HomeVideos

Radyo Tiyatrosu: Saatli Maarif Takvimi | Psikoloji

Now Playing

Radyo Tiyatrosu: Saatli Maarif Takvimi | Psikoloji

Transcript

1146 segments

0:07

Radyo tiyatrosu. [müzik]

0:16

Yapım Ankara Radyosu.

0:19

>> 2000'e merhaba etkinlikleri kapsamında

0:21

kurumumuzca düzenlenen Radyo Tiyatrosu

0:24

yarışmasında birincilik ödülü kazanan

0:27

oyunu sunuyoruz.

0:30

>> [müzik]

0:36

[müzik]

0:42

>> Yapım Ankara Radyosu.

0:44

[müzik]

0:49

[müzik]

0:53

Saatli marif takvimi

0:57

[müzik]

1:05

[müzik]

1:07

yazan Tür ezici, dramatk Selma Fındıklı

1:12

yöneten [müzik] Mehmet Atay yapımcı

1:15

İsmet Geten. Efektör Ömer Atilla Ulaş.

1:23

>> [müzik]

1:32

>> Oynayan sanatçılar Profesör Rane Hanım,

1:35

Ümit Sergen, İpek İpek Atagün Ali Ahmet

1:41

Bacınoğlu,

1:43

Hasan Cankut Ünal, Memur Ertuğrul Sakar,

1:48

sunucu Selim Bayraktar,

1:52

>> [müzik]

1:56

[müzik]

2:07

[müzik]

2:22

>> Alo, buyurun Medikos Sosyal.

2:24

>> Alo, alo.

2:26

>> Sizi duyuyorum efendim.

2:28

>> İyi günler beyefendi.

2:30

>> İyi günler.

2:31

>> Ben profesör, emekli profesör Rana

2:34

Atagün. 15 gün kadar önce kurumunuza

2:36

başvurmuştum. Bir hanım öğrenci için.

2:39

Yanımda kalmak üzere.

2:42

Ben ben yalnız yaşıyorum da bir

2:45

dilekçeyle bizzat başvurmuştum.

2:48

Hatırlayabildiniz mi?

2:49

>> A evet evet hocam. Elbette hatırladım.

2:51

İşleminizi ben yapmıştım. [homurdanır]

2:53

Başvuru formunuz şu anda önümde duruyor.

2:56

A alakanıza çok teşekkür ederim efendim.

2:59

Sizden bir haber gelmeyince ben arayayım

3:02

dedim. E acaba hala?

3:04

>> Tesadüfe bakın. Dün bir başvuru yapıldı

3:06

hocam. Biz de tam sizi aramak üzereydik.

3:09

>> Aa çok sevindim. Bir üniversite

3:12

öğrencisin.

3:12

>> Evet. Size öğrenci hakkında kısaca bilgi

3:14

vereyim isterseniz.

3:15

>> Ah lütfen efendim. Zahmet olmaz.

3:17

>> Ne demek hocam? Görevimiz

3:20

eee adı İpek. Samsun'dan gelmiş. 19

3:24

yaşında tiyatro eğitimi yapıyor. Halen

3:27

2. sınıf öğrencisi. Bugünlerde yaz

3:29

dönemi sınavlarına hazırlanıyor. Geçen

3:31

yıl yurtta kalmış. E bu yılın başında

3:34

yurttan ayrılıp bir arkadaşıyla birlikte

3:36

ev tutmuş. Ama İpek evden ayrılmak

3:38

istiyor.

3:38

>> Aa neden acaba? Nedenini açıklıyor mu

3:41

kendisi?

3:42

>> Hayır. Zaten bu tür ayrıntıları

3:44

öğrenciye biz de sormuyoruz. Nedenin

3:46

genellikle ekonomik olduğunu

3:47

söyleyebilirim.

3:48

>> Anlıyorum. Demek iki yıldır Ankara'da

3:51

yaşıyor.

3:53

Tiyatro mu okuyor demiştiniz.

3:54

>> Evet.

3:55

>> Aa, enteresan. Çok enteresan.

4:00

Peki, alakanıza teşekkür ederim.

4:01

>> Eee, bundan sonra izlemeniz gereken yol

4:03

şöyle. Daha ayrıntılı bilgi almak

4:05

isterseniz okuldan tiyatro bölüm

4:07

başkanını arayabilirsiniz. Öğrencinin

4:09

başvurusunda zaten referans olarak

4:10

gösterilmiş. Biz sizin telefon

4:12

numaranızı öğrenciye verdik hocam. Ah,

4:14

çok teşekkür ederim efendim.

4:15

>> Sayın hocam, önce öğrencinin telefon

4:17

numarasını kaydedin isterseniz.

4:19

>> Aa, tabii tabii. Bir dakika izin verin

4:22

efendim. Gözlüğümü takayım.

4:26

Evet, sizi dinliyorum.

4:31

[müzik]

4:36

>> [müzik]

4:40

>> Salon ışıklarını yakabilirsin. Şazi.

4:46

Güneş iyice indi herhalde. Gazetenin

4:49

harflerini seçemiyorum.

4:52

Teşekkür ederim. Hasan'a söyleyelim de

4:55

pencerelerinin önündeki ağaçların

4:57

dallarını biraz budasın. Gün ışığını

5:00

bayağı engelliyorlar.

5:01

>> Olur hocam.

5:02

>> Yukarıda işini bitirdin mi? Misafirimiz

5:05

neredeyse gelmek üzere. Odası tamamıyla

5:08

hazır mı Şaz?

5:09

>> Ay sizi hiç böyle heyecanlı görmemiştim

5:11

hoca hanım meraklanmayın. Hiçbir eksik

5:14

yok odada. Yatağa dediğiniz pembe

5:16

çiçekli örtüyü de serdim. Her şey tam

5:19

istediğiniz gibi oldu. Eline sağlık.

5:22

>> Odaya bir de siz göz atın isterseniz.

5:23

>> Akşam bakarım. Şu bastonla üst kata

5:26

çıkıp inmek kolay mı sanıyorsun sen?

5:29

Gençliğimde günde belki 100 kere uçar

5:32

gibi çıkıp inerdim. O merdivenleri,

5:35

kanatlarım varmış gibi.

5:37

[iç çeker][ani nefes alır] Ah ah. Şimdi

5:39

ise sabah inip akşam yatma vakti

5:42

geldiğinde çıkabiliyorum. Ancak

5:45

ipeğin baş ucundaki komedinin üstüne bir

5:48

okuma lambası koydun mu?

5:49

>> Hem de üzerinde deniz kızı heykeli olan

5:51

o pirinç lambayı koydum.

5:53

>> Pirinç değil o. O lamba bronz. Tam

5:57

[boğazını temizler] 60 yıl önce felsefe

5:59

doktorası yapmak için gittiğimde

6:02

Fransa'dan almıştım.

6:04

Paris'ten

6:05

evleninceye kadar genç kız odamın en

6:09

vazgeçilmez aksesuarıydı.

6:11

Geceleri ciltler dolusu kitap okudum

6:14

ışığında. [iç çeker]

6:16

Ah tanrım nasıl da unuttum. Kütüphaneden

6:20

ipek için birkaç kitap seçmeliyim.

6:23

>> Bu kadar heyecan size iyi gelmez hoca

6:25

hanım. Vallahi korkuyorum. E kütüphane

6:28

burada. Siz de buradasınız. Nasıl olsa

6:30

seçersiniz.

6:31

>> Peki. [boğazını temizler] Peki. Söyle o

6:32

zaman.

6:33

Küçük pilli radyoyu yatağının baş ucuna

6:35

koydun değil mi?

6:36

>> Hiç unutur muyum?

6:38

>> Biliyorsun sabah ve gece haberlerini

6:40

asla kaçırmamalı İpek. Tiyatro

6:43

saatlerini, müzik yayınlarını dinlemeli.

