HomeVideos

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Özel

Now Playing

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Özel

Transcript

524 segments

0:01

[müzik]

0:06

Yurttaşlarım

0:08

az zamanda çok ve büyük işler yaptık.

0:14

İşlerin

0:16

en büyük temeli Türk kahramanlığı ve

0:21

yüksek Türk kültürü olan Türkiye

0:24

Cumhuriyetidir.

0:30

Bir asrın sonunda

0:37

[müzik]

0:44

20. Yüzyıl boyunca dünya genelinde

0:47

çocukların haklarının korunması ve

0:49

geliştirilmesi için önemli adımlar

0:51

atılır. 1948'de Birleşmiş Milletler

0:54

Genel Kurulu tarafından kabul edilen

0:56

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi tüm

0:59

insanların eşit haklara sahip olduğunu

1:01

ve bu hakların korunması gerektiğini

1:03

belirtir. Ancak bu beyanname sadece

1:07

yetişkinlerin haklarını içerir. Çocuk

1:09

haklarına dair uluslararası

1:10

farkındalıksa ilk olarak 1960'lı

1:13

yıllarda oluşur. Bu farkındalık

1:16

çocukların korunması ve refahlarının

1:18

artırılması için uluslararası bir

1:20

anlaşma oluşturma çabalarına yol açar.

1:23

Böylece 1989'da

1:25

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu

1:27

tarafından çocuk haklarına dair sözleşme

1:29

kabul edilir. Bu sözleşme çocukların tüm

1:32

dünyada hakları olduğunu belirterek

1:35

çocukların korunması ve refahlarının

1:37

artırılması amacıyla bazı düzenlemeler

1:40

getirir. Sağlık, eğitim, güvenlik, aile

1:44

birliği, kültür, din ve spor gibi

1:46

alanları içeren sözleşme, işkence veya

1:49

kötü muamele gibi istismar formlarına

1:51

karşı da önlem alır. Çocuk Hakları

1:54

Sözleşmesi 196 ülke tarafından imzalanır

1:57

ve çocuk haklarının korunması için

1:59

uluslararası topluma önemli bir vizyon

2:02

çizer.

2:09

[müzik]

2:11

Türkiye Cumhuriyeti ise çocuk hakları

2:13

konusunda dünyanın diğer ülkelerine

2:16

örnek olacak bir noktada yer alır. 29

2:18

Ekim 1923'te Cumhuriyetin kuruluşuyla

2:22

birlikte ülkemizde çocukların hayatı,

2:25

hakları ve eğitimi ile ilgili önemli

2:27

adımlar atılır. Çocuklar geleceğimizin

2:29

güvencesi, yaşama sevincimizdir. Bugünün

2:33

çocuğunu yarının büyüğü olarak

2:35

yetiştirmek hepimizin insanlık

2:37

görevidir." diyen Mustafa Kemal

2:38

Atatürk'ün önderliğinde, "Çocukların

2:41

eğitimi devletin en önemli

2:43

önceliklerinden biri haline gelir.

2:45

Cumhuriyetin kuruluşundan sonra

2:46

çocukların eğitimi için birçok yeniliğe

2:49

imza atılır. İlkokulların yanı sıra

2:51

ortaokul ve lise gibi eğitim kurumları

2:54

açılır ve çocukların eğitimi için

2:56

gerekli olan kaynaklar sağlanır.

2:58

Cumhuriyetin ilanından sonra çocuklar

3:00

için sağlık hizmetleri de önemli bir

3:02

hale gelir ve ülkenin her yerinde sağlık

3:05

merkezleri açılır. Böylece çocukların

3:08

sağlıklı bir şekilde büyümesi için

3:09

gerekli olan ortam sağlanır. Çocukların

3:12

sosyal hayatı da cumhuriyetle birlikte

3:15

değişen başlıklardan olur. Çocuklar için

3:17

tiyatro, müzik ve dans gibi sanat

3:20

etkinlikleri düzenlenir ve yeni neslin

3:22

sanatla tanışması sağlanır. Ayrıca spor

3:25

etkinlikleri de düzenlenerek sağlıklı

3:27

bir yaşam tarzının teşvik edilmesi

3:29

amaçlanır. Bütün bunların yanında

3:32

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa

3:34

Kemal Atatürk, Türkiye Büyük Millet

3:36

Meclisi'nin açıldığı gün olan 23 Nisan'ı

3:39

bütün dünya çocuklarına armağan eder.

