok acı çekmiş olmalı.

49:15

>> Hayat o kadar uzun değil ama yine de bir

49:18

sürü tatsız şey geliyor insanın başına.

49:21

Bir süre sonra unutur o da.

49:23

>> Ya unutana kadar.

49:24

>> Eee, önemli olan yoldan çıkmamak,

49:28

serpil. Kim olduğunu unutmadıktan sonra

49:30

gerisi pek önemli değil. Acılar geçici

49:33

aslında. Kalıcı olan insan yavru.

49:41

[müzik]

49:47

Bırakacaktın. Bırakacaktın ki iyice

49:50

benzetecektim şu ülkeyi değil mi reis?

49:53

>> Delirdin mi oğlum? Söyleyeceğini

49:55

efendice söyledin sen. Bu ders yeter de

49:57

artar bile.

49:58

>> Utanmadan İrfan'ı döveceğini söylüyor.

50:00

Bir de taş devrinde yaşıyor sanki.

50:02

>> İşsiz güçsüz dolaşana yapacak iş gerek

50:05

Metin. Kendi kendine işi icat etmiş

50:07

işte.

50:08

>> Yüzde yok ki oğlan da. Sıkılmadan

50:10

anlatıyor bir de yaptıklarını.

50:12

>> Cahillik işte. Bırak sen de daha fazla

50:15

büyütme bu meseleyi. Serfilede bir şey

50:17

söyleyip canını sıkma kızım.

50:19

>> Şunun bunun lafıyla kalbini kırar mıyım

50:21

İlmi Reis?

50:23

>> Ah! İrfan bu tarafa geliyor bak.

50:25

İstersen anlatalım durumu.

50:27

>> Ne gerek var adamın sinirini bozmaya?

50:29

Zaten kendi derdiyle baş edemiyor.

50:31

>> Merhabalar.

50:32

>> Merhaba.

50:33

>> Kafa kafaya vermiş. Ne konuşuyorsunuz

50:34

böyle? Ha

50:35

>> ne olsun? İlmi reisle dertleşiyoruz

50:37

işte.

50:38

>> İyi iyi. Kumsal'da turistlerle konuştum

50:40

bugün. H

50:41

>> köyden memnunlar ama pansiyonların

50:43

ağzından şikayetçi hepsi.

50:45

>> He.

50:45

>> Deniz mevsimi başlamadan dolmuş bütün

50:47

pansiyonlar. Gelenler geceyi kasabada

50:50

geçirmek zorunda kalıyorlarmış.

50:51

>> E Metin'in taksisine iş çıkıyor böyle.

50:54

>> Aslında daha fazla gelmek isteyen de var

50:57

ama kalacak yer olmadığından

50:58

gelemiyorlar. İlmi reis seneye şu

51:01

araziyi halledeyim de görün siz.

51:04

>> Hım. Kafanda bir şeyler var senin

51:06

herhalde.

51:06

>> A turistik tatil köyü açıyor beyimiz.

51:09

>> Tatil köyü olmaz da. Başta kamp yeri

51:12

olur.

51:12

>> Bence iyi düşünmüşsün.

51:14

>> Bunun dediğine bakma sen. Az parayla

51:17

olacak iş değil bunlar.

51:18

>> Yarından tezi yok. Kendime bir ortak

51:20

aramaya başlarım ben de.

51:22

>> Bugünden başlarsan daha kolay olmaz mı?

51:24

>> Nasıl yani?

51:25

>> İlk teklifi bana yap. Söylediklerin çok

51:28

akıllıca geldi bana.

51:29

>> Ciddi misin sen?

51:30

>> Elbette ciddiyim. Neden kaçırayım böyle

51:32

bir fırsatı? E tabii beni ortaklığa

51:35

kabul edersen.

51:36

>> Senden iyisini bulacak değilim ya.

51:38

Yabancı dil de biliyorsun. E altyapısına

51:40

çok para gider yalnız.

51:42

>> Onu düşünmesen hallederiz merak etme.

51:44

[kahkaha]

51:44

>> Uzatın o zaman ellerinizi.

51:47

>> Hadi bakım.

51:47

>> Bu akşam ortaklığımızı kutlamaya ne

51:49

dersiniz? Ha kasabaya gidip iyi bir masa

51:51

kurduralım kendimizi.

51:53

>> Köy sınırlarının dışına çıkmaya karar

51:55

verdin demek. Yaşa ustanım benim.

51:59

[iç çeker]

51:59

>> Hayat böyle işte. Hilmi reis. İçine

52:02

sığmayacağımız sınırlar içine hapsederiz

52:04

kendimizi. Sonra da uğraşır dururuz

52:06

kendi ördüğümüz duvarları yıkmak için.

52:09

>> [müzik]

52:20

>> Yeni Bir Hayat adlı oyunumuzu

52:22

dinlediniz. Bir başka oyunda buluşmak

52:24

dileğiyle.

52:30

[müzik]

52:44

>> [müzik]

53:02

[müzik]

53:07

[müzik]

53:20

[müzik]

53:31

[müzik]

53:37

[müzik]

53:51

[müzik]

54:02

[müzik]

54:33

[müzik]

Interactive Summary

Radyo tiyatrosu oyunu, küçük bir sahil köyüne yerleşen ve geçmişinde haksız yere hapis yatmış İrfan'ın hikayesini anlatıyor. İrfan, burada doğa ve köy halkı ile bağ kurarak huzuru bulmaya çalışırken, eski hayatından gelen Sibel ile yüzleşmek zorunda kalır. Aynı zamanda, köydeki turizm potansiyelini keşfeden İrfan, köy halkıyla iş birliği yaparak yeni bir geleceğe adım atar.

Suggested questions

3 ready-made prompts