6:47

Radyo dinlemek başka bir kültürdür

6:50

Şaziye. Hele günümüzde bir tür

6:53

ayrıcalıktır.

6:55

Ama tabii kaliteli yayın yapan

6:57

istasyonları arayıp bulacaksın. Şimdiki

7:00

gençler için varsa yoksa televizyon.

7:03

Bakalım İpek Kız hangisini daha çok

7:05

seviyor. Göreceğiz.

7:07

Programları seçerek izliyorsa televizyon

7:11

önemli tabii ama bana sorarsan radyo

7:14

yine de bam.

7:15

>> E bir küçük televizyon olsaydı odasına

7:17

koyardık.

7:18

>> Hım. İyi ki yok. Her eve bir televizyon

7:22

yeterli. Çok isterse oturma odasında

7:25

seyredebilir o aptal kutusunu.

7:28

[kahkaha]

7:29

Biliyor musun dün telefonda kalacağım

7:33

odada televizyon var mı efendim diye

7:35

sordu bana. Yok dedim. Gayet kısa ve net

7:40

bir şekilde. Ah bu ipek olmalı. Geldi

7:43

işte. Geldi. Çabuk aç kapıyı.

7:47

Aa sen miydin Hasan Efendi? Biz de

7:49

öğrenci kız geldi sandık. Hasan

7:52

Efendiymiş. Kim? Hasan Efendi. İyice

7:57

ağrı işliyor artık.

7:58

>> E yaşlılık işte. [kahkaha]

8:01

>> Hasan [boğazını temizler] Efendi dedim.

8:03

Bahçıvan. İyi ya. Gelsin.

8:08

Gel bakalım Hasan. Otur. Otur.

8:11

[iç çeker][ani nefes alır] Aa ne güzel

8:13

günler onlar öyle. Ah bizim bahçeden mi?

8:18

>> Öyle öyle. Küçük hanım için. odasına

8:22

koyarsınız diye.

8:24

>> Yıllar çok şey alıp götürdü bizlerden

8:26

ama sende bir şey hiç değişmedi Hasan. O

8:31

hep genç kaldı. İnceliğin.

8:34

>> Sağ olun hanımefendi.

8:35

>> İyi görünmüyorsun sen. Hasta mısın?

8:38

>> Bronşit hanımefendi. [kahkaha]

8:41

Azdı yine.

8:42

>> Ah ah. Söz dinlemiyorsun ki. İçme şu

8:46

sigarayı diyorum sana. Mahvetti seni

8:49

Caziye. Bir bardak su verdi is

8:51

>> yok istemem. Sağ olun. Şey diyecektim

8:55

hanımefendi. Benim büyükoğlan hastaneden

8:58

randevu [boğazını temizler] almış.

8:59

Doktora bir görün diyor. İkiü gün

9:02

gelmesem acaba?

9:04

>> Aa ilahi Hasan benden izin mi alıyorsun?

9:08

>> Halil efendi komşu köşkü bahçıvanı.

9:11

Onunla konuştum. O sulayacak bahçeyi.

9:14

>> İyi yapmışsın.

9:17

Yaz erken bastırdı bu sene. Çimen çiçek

9:22

her gün bol su ister. İhmale gelmez hele

9:26

de kaysı ağaçları.

9:29

>> A ağaçlar dedin de şu pencerelerin

9:31

önündeki dalları bu da versen ışığı

9:34

engelliyorlar. Acelesi yok. Önce

9:37

sağlığına bak sonra.

9:38

>> Sağ olun. Sağ olun. Eee, ben artık

9:42

gideyim.

9:44

>> Geçmiş olsun. Onu geçir şaze.

9:46

>> Tabii hoca hanım. [öksürme]

9:50

Güle güle Hasan Efendi.

9:57

[iç çeker]

9:58

Hasan için kaygılanıyorum.

10:00

Sanki çok zamanı kalmadı gibi.

10:03

Biz birlikte yaşlandık sayılır Şaziye.

10:06

Evden ayrı geçirdiğim okul evlilik

10:10

yıllarımı saymazsak bu köşkte hep

10:13

birlikteydik onunla.

10:15

Paşa babam onu köşke getirdiğinde

10:18

çelimsiz ufak tefek bir oğlandı.

10:21

Çok sık hasta olurdu. Ateşi yükseldiği

10:24

zamanlar mas mavi gözleri daha bir

10:27

irileşir, daha bir parlardı.

10:31

Sağlığıyla hep annem ilgilenirdi.

10:35

Ah [iç çeker]

10:36

neyse. Hastalık ölüm konuşmak

10:38

istemiyorum.

10:40

Şaz nereye kayboldun Şazie? Mutfaktayım

10:45

hoca hanım. Geliyorum. Yemeklere bir göz

10:47

atayım dedim.

10:50

Elime sağlık. Hepsi de çok güzel olmuş.

10:53

Akşama İpek Kızla afiyetle yersiniz.

10:55

>> Tabii İpek Kız gelirse. [ani nefes alır]

10:58

Ah vakit hali geç oldu. Hala ortalarda

11:02

yok.

11:02

>> Gelir gelir meraklanmayın.

11:04

>> Bekliyoruz bakalım.

11:06

Aa kitaplar az kalsın unutacaktım.

11:09

Unutsaydım elimden kurtulamazdın. Çünkü

11:12

bana sen engel oldun.

11:13

>> E ben size ipeğin odasına kitap koymayın

11:16

demedim ki. O anlama gelen bir şey

11:18

söyledin işte.

11:19

>> Aman hocanım.

11:20

>> Ha neyse neyse. Bırak elindekileri de

11:23

kalkmama yardım et. Had.

11:24

>> Yavaş yavaş. Acele etmeyin canım.

11:30

>> Bu koltuğa oturdun mu gömülüp

11:32

kalıyorsun. Hı. Tamam tamam bırak.

11:36

Teşekkür ederim. Şu bastonu da ver bana.

11:39

Hı. İşte oldu. Gerisini ben hallederim.

11:45

Ben de pianonun tozunu alayım. Üsraplara

11:48

ulaşmaya kalkmayın sakın.

11:49

>> Kütüphanenin alt kata taşınması iyi

11:52

oldu. Taşınmak mı? Ne taşınması?

11:55

Kütüphane alt kata göç etti. Göç tam bir

11:57

hafta sürdü. Orada mırıl mırıl ne

12:00

konuşup duruyorsun Şaziye. Gel de şu

12:02

kitabı almama yardım et. Bak şu 3üncü

12:05

raftaki lacivert ince ciltli olanı. H

12:09

tamam işte o.

12:11

Felsefeci

12:14

ve sanatçı

12:17

olarak Atatürk ver. Okuman hala zayıf

12:22

senin. Felsefeci ve sanatçı olarak

12:26

Atatürk.

12:28

Ah [iç çeker][ani nefes alır]

12:29

benim bir konferansımdır bu Şaziye. 40

12:32

yıl önce vermiştim. Sonra kitap olarak

12:35

basıldı.

12:37

Eskiden düzenli olarak Atatürk

12:39

konferansları yapılırdı. Yüreklerde

12:42

cumhuriyet coşkusu. Hepimiz aylarca gece

12:47

gündüz çalışır, araştırmalar yapar,

12:50

hazırlardı konuşmalarımızı.

12:56

[alkış]

13:01

>> [alkış]

13:03

>> Ey birbirine diş bileyen yığınlar,

13:07

ey yığın yığın insan gafletleri.

13:11

Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde.

13:14

Dünya o zaman görecek hakikat nerede?

13:18

Hakikat nerede?

13:21

[alkış]

13:24

Evet. Konuşmamın başından beri Mustafa

13:27

Kemal'i bir felsefeci, bir düşünür

13:29

olarak tanıtmaya çalıştım sizlere. Şimdi

13:32

de kendi yazdığı şiirinden okuduğum bu

13:35

bölümle onun sanatçı kişiliği üzerinde

13:38

durmak istiyorum.