3:42

[müzik]

3:45

Programımızın bu bölümünde ilk olarak

3:47

çocuklara armağan edilen bir gün olan 23

3:50

Nisan'ı konuşuyoruz. Türkiye

3:52

Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden yolu ve

3:54

yeni rejimin çocuklara bakışını ele

3:56

alıyoruz. Hayatı boyunca çocuklar için

3:59

çaba sarf eden ve bu konuda birçok

4:01

önemli çalışmaya imza atan bir isim

4:03

konuğumuz oluyor. Ankara Üniversitesi

4:06

Eğitim Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi

4:08

Profesör Doktor Sedat Sever'den konuyu

4:11

bizim için anlatmasını istedik.

4:14

[müzik]

4:16

>> 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk

4:19

Bayramız kutlu olsun. 103. yılın nice

4:24

yıllarla birlikte bizim esenliğimiz

4:27

için, ülkemizin, Türk ulusunun esenliği

4:29

için nice olanaklara kucak açmasını

4:33

özellikle diliyor. Eee ve 23 Nisan

4:36

1920'ye gelinceye değin ülkemizin

4:39

koşullarına dönük birkaç kısa saptama

4:42

yapmak istiyorum. Sevgili dinleyiciler,

4:44

hepimizin çok iyi bildiği gibi Dünya

4:47

Savaşı'ndaki ağır yenilgenin sonucunda

4:51

Osmanlı İmparatorluğu çoğunluk nüfusun

4:54

Türk olduğu sınırlara doğru çekildi.

4:56

İmzalanan anlaşmalar uyarınca da ordu

5:00

büyük

5:00

>> [boğazını temizler]

5:00

>> ölçüde tasfiye edildi. Yabancı devletler

5:04

tarafından silahlarımıza el kondu.

5:07

Ülkenin birçok yöresi emperyalistler

5:09

tarafından işgal edildi. Ulaşım ve

5:11

haberleşmede olmak üzere birçok faaliyet

5:15

denetim altına alındı. Niçin bunları

5:17

aktarıyorum? Özellikle bizi 1920'ye

5:20

getiren koşullara ilişkin kısa

5:23

özetlemeli bir belirleme yapmak için

5:25

özellikle de 15 Mayıs 1919'da İzmir'in

5:30

Yunanlılar tarafından işgali gerçekten

5:33

bardağı taşıran son damla oldu. Evet.

5:37

Sömürgeci işgalin ülkeyi dört bir yandan

5:41

kuşattığı

5:42

1919'dan

5:44

1920'ye gelinceye değin 23'e gelinceye

5:48

değin yani 103 yıl süre geçti. Özellikle

5:52

23 Nisan 1920'de

5:55

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin

5:56

açılması ile birlikte ne oldu?

6:00

Egemenliğin ulusa geçişi somutlandı.

6:03

Ulusal bağımsızlık savaşı kazanıldı.

6:06

gerçekleştirilen

6:08

siyasal, kültürel, eitsel içerikli

6:10

devrimlerle çağdaş bir devlet yapısının

6:13

temelleri atıldı. Türk ulusunu

6:17

bağımsızlığa götüren bu gücün kaynağı

6:19

nedir diye gelin hep birlikte düşünelim.

6:22

Nedir? Dört bir yanı emperyalist güçler

6:25

tarafından kuşatılmış bir toplum.

6:27

1919'da Büyük Atatürk'ün Samsun'a

6:30

çıkmasıyla, 1920'de Türkiye Büyük Millet

6:34

Meclisi'nin açılmasıyla ki bugün büyük

6:37

bir onurla o mutlu günü, o bayramı

6:40

kutluyoruz. Ve hemen şunu da aktarmak

6:43

istiyorum. Bir öğretmen olarak, bir

6:45

öğretim üyesi olarak ne mutlu ki bu

6:48

ülkenin bir üyesiyiz. Ne mutlu ki

6:51

dünyada çocuklara bayram armağan eden

6:55

bir ülkenin Evet. ilk kez ve hala tek

6:58

olan bu bayramı armağan eden bir ülkenin

7:02

üyesi olarak da onur duyduğumu, gurur

7:05

duyduğumu belirtmek istiyorum. Evet,

7:08

Ulusal Bağımsızlık savaşı kazanıldı.