13:43

[müzik] Dünya o zaman görecek hakikat

13:46

nerede?

13:47

O hakikate bugün ne kadar yakınız acaba?

13:51

>> Derin nere daldınız yine hoca hanım?

13:53

Almamı istediğiniz başka bir kitap var

13:54

mı?

13:55

>> İpek bu kitabı mutlaka okumalı.

13:58

Ne dedin? A yok teşekkür ederim. Ötekini

14:02

ben aldım. Tiyatro sanatı ile ilgili bir

14:05

kitap. Poetika Aristo'nun. Bir ara

14:09

bunları odasına bırakıver.

14:11

Poet

14:13

aman neyse dilim dönmüyor. En iyisi ben

14:16

işimin başına döneyim. [kahkaha]

14:18

>> Deli kız.

14:19

>> Bu piyanonun tozunu da ala ala

14:20

bitiremiyorum.

14:25

Bari çalsanız. Ne zamandır kapağını bile

14:27

açmıyorsunuz.

14:29

Eskiden sabahları çalardınız. Sabah

14:32

kahvesinden sonra bir yandan işimi

14:33

yapar, bir yandan sizi dinlerdim.

14:36

>> Bileklerim eskisi kadar güçlü değil

14:38

artık.

14:40

Of bu koltuk yine içine gömüldüm bak.

14:43

>> E yatak odanızdakiyle değiştirelim

14:45

diyorum. Yanaşmıyorsunuz.

14:47

>> A olmaz. Kaç kere söyledim sana. Burada

14:51

kalmalı. Bu paşa babamın koltuğuydu.

14:54

Rahatına çok düşkündü babam. Burada

14:57

oturur sağa sola emirler yağdırırdı.

15:00

Eh ne de olsa o bir askerdi. Evin en

15:04

stratejik noktası da burasıydı.

15:09

Zavallı anneciğim ayaklarında sanki

15:12

patenler varmış gibi bir o yana bir bu

15:15

yana koşturur. Onun isteklerini

15:18

karşılamaya çalışırdı. Anneniz cefakar

15:21

kadınmış.

15:21

>> Ah [iç çeker] ah öyleydi. Ben onun gibi

15:24

olamadım.

15:26

Evliliğim de bu yüzden yürümedi galiba.

15:29

Aa şazım.

15:30

>> Durun durun bunu [boğazını temizler] ben

15:31

söyleyeceğim. İpeğin odasına Hasan

15:34

Efendi'nin getirdiği gülleri koymayı

15:36

unutma sakın.

15:37

>> O [kahkaha]

15:39

deli kız içimden geçene okur oldun.

15:42

>> Eh dile kolay. Yanınızda işe başlayalı

15:45

sonbaharda 20 yıl dolacak. 20 yıl oldu

15:49

demek ha. [ani nefes alır]

15:51

Geldiğinde gencecik su gibi bir kızdım.

15:55

İlk birkaç ay yatılı çalışmıştım. Gece

15:58

gündüz bir aradaydık. Sonra evlenip

16:01

çoluk çocuğa karıştı.

16:02

>> Aman hocaım karışıp da ne oldu?

16:05

>> He öyle olması çok normaldi tabii. Benim

16:09

içinse yalnız geceler başlamış oldu. O

16:13

zamanlar buna katlanabiliyordum.

16:15

Artık olmuyor. Çocuklardan, torunlardan

16:19

zaten hayır yok. Hepsi yurt dışında.

16:22

Herkesin kendi hayatı var. Geceleri yan

16:25

odada bir başka ses, bir başka nefes

16:28

duymak istiyorum artık. Ama içimde garip

16:31

bir korku var.

16:32

>> Korku mu?

16:33

>> Evet.

16:35

Geç öyle otur karşıma.

16:38

Bu evde mutlu musun Şazi?

16:40

>> E bu da nereden çıktı hocanım?

16:44

Seni kızdırdığım hiç olmuyor mu? Hadi

16:47

hadi çekinme söyle. Hadi.

16:49

>> Bazen o da hocalığınızdan ileri geliyor.

16:52

>> H

16:54

yaşlılıktan demeye dilim varmıyor değil

16:56

mi?

16:57

>> Aklıma bile gelmedi hocam. Yaşlılık zor

17:00

kızım, zor. Yolun sonuna geldiğini

17:03

hissetmek çok zor. Bütün gençliğini

17:07

önüne serilen uçsuz bucaksız bir anlam

17:10

denizinde inançla yılmadan kulaç atarak

17:15

geçirmişsen iyice zor.

17:18

Biz önce hayal ettik. Sonra umutla

17:22

hayallerimizin peşine düştük. Şaziye.

17:25

Bir de baktık ki taş taş tuğla tuğla

17:29

kurduğumuz abidelerin yanı başındayız.

17:32

İnancımız, umudumuz, gururumuz daha bir

17:36

bilenmiş. Öylece dimdik ayakta

17:39

duruyoruz.

17:41

Şimdi düşünüyorum da seçtiğimiz yol

17:44

doğruymuş. Bizi önüne katıp süpüren

17:48

zaman denilen o acımasız süpürgecinin

17:51

karşısında ancak böyle direnebilirmişiz.

17:56

Evet, bu tam anlamıyla bir meydan

17:59

okumaydı. Yüreğim hala genç, hala

18:03

direniyor ama bedenim güçsüz artık.

18:07

Beni huysuz, sabırsız bir yaşlıya

18:09

dönüştüren işte bu çelişki. Kendimi

18:13

artık o süpürgenin önünde gözle

18:16

seçilemeyecek kadar küçük bir toz

18:19

zerreciği gibi hissedim.

18:21

Ya şimdi meseleyi anladın mı?

18:24

>> Hem de nasıl ne çok şey öğrendim sizden.

18:27

Okuyup yazmayı, oturup kalkmayı, dünyaya

18:30

bakmayı. [kahkaha]

18:32

Okuyup yazmada hala tekliyorsun ama

18:35

bugünkü takvim yaprağını da hala

18:37

okumadın bana.

18:38

>> Ay onu okumaya bayılıyorum hocanım.

18:40

Hemen koparıp okuyayım. Hadi bakalım.

18:44

İşte saatli mağrip takviminden bir

18:47

yaprak daha.

18:50

Temmuz 14, Cuma. Günün kısalması 2

18:56

dakika.

18:58

Fransız devriminin başlaması

19:04

1789.

19:06

Bugün Fransızların Milli Bayramı Şazi.

19:09

Fransızlar

19:10

bu sefer gelen ipek kızdır. Masanın

19:12

üstündeki şu gazeteyi ver bana. Sonra

19:14

kapıyı aç. Çabuk çabuk.

19:15

>> Ay bana ne oluyorsa elim ayağım dolaştı

19:18

birden.

19:24

Merhaba. Yanlış gelmedin değil mi?

19:26

Profesör Rana Hanım'ın evi burası

19:27

olmalı.

19:28

>> Burası. Sen de ipeksin. Hoş geldin.

19:31

>> Hoş bulduk. Birkaç parça eşya var bahçe

19:33

kapısının önünde.

19:34

>> Ay aksı gibi Hasan Efendi de yok bugün.

19:37

Sen içeri geç. Hoca hanım seni bekliyor.

19:39

Onları ben alırım.

19:41

>> E profesör nerede?

19:42

>> Salonda.

19:43

>> Sağ olun.

19:46

>> Merhaba efendim. Ben İpek.

19:48

>> A hoş geldiniz kızım. Lütfen oturun.

19:52

[boğazını temizler]

19:54

Nasılsınız?

19:55

>> Teşekkür ederim efendim.

19:56

>> Evi kolay bulabildiniz mi?

19:58

>> Hı hı. Hiç güçlülük çekmedim. Ankara'nın

20:00

en eski semtidir burası. Bütün taksi

20:03

şoförleri bilir.

20:04

>> Eviniz çok güzel hocam.

20:07

>> Çok eski bir evdir. Cumhuriyetle

20:09

yaşıttır. Yaklaşık 77 yıllık.

20:13

Çocukluğum, ilk gençliğim bu evde geçti.

20:18

Hayat çok garip. Yaşlılık ikinci

20:20

çocukluksa eğer şimdi burada yaşıyor

20:23

olmam pek tesadüf değil. Ne dersiniz?

20:26

>> H. Güzel bir bahçesi var.

20:28

>> Hım. Güzeldir.

20:30

Civarda bahçeli birkaç köş kaldı. Her

20:33

taraf apartman doldu. Beton yığınları

20:35

arasında bu bahçeli köşkler çöl

20:38

ortasındaki vahalar gibi kaldı. Onlar da

20:41

birer birer mirasçılara, müteahitlere

20:44

teslim oluyorlar.

20:46

Bahçede gördüğünüz ağaçlar, güller,

20:49

çiçekler hepsi Hasan'ın eseridir.

20:53

>> Hasan

20:54

>> bahçıvanımız.

20:55

Kendisi hasta. Ciğerlerinden.

20:58

Birkaç gün izinli. Çok yaşlandı ama hala

21:01

sigara içiyor.

21:03

H. Sigaradan nefret ederim.

21:07

Siz sigara kullanıyor musunuz?

21:11

Ay bu işte. Tamam. Tam dört kutu iki

21:15

bavul. Ay ne çok işyan varmış İpek.

21:19

>> Haklısınız. Zahmet oldu size. Bu kadar

21:21

olacağını ben de düşünmemiştim. Taksi

21:23

şoförü bile itiraz edecek gibi oldu.

21:26

Kitaplar, giysiler, televizyon derken

21:28

>> televizyon.

21:29

>> Size telefonda sormuştum. Odada

21:32

televizyon değil.

21:32

>> Evet. Şimdi ipeğe bir ikramda bulunalım

21:35

hoca hanım. Buz gibi sütlaç var İpek.

21:38

Kendi ellerimle yaptım bu sabah.

21:40

İstersen soğuk kayısı şurada da

21:41

içebilirsin. Çarşıdan alınma filan değil

21:44

ha. Bahçedeki ağaçların meyvesinden.

21:46

>> Sütlaç alayım.

21:47

>> Siz hoca bana da sütlaç getir.

21:51

>> E hava bugün çok sıcak. İnsan hep soğuk

21:53

şeyler yiyip içmek istiyor.

21:56

>> Aileniz Samsun'da. Öyle mi?

21:58

>> Evet efendim.

21:59

>> Biraz ailenizden bahseder misiniz bana?

22:02

>> Tabii. E babam öğretmen bir ilkokulda.

22:05

Annem ev hanımı. Benden başka ortaokula

22:07

giden bir erkek kardeşim var.

22:09

>> Özlüyor musunuz ailenizi?

22:11

>> Hem de nasıl. Son sınava gireceğim günü

22:13

iple çekiyorum.

22:14

>> Yaz tatilinizi ailenizle geçireceksiniz.

22:17

>> Evet.

22:18

>> Kısmet olursa ben de Amerika'ya

22:20

gideceğim bu yaz. torunlarımı

22:22

[boğazını temizler] görmeyi.

22:24

Onlarla [homurdanır] konuşabilmek için

22:26

İngilizce çalışıyorum. Orada doğdu,

22:28

büyüdüler. Türkçeleri yok denecek kadar

22:31

az. Bu çok üzücü. Torunlarımla ana

22:35

dillerinde konuşabilmek isterdim.

22:37

>> İngilizce öğrenmeye çalışmanız çok

22:39

ilginç hocam.

22:40

>> Zorlanıyorum tabii. Fransızca, Almanca

22:43

biliyorum ama bunlar işe yaramayacak.

22:46

Bizim zamanımızda eğitimde yabancı lisan

22:49

olarak bu diller tercih edilirdi.

22:53

Siz lisan biliyor musunuz? Biraz

22:55

İngilizce, biraz olmamalı. Gençliğin

22:59

hafıza gücünden yararlanmalısınız.

23:10

Alo, ben İpek. Ali iyiyim. Hı, iyiyim.

23:15

Az önce geldim. Hayır, daha

23:18

yerleştirmedim odamı. Hocayla sohbet

23:20

ediyoruz. Tamam, ben seni sonra ararım

23:23

canım. Hadi öptüm. Bay.

23:25

>> Sınıf arkadaşınız mı Ali?

23:29

>> Evet.

23:30

>> Demek cep telefonu kullanıyorsunuz.

23:32

>> Faturaları biraz pahalıya mal oluyor ama

23:34

çok pratik bir alet. İstediğiniz yerle

23:36

istediğiniz zaman iletişim

23:38

kurabiliyorsunuz.

23:38

>> Faturaları aileniz mi ödüyor? Öyle

23:41

sayılır. Bazen ufak tefek işler çıkıyor.

23:44

Oyunlarda yardımcı oyunculuk filan gibi.

23:46

Kazandığım parayla ben de katkıda

23:47

bulunuyorum.

23:48

>> Bir dergide okumuştum. Uzmanlar bu

23:51

telefonların zararlı ışınlar yaydığını

23:53

söylüyorlar. Öyle diyorlar.

23:55

>> İşte sütlaşlar geldi. Yanında buz gibi

23:59

soğuk su da var. Buyurun hoca hanım.

24:02

Buyurun. Teşekkür ederim. E bu da senin

24:05

ipek. Sağ olun.

24:09

Şekeri çok fazla olmuş bunun.

24:11

Üstelik çok soğuk. Benimkini daha erken

24:14

çıkarmalıydın. Do

24:15

>> telaştan unutmuşum hocaım. Biraz

24:17

bekletin. Hava çok sıcak. Soğuğu hemen

24:19

kırılır.

24:19

>> Hayır hayır istemiyorum. Al bunu.

24:22

E söyleyin bakalım İpek. Okul nasıl

24:25

gidiyor?

24:26

>> Dersler kesildi hocam. 10 gün sonra

24:28

final sınavları başlayacak.

24:30

>> Tiyatronun hangi branşında eğitim

24:32

yapıyordunuz?

24:33

>> Oyunculuk.

24:34

>> Aktris olacaksınız demek. Oo, Sara

24:38

Bernard gibi

24:39

>> tanıyorsunuz onu. Sara Bernard çok büyük

24:41

bir isim ama ben kendim için daha

24:43

mütevazi hedefler koyuyorum hocam.

24:45

>> Mütevazi değil, mütevazı demelisiniz.

24:49

Iyla.

24:51

Okula girebildiğinize göre yeteneğiniz

24:53

var. Çok gayret göstermelisiniz. En iyi

24:56

olmak için çalışmalısınız.

24:58

>> Hı hı. Haklısınız hocam.

25:00

>> Arkadaşınızın evinden neden ayrıldınız?

25:02

>> Eee, biz, siz sohbete devam edin. Ben

25:05

ipein odasına bir bakayım. Birazdan

25:07

eşyaları yukarıya taşır, yerleştiririz

25:09

ipekle. E sonra da ben giderim artık

25:11

hoca hanım. Vakit çok geç oldu zaten.

25:14

Benim küçük oğlan ateşliydi sabah.

25:15

Öylece bırakıp geldim. Sütl için

25:17

teşekkürler. Çok güzeldi.

25:19

>> Afiyet olsun.

25:24

>> Arkadaşınla neden ayrıldığımı

25:25

soruyordunuz hocam.

25:27

Hocam

25:30

ah uyumuş.

25:34

>> [müzik]

25:34

>> He.

25:49

[müzik]

26:02

[müzik]

26:07

>> [müzik]

26:18

>> Ay şu yaz sabahında ne güzel geldi bu

26:20

müzik bana. İnsanın içini yıkıyor,

26:23

serinlik veriyor. Ay elleriniz dert

26:25

görmesin hocanım.

26:27

>> Ne diyorsun Şazie?