7:10

Siyasal, kültürel, eitsel içerikli, nice

7:13

devrimlerle çağdaş bir devlet yapısının

7:17

temelleri atıldı. Sevgili dinleyiciler,

7:20

Türk ulusunu bağımsızlığa götüren bu

7:22

gücün temel kaynağı nedir? Bu soruyu

7:25

gelin yanıtlayalım. Bu düşünsel ve

7:27

eylemsel yapıyı tüm ilke ve değerleriyle

7:30

kuşatan anlayış sevgili dinleyiciler

7:33

Atatürkçülük olarak

7:35

kavramsallaştırılabilir.

7:37

Bu düşünsel yapının ulusun özgürlüğü

7:40

adına eyleme geçmiş en önemli tarihsel

7:43

olaylarını gelin birlikte hatırlayalım.

7:46

Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas

7:49

kongreleri. Evet. Sömürgeci işgalin

7:53

ülkeyi dört bir yandan kuşattığı

7:56

1918-19'dan

7:59

1920'ye gelinceye Büyük Millet

8:02

Meclisi'nin açılıp egemenliğin ulusa

8:04

geçişinin somutlandığı bu tarihe deyin

8:08

kısa bir serüvene çıktık. Ama şunu da

8:12

belirtmeden geçmek istemiyorum. Nedir 23

8:15

Nisan 1920'nin önemi? Türk ulusu için en

8:19

önemli bence aktarılması gereken yargı

8:24

demokrasinin düş olmaktan çıkıp bu

8:27

topraklarda düşünsel birikime dönüştüğü

8:30

tarihin adıdır. 23 Nisan 1920. Bu

8:34

tarihten başlayarak sevgili dinleyiciler

8:37

hukuksal ve ulusal egemenlik

8:40

demokrasinin de yapılanmasına imkan

8:43

sağlayan cumhuriyetle

8:45

kurumsallaştırılmıştır.

8:47

29 Ekim 1923'te

8:49

ilan edilen cumhuriyetle evet

8:52

demokrasinin yapılanmasına ilişkin çok

8:54

önemli bir adım atılmıştır. Şimdi 19

8:58

Mayıs 1919 sömürgecilerin parçalayıp yok

9:03

etme aşamasına getirdiği dağılmış bir

9:05

imparatorluğun içinden ulusal birlik

9:08

ülküsüyle Evet bu çok önemli. Ulusal

9:11

Birlik ülküsüyle Kurtuluş ve Bağımsızlık

9:14

Savaşı'nın başlatıldığını biliyoruz. 22

9:17

Haziran 1919'da

9:19

Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları

9:21

tarafından Amasya'da yayımlanan genelge

9:24

o kadar önemli ki o genelgedeki yargı

9:28

hepimizin belleğinde ve ruhunda

9:30

biliyorum ki bütün canlıyla yaşıyor.

9:33

Milletin istiklalini yine milletin azim

9:37

ve kararı kurtaracaktır. Evet. Bu

9:39

belirleme ulusal kurtuluşun, ulusal

9:42

iradenin nedenli somutlandığını

9:46

göstermesi açısından çok önemlidir. Bu

9:49

karar tarihsel geçmişinde olduğu gibi

9:52

Türk halkının özgür yaşama istencinin

9:55

onurlu bir haykırışıdır. Sevgili

9:57

dinleyiciler, Doğu İlleri

9:59

temsilcilerinin de katılımıyla şimdi

10:02

özellikle bunları belirlemek istiyorum.

10:04

Çünkü Türk tarihinin çok önemli döneme

10:07

noktaları bunlar. Kurtuluşumuzun çok

10:09

önemli tarihleri 7 Ağustos 1919'da

10:14

Erzurum Kongresi 4 11 Eylül 1919'da

10:19

ülkenin bütün temsilcileriyle

10:21

gerçekleştirilen

10:22

Sivas Kongresi ve bu kongrelerde alınan

10:26

kararlarla yurdu işgal eden sömürgeci

10:29

güçler ve işbirlikçilerine karşı

10:32

başlatılan kurtuluş mücadelesi Türk

10:35

olusuna hem bağımsızlık hem de

10:37

aydınlanma çağının kapılarını

10:40

aralamıştır. İşte o kapının, o kapıdan

10:42

girişimizin ilk adımıdır. 23 Nisan 1920.