26:28

>> Hiç. Sabah kahveniz hazır diyordum.

26:32

Takvim yaprağı da geliyorum.

26:36

Bu sabah bu kadar.

26:39

Pek güzel çaldığınız parmaklarınıza

26:41

sağlık. Umduğum kadar kötü değilim ha.

26:45

Ah Şazi ya. Hasan'ın evini bir arayıver

26:49

bakalım. Hadi. Sağlığı nasılmış?

26:51

>> Ararım. Siz şöyle koltuğunuza oturun.

26:54

>> Koltuğa oturmak istemiyorum. Bu sabah

26:56

masaya oturacağım.

26:57

>> Nasıl isterseniz. Kahveniz.

26:59

>> Teşekkür ederim. E ben de şöyle

27:02

karşınıza oturayım. Kahvaltıyı

27:04

kaldırmadım. İpek kız neredeyse iner

27:06

aşağı.

27:06

>> Hiç sanmıyorum. Hala uyuyor. A çoktan

27:09

uyandı hoca. Banyo yapıyor. Takvime

27:12

okumaya başlıyorum. Bu evde bugün ikinci

27:14

sabahı. Saat 10'dan önce uyanmıyor. Her

27:18

evin bir düzeni var. Buna uyması

27:20

gerekmez mi?

27:20

>> E gençlik hoca hanım hele bir alışsın

27:22

uyuyacaktır.

27:23

>> Bakıyorum söz söyletmiyorsun ona.

27:25

>> E güzel kız ama değil mi? Adı da kendi

27:27

gibi oyuncu olacakmış ha.

27:30

>> Konuyu değiştirmeye çalışıyorsun Şazi.

27:33

Koruyorsun onu. Sabah kahvaltısının bu

27:36

saate kadar masada beklediği görüldü mü

27:38

hiç bu evde? Hı. Paşa babam olsaydı

27:41

çoktan devirip dökmüştü masayı.

27:45

Birazdan İngilizce çalışmaya

27:46

başlayacağım. Masa işgal edilmiş. Nerede

27:49

çalışacağımı söyler misiniz bana?

27:50

>> E kütüphanenin önündeki yazı masasında

27:52

çalışırdınız hep hocam. O masa

27:54

pencerenin önünde. Salonun en rüzgar

27:57

alan yeri. Cerhan'a maruz kalıp felç

27:59

olmamı istiyorsun ha.

28:00

>> Tamam hocam o nasıl söz?

28:02

>> Tamam tamam tamam uzatmayalım bu konuyu

28:04

artık. Kısacası evimde geçirdiğim son

28:07

iki günden hiç de memnun kalmadım. Şimdi

28:10

okuyabilirsin. Hadi saatli marif

28:12

takvimini. Temmuz 16 cumartesi.

28:16

Günün bir dakika kısalması.

28:20

E bugünün yemek listesinde ne var

28:22

bakalım?

28:24

E patates, köfte.

28:27

İmam bayıldı salata.

28:31

Hah, ipek ipek aşağı iniyor

28:34

>> nihayet.

28:35

>> Had ben böreği ısıtayım.

28:37

>> Banyoda bu kadar kalınmaz ki canım. İki

28:39

gündür tonlarca su harcıyor.

28:41

>> Ne dediniz hocam?

28:42

>> A hiç hiç.

28:43

>> Günaydın. Sizi öpebilir miyim?

28:45

>> Ben şey e piyanonuzun sesiyle uyandım.

28:49

Betfen çalıyordunuz. Usta.

28:52

Oo, sofra harika. Şazye nerede?

28:55

>> Böreği ısıtıyor.

28:57

>> Hiç zahmet etme Şaziye. Kahvaltı

28:59

etmeyeceğim.

29:00

>> Niçin kızım? Sofra sizi bekledi bu saate

29:02

kadar.

29:03

>> Biliyorum efendim ama inanın hiç vaktim

29:05

yok.

29:05

>> Biraz erken kalkarsanız vaktiniz olur.

29:08

>> Geç yatınca uyanamıyorum.

29:10

>> O zaman uyku saatlerinizi düzene

29:11

sokmalısınız değil mi?

29:12

>> E hamur da kızartmıştım.

29:14

>> Şaz sinirlerimi bozuyorsun. Son günlerde

29:17

konuşmaların arasına girmeyi adet haline

29:19

getirdin.

29:20

>> Hatrin için bir tane alayım.

29:21

[homurdanır]

29:23

Nefis olmuş hayatım. Eline sağlık. Kurt

29:25

gibi açım ama bir ik dakika sonra çıkmak

29:27

zorundayım. Okulda bir şeyler

29:28

atıştırırım.

29:34

Alo. Efendim Ali geliyorum canım. 5 10

29:37

dakika idare ediverin. Tamam hadi

29:39

görüşürüz. Bay. Hemen çıkmalıyım.

29:42

>> Okula mı gidiyorsunuz İpek?

29:43

>> Evet hocam bugün sahne sırası bizim.

29:45

Okulda bir tek sahne 35 oyunculuk bölümü

29:47

öğrencisi var. Sınavlar için sahnede

29:50

çalışacağımız saatleri paylaşıyoruz.

29:51

>> Akşam çaya yetişirsiniz değil mi?

29:53

>> Çalışırım. Royal Albert

29:56

porselenlerimizle beş çayı içmeye

29:57

bayılıyorum.

29:58

>> Akşama yemekte ne var biliyor musun İpek

30:00

kız?

30:01

>> Tabii.

30:01

>> A nereden biliyorsun?

30:03

>> Saatli Marif takviminden. Hoşça kalın.

30:14

>> [müzik]

30:19

[müzik]

30:24

[müzik]

30:33

>> Çaye

30:35

ev mi yıkılıyor sabah sabah bu güntü ne

30:38

ipek odasını Temizliyor. Çabuk git söyle

30:42

ona. Kessin şu gürültüyü.

30:44

>> Aman tancım. Beynim patlayacak. Ay

30:54

işte oldu. E ipek elektrik süpürkesinin

30:57

sesini bastırmak için fazlaca açmış

30:59

müziği.

30:59

>> Sanki bilhassa yapıyor. Benim bu saatte

31:02

çalıştığımı biliyor. Oysa değil mi?

31:04

>> Aman hoca yavaş duyacak. Duysa

31:06

aldıracağını mı sanıyorsun? O kadar

31:08

rahat ve duyarsız ki. Evet. Evet.

31:11

Kesinlikle eminim. Bundan çalışmamı

31:13

engellemek için yapıyor. İpek hiç öyle

31:15

bir şey yapar mı hocam? Onun

31:17

işbirlikçisi oldum. Dikkatimden

31:19

kaçtığını sanmam. Bir haftadır kendi

31:22

evimde bir yabancı gibi yaşıyorum. Varsa

31:24

yoksa ipek.

31:25

>> Biraz su getireyim mi size?

31:27

>> İstemiyorum.

31:28

>> Kayısı şurubu.

31:29

>> Hiçbir şey istemiyorum. Bütün gece

31:31

gözümü kırpmadım zaten.

31:33

>> Hasan Efendi'nin hastaneye yatmasına

31:35

üzüldünüz siz. O başka. Hasan için

31:38

üzülüyorum tabii.

31:39

>> Rahatsızlandınız mı yoksa?

31:40

>> Rahatsız edildim efendim. O da komşum

31:44

tarafından.

31:45

Hanım kızımız önce mır bir şeyler okudu.

31:48

>> E belki de kütüphaneden seçtiğiniz

31:49

kitapları okuyordu.

31:50

>> Hiç sanmıyorum. Dün okula gittiğinde

31:52

odasına girip kitapları kontrol ettim.

31:55

Arasına gizlediğim kağıtların yerleri

31:57

değişmemiş. Bir haftadır kapakları

31:59

açılmamış. Baş ucuna koyduğumuz radyoyu

32:03

bir kere bile açmadığına eminim.

32:04

>> E ders çalışmış sonra da uyumuştu. Ne

32:06

gezer? Efendim? Sevgili televizyonunda

32:09

film seyretti. Sonra bir müzik kanalı

32:12

açtı. Onu dinledi. Bir ara uzun uzun cep

32:15

telefonuyla konuştu. Sonra yine müzik

32:17

dinledi. Tekrar telefonla konuştu. Yine

32:20

müzik. Telefonda muhakkak Ali ile

32:23

konuşmuştur. Artık ismim gibi biliyorum.

32:26

Ali onun sevgilisi. İçmediğini söylüyor

32:29

ama odasında gizli gizli sigara da

32:32

içiyor. Ara sıra kokusunu alıyorum. A

32:34

onu koruyorsun demeyin hocaım ama ipek

32:37

sigara içmiyor.

32:38

>> Nereden biliyorsun? Geceleri onun yanı

32:40

başında mısın?

32:41

>> Değilim ama biliyorum.

32:42

>> Neyse neyse. Biz de genç olduk. Hiçbir

32:45

zaman bu kadar sorumsuz olmadık. Ne

32:48

çevremize ne ailemize karşı. Bizim

32:51

zamanımızda.

32:54

[müzik]

33:06

>> Alo Ali

33:08

>> İpek gecenin bu saatinde hayır ola.

33:12

>> Uyandırdım seni. Kusura bakma.

33:14

>> Önemli değil. Ne oldu?

33:15

>> Hava çok sıcak. Uykum kaçtı bahçeye

33:18

çıktım. Neden öyle alçak sesle

33:20

konuşuyorsun?

33:21

>> Şu anda profesörün penceresinin tam

33:23

altındayım. Kulakları biraz ağır

33:25

işitiyor ama benim söylediğim her şeyi

33:27

duyuyor nedense.

33:29

Hava çok sıcak.

33:30

>> Emin misin? Tekneden sıcak mı?

33:33

>> Şey

33:33

>> anlıyorum. Yine o mesele. Bak İpek,

33:37

kendine güvenmemen için hiçbir neden

33:39

yok. Anlıyor musun beni?

33:40

>> Ama sahnede iyi değilim. Ali

33:42

>> bırak da buna Provanı izleyenler karar

33:44

versin. Ben Provan'ı izledim. Gayet

33:46

iyiydi.

33:47

>> Tamam. Bir parçada sorun yok. Fakat Lady

33:50

Macbet'te olmayan bir şey var. Ali

33:51

sınava sadece 3 gün kaldı. Üstelik bu

33:54

daha ilk sınav. Bu moralle ötekilere ne

33:56

olacağını bir düşün.

33:57

>> Paniğe kapıldın. Bak yarın sen oldu

34:00

deyinceye kadar çalışırız. Tamam mı?

34:03

>> Tamam.

34:05

>> Başka?

34:06

>> Her zamanki şeyler işte.

34:08

>> Profesör

34:09

>> bunalıyorum Ali. Sürekli izlendiğimi

34:11

hissediyorum. Yaptığım her şeyin eksik,

34:13

hatalı olduğu duygusuna kapılıyorum. O

34:15

kadar resmi ki bana hala siz diyor

34:18

biliyor musun?

34:19

>> Bu alışkanlıktan ipek. O kuşak gençlerle

34:21

öyle konuşuyor. Mehmet hocayı

34:23

hatırlasana geçen yılki Eskrim hocamızı.

34:26

Hep Ali Bey İpek Hanım diye hitap ederdi

34:28

bize.

34:29

>> Bilmiyorum Ali. Bu evde de olmayacak

34:31

gibi geliyor bana. Sorun bende mi acaba

34:33

diye düşünmeye başladım.

34:35

>> [kahkaha]

34:35

>> Sorun aranızdaki yarım asırlık farkta

34:37

ipek biliyorsun bunu. Değerlerinizdeki,

34:40

alışkanlıklarınızdaki farkı bir

34:42

düşünsene. Kolay değil ama çözümsüz

34:44

değil bence.

34:46

>> Bak bugün ne oldu? Ben

34:46

>> gecenin bu saatinde bu kadar gevezelik

34:49

yeter ipek telefon faturan yükleniyor.

34:51

Yarın anlatırsın. Şimdi git güzel güzel

34:54

uyu. Hiçbir şey düşünme. Söz mü?

34:58

>> Söz. Hadi bay. Ah. Yook. Hayır. Hayır.

35:01

Öyle değil. İyi geceler. [kahkaha]

35:04

>> İyi geceler.

35:08

[müzik]

35:15

[müzik]

35:18

Freud'a göre ölüm insanoğlunun yaşarken

35:21

yatsıdığı en acımasız gerçekliktir.

35:24

Yaşayan insan ölümü yatsımak için tüm iç

35:27

güçlerini sonuna kadar harekete geçirir.

35:30

Hiç kuşkusuz sanat ve edebiyat bu

35:32

yatsımanın yerine koymanın en çarpıcı

35:34

araçları olarak var olurlar. Özellikle

35:37

tiyatroda özdeşleşilen her kahraman

35:40

ölürken onunla ölüme hazırlanmak ve

35:42

nihayet onunla ölmek insanı bir kez daha

35:45

umutsuz bir hale getirir.

35:50

>> Hocam,

35:52

hocam.

35:52

>> Hasan uyuyor musunuz?

35:54

>> Hasan.

35:56

Hasan nerede?

35:58

Şazi, Şazi, Hasan.

36:01

>> İyi misiniz?

36:02

>> Siz Aypek

36:05

ay rüya görüyordum.

36:09

[homurdanır] Siz ne zaman geldiniz? Az

36:11

önce zili çaldım açan olmadı. Kapıyı

36:13

anahtarlarımla açıp girdim. Televizyon

36:15

odasından ses geliyordu. Programı

36:18

izlerken uyuya kalmışsınız. Ben de

36:20

televizyonu kapattım. İyi etmişsiniz.

36:23

Şaziye yok mu? Bugün erken çıktı.

36:26

ödenecek faturaları varmış. Saat kaç? Oo

36:31

4 olmuş. Çay saati yaklaşmış.

36:34

Çayı bugün siz hazırlar mısınız?

36:36

>> Elbette.

36:37

>> Kalkmama yardım ederseniz çayı

36:40

hazırlarken sizi eşlik edebilirim.

36:42

>> Tabii. Bastonunuz burada. Koluma girin

36:45

isterseniz.

36:48

>> Tamam.

36:50

Yo ayağa kalkmam yeterli. Teşekkür

36:53

ederim.

36:54

[iç çeker]

36:56

Güzel programdır. O programı her hafta

36:59

izlerim ama bugün uyuyup kaldım. İşte

37:03

bugünkü konu biraz sevimsizdi.

37:05

İnsanlık olarak ölüm karşısındaki

37:08

tutumumuz.

37:10

Bu Freud da el atmadık konu bırakmamış.

37:12

>> Programın sonuydu zaten hocam. Uyumakla

37:14

fazla bir şey kaybetmiş sayılmazsınız.

37:17

İnsanın sanat aracılığıyla ölümle

37:19

uzlaşma çabasından söz ediyordu. Siz

37:22

koltuğunuza oturun ben mutfağa geçeyim.

37:23

Hayır, sizi izlemek istiyorum. Hem

37:26

ayaklarım açılır biraz. Nasıl

37:28

isterseniz.

37:41

>> Biraz gergin misiniz İpek? Bana mı öyle

37:44

geliyor?

37:45

>> Evet hocam öyleyim.

37:46

>> Nedenini sorabilir miyim?

37:48

>> Sınava iki gün kaldı ama kendimi hala

37:50

hazır hissetmiyorum. Girmemeyi bile

37:52

düşünüyorum. Aa, sakın yapmayın. İmtihan

37:55

psikolojisi bu başka bir şey değil.

37:58

Biliyorsunuz Napolyon'u bile alt etmiş

38:00

özel bir psikolojidir bu.