10:47

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızın

10:50

100. yılı kutlu olsun. Bu bayramı inşa

10:54

eden düşünceye ilişkin de sevgili

10:57

dinleyiciler birkaç saptama yapmak

10:59

istiyorum. Evet. Atatürkçülük Türk

11:02

toplumunun son derece geri kalmış

11:05

koşullarına ve yaşamsal sorunlarına

11:08

kaynağını bilimden alan bir anlayışla

11:11

çağdaş çözümler bulmuş bir düşünce

11:14

sistemidir. Peki bu düşünce sisteminin

11:17

özelliği nedir? Bu düşünce sistemi

11:20

ülkemizde çağdaş uygarlığa yönelişin

11:24

adıdır. Daha yalın bir belirleme ile

11:27

belleklerde kalacak bir yargıya

11:29

dönüştürelim. Atatürkçülük en özlü

11:32

yargıyla Türk ulusunun bir aydınlanma

11:34

sürecidir. Bireyin ve toplumun yaşamını

11:37

yönlendirmede aklın ve bilimsel

11:40

düşüncenin işlevsel kılınmasıdır. Ve biz

11:43

çok iyi biliyoruz ki batıda aydınlanma

11:47

çağının temel güç kaynağı da bu işlevsel

11:51

güç olmuştur. Atatürk Türkiye

11:54

Cumhuriyeti'nin düşünsel temellerini

11:56

atarak ulusal dayanışmayı sağlamış ki az

11:59

önce de belirttim batı ülkelerinin

12:02

eğitim süreçlerinde uzun zamandır

12:05

uygulanagelen özgür, bağımsız, bilimsel

12:09

düşünce gücüne sahip bireyler yetiştirme

12:12

anlayışının koşullarını da ülkemizde

12:16

yapılandırmış ve yaşama geçirmiş bir

12:19

önderin adıdır. Şimdi bir yargısını,

12:23

eğitimle ilgili bir yargısını siz

12:26

sevgili dinleyicilerimize bir kez daha

12:28

anımsatmak istiyorum. Ne diyor Atatürk?

12:31

Bir ulusu, özgür, bağımsız,

12:36

şanlı, yüksek bir toplum olarak yaşatan

12:40

ya da köleliğe, yoksulluğa düşüren de

12:45

eğitimdir. Şimdi sevgili dinleyiciler

12:49

eğitim için neler yaptı? şanlı, özgür,

12:54

bağımsız bir toplumu yaratmak için

12:57

Atatürk neler yaptı sorusuna da birkaç

13:01

kısa açıklama ve örnek vermek istiyorum.

13:05

Şu yargı öylesine belleğimde size

13:08

aktarılması için beni uyarıyor ki

13:11

Atatürk diyor ki, "Bir millet ki resim

13:15

yapmaz, bir millet ki heykel yapmaz, bir

13:19

millet ki fennin yani bilimin icap

13:22

ettiği şeyleri yapmaz, ittiraf etmeli ki

13:25

o milletin tariki-i terakkide yani

13:29

ilerleme yolunda yeri yoktur." Peki,

13:33

Türk toplumu çağdaş uygarlık düzeyinin

13:36

üzerine çıkarma ülküsü olan bu düşünsel

13:39

anlayış neler yaptı? Sevgili

13:42

dinleyicilerimiz, şimdi bir toplumun

13:45

demokratik toplum olabilmesi içinki

13:47

Atatürk'ün gerçek amacı buydu. O

13:50

toplumda demokratik kültürün

13:52

gelişebilmesi için biz çok iyi biliyoruz

13:55

ki önce o toplumdaki kişilerin düşünme

13:58

yetisi edinmesi, çocukluk yıllarından

14:02

başlayarak sorma, bilme, öğrenme

14:05

isteğinin o çocuklarda uyandırılması

14:08

gerekiyor. Çünkü demokratik kültür

14:12

yaşama, doğaya, insana özgü bir

14:14

duyarlılık bütünüdür. O duyarlılığın

14:18

gelişebilmesi için de okul türü

14:20

öğrenmenin bilimsel çağdaş bir anlayışla

14:24

yapılanması gerekiyor. Ne diyor Atatürk?