38:02

>> Bunu bilmiyordum. Üzerimden atmaya

38:05

çalışıyorum ama elimde değil.

38:06

>> Bence artık çalışmayın. Uzaklaşın

38:09

konudan dinlenin biraz. Rahatladığınızı

38:12

göreceksiniz. Ben hep öyle yapardım.

38:15

Ah! Ne yapıyorsunuz İpek? Demliye çok

38:18

fazla çay koyuyorsunuz. Öyle mi

38:21

yapıyorum? Ben tek fincan içiyorum. Siz

38:23

iki fincan içiyorsunuz. E o halde 3 çay

38:26

kaşığı koymalısınız. Fazlası israf olur.

38:29

>> Peki istediğiniz gibi olsun.

38:32

1 2 3. Tamam mı? Sizi kızdırdım galiba.

38:40

Bu da imtihan psikolojisi gibi bir şey

38:42

işte. Benim kuşağımın tamamında vardır.

38:46

Adına tekalfi-i milliye psikolojisi

38:49

diyebiliriz. Ne psikolojisi?

38:51

>> Bakın, [homurdanır] istiklal harbini çok

38:53

güç koşullarda kazandığımızı

38:55

biliyorsunuz İpek. Bunun en önemli

38:58

nedeni yoksulluktu.

39:01

Mustafa Kemal başkumandan olduktan sonra

39:04

ulusa bir teklif emri hazırladı. Her

39:07

hane elinde ne varsa bir kısmını ordunun

39:11

ihtiyaçları için verecekti. Bir çift

39:14

çoraptan kundura çivisine, çarıktan

39:18

urgana, şekerden çaya kadar bütün halk

39:22

büyük bir özveriyle elindekini vermek

39:24

için birbiriyle yarıştı.

39:27

[iç çeker] Ah ah biz o günleri yaşadık.

39:30

İpek çok zor günlerdi. O yüzden bir

39:33

kaşık çayın israfı bile bana acı verir.

39:37

Anlayabiliyor [müzik] musunuz beni?

39:39

galiba.

39:46

[müzik]

39:50

Oo,

39:52

çay soframız harika. Pağaça da

39:55

almışsınız. Gelirken bir üst sokaktaki

39:57

pastaneden aldım. Çok eskidir orası.

40:00

Karadenizli bir ailenindir. Gençliğimde

40:02

küçük bir simitçi fırınıydı. Yıllar

40:05

geçtikçe gelişti. Lüks bir pastane

40:08

haline geldi. Çok güzel salep yaparlar.

40:12

[ani nefes alır] Ah canım. Hasan az mı

40:15

salep taşıdı oradan bana?

40:17

>> Demin rüyanızda Hasan Efendiyi

40:19

görüyordunuz galiba.

40:20

>> Ha evet. Rüya

40:23

Hasan'ı görüyordum. Daha doğrusu

40:26

çocukluğumuz.

40:28

Birlikte bir ağaç seçip tırmanıyoruz.

40:31

O önden tırmanıyor ben arkadan.

40:35

Bir ara başımı kaldırıp bakıyorum. Onu

40:38

ağacın en tepesinde görüyorum. Sonra

40:41

tırmanmaya devam ediyorum. Tekrar başımı

40:45

kaldırıp baktığımda onu göremiyorum

40:47

artık. Sadece dallar, yapraklar

40:50

arasından kayısıları görüyorum. Rüyanızı

40:53

yorumlamamı ister misiniz? Yapabilir

40:55

misiniz biraz?

40:58

Hasan Efendi hala hastanede. Siz onun

41:00

için çok endişeleniyorsunuz. Kötü bir

41:02

şey olmasından korkuyorsunuz. O kadar

41:04

yeterli. Teşekkür ederim.

41:06

>> Bence endişelenmenize gerek yok. Şaziye

41:08

bu sabah durumunun gayet iyi olduğunu

41:10

söylüyordu. Onunla hiç karşılaşmadım ama

41:13

ben de iyileşeceğini hissediyorum.

41:15

>> Umarım.

41:16

Çocukken yaz geldiğinde Hasan'la bütün

41:19

[boğazını temizler] günümüzü birlikte

41:20

geçirirdik. Kayısı ağaçlarının

41:22

tepesinden inmezdik.

41:26

Bahçedeki kaplumbağaları yakalar,

41:29

üzerlerine renkli kalemlerle numaralar

41:31

yazardık.

41:33

>> [iç çeker][ani nefes alır]

41:33

>> Ah ah çocukluk işte ne güzel günlerdi

41:37

tanrım.

41:40

Çocuklardan geriye [müzik] ne kalır

41:42

ipek?

41:44

>> Anılar hocam.

41:47

[müzik]

42:01

Çık.

42:03

Çık ey hain leke.

42:06

Çık diyorum sana.

42:08

Bir

42:10

iki

42:12

öyleyse eylem vakti geldi.

42:15

Cehennem zifiri karanlıkmış. Ayıp size

42:18

efendimiz. Ayıp. Olacak şey mi bu? Hem

42:21

asker olun hem korkun.

42:24

Herkes biliyormuş.

42:26

Olsun. Nasıl olsa gücümüzü kimse

42:29

sorgulayamaz.

42:32

Yine de ihtiyarda bu kadar kan

42:35

olabileceğini kim bilebilirdi ki?

42:38

Olmuyor olmuyor işte. Yapamıyorum

42:41

tanrım. Ne yapacağım ben?

42:47

Alo İpek.

42:50

Neden cevap vermiyorsun? Orada olduğunu

42:53

biliyorum. Lütfen konuş benimle.

42:55

[homurdanır]

42:57

Şimdi de ağlıyor musun yoksa?

42:59

Sinirlerim çok bozuk Ali. Olmuyor.

43:02

Yapamıyorum.

43:02

>> Seni ikna edemiyorum. Ne yapacağımı

43:04

şaşırdım.

43:05

>> Bencillik ettiğimi biliyorum ama.

43:07

>> Evde yalnız mısın?

43:08

>> Evet. Profesörle Şaziye Bahçede yürüyüşe

43:11

çıktılar.

43:11

>> Bak güzelim. Profesör haklı. Onun sana

43:15

söylediğini yap. Artık çalışma tamam mı?

43:17

>> Ama Ali sadece bir gün kaldı.

43:19

>> Hiç fark etmez. Bak son kez söylüyorum.

43:21

Çalışmana gerek yok. Yeterince çalıştın

43:24

ve iyi bir sınav vereceksin inan bana.

43:27

Şimdi bahçeye çık ve dolaş biraz.

43:30

>> Diyorum ki yarın okula gitsek.

43:32

>> Hayır, yarın pazar. Okula gitmenin

43:35

anlamı yok. Ayrıca biliyorsun bir araya

43:37

geldin mi sınavdan başka bir şey

43:38

konuşulmuyor. Yarını sakin

43:40

geçirtmeliyiz. Oldu mu?

43:42

>> Peki.

43:43

>> Seni yine ararım. Hoşça kal.

43:46

Söylediklerimi unutma sakın.

43:47

>> Tamam. Hoşça kal.

43:52

[müzik]

43:59

Of

44:01

aman bayağı yorulmuşum. [iç çeker]

44:04

[ani nefes alır]

44:05

Bu ayaklar beni zor taşıyor artık.

44:09

Halil efendi Hasan'ın yokluğunda bahçeye

44:12

iyi bakmış. Ne de olsa eski arkadaşlar.

44:16

Hasan için o da çok üzülüyor.

44:18

>> Bir an önce hastaneden çıksa da tablada

44:20

Mars etsem onu dedi.

44:22

>> Hasan yelince nasıl sinirleniyor bilsen?

44:25

>> Bilmem mi?

44:26

>> İpek nereye kayboldu?

44:28

>> Odasına çıktı. Kızın durumu iyi değil

44:30

hoca Hanım.

44:31

>> Demin bahçede iyi görünüyordu.

44:33

>> Vallah orasını bilemem ama İpek Kız iyi

44:35

değil.

44:36

>> Ah! Çok abarttı bu imtihan konusunu.

44:39

Moralini yüksek tutması gerek. Hiç çaba

44:41

göstermiyor.

44:43

Yukarı çıkıp ona bir baksan şaze.

44:45

>> Birkaç parça kaldı. Ütüyü bitireyim

44:47

bakarım hoca hanım. Yarın izin günün

44:49

pazartesiye kadar ortada kalmasın

44:51

çamaşırlar.

44:52

>> Belki de bir başka derdi vardır. Ha siz

44:55

iyi dostsunuz. Hiçbir şey söylemiyor mu

44:57

sana?

44:58

>> Söylüyor. Söyledi daha doğrusu. Kayıt

45:01

dondurmak neyse hoca hanım onu yapacağım

45:03

seneye dedi. Bir yıl için yapacakmış o

45:05

dediğini. Kaydını donduracağını mı

45:07

söyledi sana?

45:08

>> Evet. O ne hocaım? [boğazını temizler]

45:11

Bir yıl okula ara verecek. Ankara'ya bir

45:14

yıl boyunca gelmeyecek.

45:17

Bunu yapar mı dersin Şaziye? Vallahi ne

45:19

bileyim öyle dedi. Aman hoca hanım öyle

45:22

bir şey yaparsa çok üzülürüm. Bayağı

45:25

alışmıştık ona. Ben alışmıştım yani.

45:28

Sana bir şey söyleyeyim mi Şaziye?

45:31

Galiba ben de alıştım ona.

45:37

[müzik]

45:49

Güzel bir pazar sabahı. Ah tanrım ipeğin

45:54

yukarıda odasında olduğunu bilmek garip

45:57

bir huzur veriyor bana.

45:59

Yarın imtihana girecek. Bugünü rahat

46:02

geçirmesi gerek. İyi bir kahvaltı

46:05

sofrası hazırlamalıyım ona. İyi bir

46:08

kahvaltıyla güne başlamak sinirlerini

46:10

yatıştıracaktır.

46:12

Şaziin dün bahçeden kestiği beyaz güller

46:15

de masada olmalı. A evet. Önce müzik.

46:21

Müzikle uyandırmalıyım onu. Hoşuna

46:23

gidecektir eminim. Sonra ılık bir duş

46:27

yapmasını söylerim. reddetmeyecektir.

46:30

Banyo yapmayı sever. Öğleden sonra

46:33

bahçeye çıkar, dolaşırız biraz. Halil

46:36

Efendi havuzu da doldurmuştur. Beş

46:38

çayını havuz başındaki kameriye de içer,

46:41

sohbet ederiz onunla. Şaziye olsaydı

46:45

pastaneden sıcak poğaç alırdı. Belki

46:48

ipek bir koşu gidip alır. Acaba onu

46:52

piyanoda ne çalsam? Bey tofun'u seviyor.

46:55

var

47:01

[müzik]

47:06

[müzik]

47:16

[müzik]

47:24

[müzik]

47:31

>> [müzik]

47:33

>> Müzikle uyanmak ne güzel. Geldiğini

47:36

duymadım. İpek, lütfen, lütfen kesmeyin.

47:38

Devam edin. Bu parçayı biliyor musun?

47:40

>> Betoven olduğunu biliyorum ama

47:42

>> patatik rondo.

47:44

>> Çok güzel

47:45

>> ya. Buna ne dersin bakalım?

47:49

[müzik]

47:56

>> [müzik]

47:57

[kahkaha]

47:58

>> Siz bir harikasınız.

48:01

Gel bir tane de bizden çalalım.

48:05

[müzik]

48:24

Ahmet Adnan Saygun'un horonu bu. Aferin

48:27

aferin sana ipek. Yanlış duymamışım

48:29

demek. Profesör bana sen diye hitap

48:32

ediyor.

48:34

Atatürk Timur adlı tiyatro oyununu

48:36

tamamlasaydı müziklerini mutlaka saygına

48:38

besteletirdi. İpek, sen odandaki

48:42

kitapları okudun mu? Bu evde okuduğum

48:44

ilk kitaplar onlardı.

48:48

[müzik]

48:53

>> [müzik]

49:05

>> Havuzda dör tane Japon balığı var.

49:07

>> Ne diyorsun İpek?

49:08

>> Geliyorum.

49:10

Havuzda balıklar var.

49:13

Komşu köşkün Bahçevana Halilfendi

49:15

bırakmıştır onları. Masayı hazırladım

49:18

hocam. Gidip poğçaları alayım. Siz

49:20

bahçeye inmeyin. Birlikte ineriz.

49:22

Kameraya yerler çok ıslak. Ben hemen

49:24

dönerim. Tamam. Bekleim seni.

49:31

Alo. Buyurun efendim.

49:35

Evet, ben Profesör Rana. E anlamadım. Ne

49:39

dediniz?

49:41

Ah Hasan.

49:44

[müzik]

49:48

Hasan.

49:51

Evet, anlıyorum.

49:53

Teşekkür ederim.

50:00

Hasan

50:02

sonunda yenil.

50:07

Çocuklardan geriye ne kalır ipek?

50:12

Anılar hocam.

50:29

İşte geldim. Bahçeye inmişsiniz bile.

50:32

Hani beni bekleyecektiniz.

50:34

Hocam iyi misiniz? [iç çeker]

50:37

Evet. Evet.

50:41

Biraz biraz başım dönüyor. İçeri geçelim

50:43

isterseniz. Uzanıp dinlenin.

50:46

Tanrım bana güç ver. İpek hiçbir şey

50:49

hissetmemeli. [boğazını temizler]

50:52

Yo hayır burası iyi. İyi. Serin.

50:56

Serinlik iyi gelecektir bana.

51:02

Eee özür dilerim hocam.

51:05

Sen misin Ali? Hayır çok iyiyim. Doğru

51:08

söylüyorum.

51:10

İnanmıyorsun bana değil mi? Ama öyle şu

51:13

anda hocayla bahçede havuz başında

51:15

oturuyoruz. Kayıt dondurmak mı? Alay mı

51:18

ediyorsun benimle? Benden bir sınıf öne

51:20

geçmene katlanabilir miyim sanıyorsun?

51:23

[kahkaha] Bak gerçekten iyiyim. Nasıl mı

51:25

başardım? Bilmiyorum. Sadece yarınki

51:28

sınavı zihnimden attım. Sana da

51:30

öneririm. [kahkaha] Teşekkür ederim Ali.

51:33

Yarın sınavda görüşürüz. Hoşça kal.

51:36

>> Al bakalım İpek.

51:38

Bu yaşlı hocaya bugünkü saatli marif

51:41

takvimini sen okuyacaksın. Memnuniyetle.

51:45

Biliyor musunuz bana çok tuhaf geliyor

51:47

hocam. Bu takvimden her gün bir yaprak

51:50

düşüyor. Tıpkı sonbahar yaprakları gibi.

51:54

Evet.

51:56

Düşen her yaprak bir veda, bir kavuşma.

52:00

Kızım

52:03

24 Temmuz Pazar.

52:06

Günün iki dakika kısalması.

52:13

[müzik]

52:19

>> [müzik]

52:33

>> H

52:35

[müzik]

52:43

[müzik]

52:49

>> [müzik]

52:52

>> H

52:54

[müzik]

53:02

[müzik]

53:08

[müzik]

Interactive Summary

This is a radio play about a retired professor, Rana Atagün, who is looking for a student to live with her. She contacts a social services organization and learns that a student named İpek, who is studying theater, has applied. Rana invites İpek to stay with her. The play explores their developing relationship, Rana's reflections on her past, and İpek's anxieties about her upcoming exams. A subplot involves Hasan, the gardener, who is ill and passes away during the play, and Rana's deep affection for him.

Suggested questions

10 ready-made prompts