14:27

Kültür. Okumak, anlamak, görebilmek,

14:32

görebildiğinden anlam çıkarmak, ders

14:35

almak, düşünmek,

14:37

zekayı terbiye etmektir. Aklını terbiye

14:40

etmektir.

14:41

Ne demek aklı terbiye etmek sevgili

14:44

dinleyicilerimiz? Akl terbiye etmek

14:47

duygunun ve düşüncenin bilinçlenmesi

14:49

demektir. Duygu ve düşünce bilinçlenmesi

14:52

de sevgili dinleyicilerimiz erken

14:55

dönemden başlayarak çocukların bebeklik

14:59

evresinden başlayarak çocukların

15:02

izlediklerini, okuduklarını anlamaları

15:05

ve yorumlamalarıyla gerçekleşir.

15:08

Bebeklik evresinden başlayarak aklın

15:11

terbiye edilebilmesi için çocukların

15:14

aklına sorumluluk vermek gerekiyor.

15:16

Aklın işletilmesine dönük çocukların

15:19

nitelikli uyaranlarla buluşması

15:22

gerekiyor. Ancak ancak çocuğun kendi ana

15:26

dilinde kavram tasarımı sürecini

15:29

yetkinleşmesi gerekiyor,

15:30

yetkinleştirmesi gerekiyor. Ne demek

15:33

istiyorum? Demek istiyorum ki sevgili

15:35

dinleyicilerimiz, biz kavramlarla,

15:38

Türkçe sözcüklerle düşünürüz. Herkes

15:41

belleğindeki sözcük sayısı kadar, kavram

15:44

sayısı kadar özgün ve özgür düşünebilir.

15:48

Aklın eğitilmesi kavramsal yeterlilikle

15:51

koş bir süreci içerir. Biz çok iyi

15:55

biliyoruz ki batıda rönesans denilen o

15:59

yaratıcı düşünüş o toplumların, o

16:02

ulusların kendi dillerinin bilincine

16:04

ulaşmalarıyla doğmuştur.

16:07

Hepimizin çok iyi bildiği Atatürk'ün

16:09

önderliğinde gerçekleştirilen Türk dil

16:12

devrimi de kültürümüzü yaratıcı kılma

16:15

eyleminden başka bir şey değildir. Bilin

16:18

ki o 1918-19

16:21

koşullarında az önce kısa kısa

16:23

değinmelerde bulunduğumuz bir dönemde

16:26

durağan ve kapalı bir toplumd Türk

16:29

toplumunu bu durağan ve kapalı toplum

16:31

özelliğinden devingen ve açık bir toplum

16:34

yapısına geçirebilmek için her şeyden

16:37

önce bir kültür değişikliğine gereksinim

16:40

vardı. Atatürk uluslaşma sürecine giren

16:44

bir toplumun yaratıcı bir kültür

16:47

oluşturabilmesi için öncelikle burası

16:50

gerçekten vurgulanması gerekiyor.

16:53

Öncelikle dilini, ana dilini

16:55

geliştirmesi temel bir ilke olarak

16:58

benimsendi Atatürk tarafından. Türkçenin

17:02

yabancı ögelerden ve kurallardan

17:04

arındırılarak halka yaklaştırılması,

17:08

bilinçli çabalarla kendi yapı ve

17:10

olanaklarına uygun olarak geliştirilmesi

17:13

hem ulusal eğitim hem de toplumdaki

17:16

geniş halk kitleleri için sağlıklı bir

17:20

iletişim kurma, özgün duygu ve düşünce

17:24

üretme olanakları yarattı. Demokratik

17:27

toplum düşünen insana gereksinim duyar.

17:30

Bir toplumun düşünebilmesi için o

17:32

toplumdaki bireylerin kendi ana

17:34

dilleriyle kavram oluşturma

17:37

yeterliliğine erişmesi gerekiyor.

17:40

Türkçemizi, ses bayrağımızı kullanarak,

17:43

geliştirerek düşünme yetise edinmeye az

17:47

önce belirttim ya aklının kılavuzunda

17:50

yaşamını yönetme ve düzenleme

17:53

alışkanlığı kazanmaya başladı. İşte

17:57

sevgili dinleyicilerimiz bir toplumda

17:59

demokratik kültürün yeşermesi,

18:02

yetkinleşebilmesi için o toplumdaki

18:05

insanların önce düşünme yetisi aklının

18:09

kılavuzunda da yaşamı yönetme ve

18:12

düzenleme alışkanlığı kazanması gerekir.

18:15

İşte Büyük Atatürk'ün önderliğinde o

18:18

Cumhuriyeti kuran temel anlayış böyle

18:21

bir yapılanmayı Türk toplumu için de

18:24

amaçlamıştır.

18:28

[müzik]

18:36

Türkiye'de ilk olan Ankara Üniversitesi

18:38

Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Uygulama ve

18:40

Araştırma Merkezi'nin kurucu müdürü olan

18:43

Profesör Doktor Sedat Sever, çocuk

18:45

edebiyatının bilimsel bir çalışma alanı

18:47

olarak yapılanmasına öncülük eden

18:49

isimlerden, severden çocuk edebiyatını

18:52

ve çocuklar için okuma kültürünün

18:54

önemini anlatmasını istedik.

18:58

[müzik]

19:02

Evet. Bir ülkede sevgili dinleyiciler

19:05

bilimsel düşüncenin yaşamın her alanında

19:08

yaygınlaşabilmesi için kişilerin

19:11

bebeklik evresinden başlayarak, erken

19:13

çocukluk döneminden başlayarak özerkilik

19:16

geliştirmesiyle olanaklı. Bu nedenle

19:19

çocuklarımızın özellikle günümüzde

19:22

görsel anlamda kuşatıldığı, yazılı

19:25

kültürden hızla uzaklaştığı bir dönemde

19:27

ne yapacağız? Ülkemizdeki çocukların

19:30

eğitiminden sorumlu tüm kurumların,

19:33

kişilerin, ailelerin duyarlılıklarını

19:37

okuma kültürü edinmiş kişilerin

19:39

yetiştirilmesi konusunda buluşturulması

19:42

için çaba göstereceğiz. Diyorum ki

19:45

sevgili anneler, babalar, sevgili

19:47

dinleyicilerimiz,

19:49

çocuklarımız 3 aylık evreden başlayarak

19:52

duyu algılarını harekete geçirecek

19:55

nitelikli kendi dilinin olanaklarıyla

19:57

yapılandırılmış uyaranlarla,

20:00

resimli kitaplarla buluşturulması

20:02

gerekir. Uyaran organizmayı harekete

20:04

geçiren, akla sorumluluk veren uyarıcı

20:08

demektir. Çocuklarımızın akıllarını

20:11

geliştirmeden onların duygu ve düşünce

20:13

evrenlerini yetkinleştirmemiz mümkün

20:16

değil. Diyorum ki çocuğun karnına

20:19

ekmekten önce söz cinini katmalıyız. Bu

20:23

bir Kızıldereli atasözü. Belleğime

20:26

düştü. Sizinle paylaştım. Evet. çocuğun

20:29

karnına ekmekten önce yani 6 aylık

20:33

evreden önce sözcüğü yani kendi dilinin

20:37

kendi dilinin olanaklarıyla yapılanmış

20:39

dils gereçleri katmalıyız. Diyorum ki

20:43

çocuklarımızı annelerimizin ninnileriyle

20:45

beslemeliyiz. O ninni çocuğun kendi ana

20:48

diliyle kurduğu en etkili iletişim

20:51

yoludur. Çocuklarımızı özellikle 6

20:54

aylık, 8 aylık evrede kavram

20:57

kitaplarıyla, resimli kitaplarla görsel

21:01

algılarını

21:03

öğrenme sürecine katabilecek kitaplarla

21:06

buluşturmalıyız. Biz bunlara sesli

21:08

kitaplar diyoruz, kavram kitapları

21:10

diyoruz, banyo kitapları diyoruz. Peki

21:13

amacımız ne? doğası gereği öğrenmek,

21:16

bilmek, keşfetmek, yeni şeyler bulmaya

21:19

çalışmak isteyen canlının duyu

21:22

algılarını öğrenme sürecine katmak.

21:26

Kimdir çocuk? Sevgili dinleyicilerimiz,

21:28

çocuk yaşamı anlamak, bilmek, öğrenmek

21:32

isteyen canlının adıdır. Kendi duyu

21:35

algılarını, kendi bilişsel

21:37

yeterliklerini kullanarak öğrenmeyi

21:40

temel ilke olarak benimsemiş canlının

21:43

adıdır çocuk. çocuğu gelin büyük usta

21:47

Fazıl Ösne Dağlarca

21:49

çok kısa bir şiiriyle de belleğimizde

21:52

canlandıralım. Ne diyor dağlarca?

21:55

Bakın şiirin adı açık. Kapısı açık bir

22:00

evdir hep çocuklar. Bir daha

22:02

seslendiriyorum. Kapısı açık bir evdir

22:05

hep çocuklar. Kediler de, develer de,

22:09

kuşlar da, bulutlar da girer içeri.

22:13

Evet. Çocukların duygu ve düşünce

22:15

evreni, düş güçleri çok yetkindir. Bu

22:19

öğrenme isteğini siz onların düş gücünü

22:22

besleyen kaynaklarla, nitelikli resimli

22:25

kitaplarla sanatçılar tarafından çocuğun

22:28

dil ve anlam evrenine, yaşına uygun

22:30

kitaplarla

22:32

beslerseniz bilin ki o çocukların

22:35

ilkokulda, ortaokulda, lisedeki öğrenim

22:38

başarısı çok verimli olacaktır. O çocuk

22:42

istediği, dilediği üniversitede okuma

22:45

olanağını bulacaktır. Diyorum ki çocuğun

22:48

okul türü öğrenmedeki başarısının

22:50

temelleri okul öncesi dönemde annenin

22:54

babanın duyarlı çabalarıyla atılır.

22:56

Çünkü biz çok iyi biliyoruz ki yaşamın

23:00

ayrılmaz bir gerçekliğidir öğrenmek.

23:02

Kişi yaşamının her döneminde, her

23:05

aşamasında öğrenme gereksinmesi duyar.

23:07

Öğrenmek insanlar için yaşamı anlamaya

23:11

çalışmanın temel bir etkinliğidir. Bunun

23:13

için sevgili dinleyiciler, sevgili

23:16

anneler, babalar, çocuğun yaşamının ilk

23:18

günlerinden başlayarak nesne ve

23:20

varlıklarla etkileşime girdiğine siz de

23:24

tanıklık ediyorsunuz. Peki neden bu

23:27

nesne ve varlıklarla etkileşime giriyor?

23:29

her şeyi öğrenmek ve bilme çabası içine

23:31

giriyor. Çünkü tanımak ve anlamak onun

23:34

temel gereksinmesi. O nedenle bebeklik

23:37

döneminden başlayarak sağlıklı bir

23:40

gelişim süreci için çocukların öğrenme

23:42

gereksinmelerini yanıtlayan nitelikli

23:45

kitaplarla ama tekrar ediyorum yaşına

23:48

uygun nitelikli kitaplarla

23:50

buluşturulması temel bir ilke olarak

23:54

benimsenmeli. Ve biz çocukların sorma

23:57

bilme isteğini, merak etme güdüsünü

23:59

besledikçe,

24:01

onların o güdüsünü harekete geçirdikçe,

24:04

o çocukların başarılı bireyler olarak,

24:07

demokratik toplumun etkin birer üyesi

24:10

olarak çok önemli sorumluluklar

24:12

üstleneceğini de hiç aklımızdan

24:15

çıkarmamamız gerekiyor. Onun için temel

24:17

ilke bir çocuğun kendi dilinin

24:20

olanaklarıyla kavram tasarımı sürecini

24:22

desteklemek, duyu algılarını kullanarak

24:25

onları anlamaya, duyumsamaya dönük

24:28

düssel ve düşünsel bir çaba içine

24:30

girebileceği ortamlar yaratmak. Biz

24:34

anne, baba ve eğitimcilerin temel

24:38

sorumluluğu olduğunu bir kez daha

24:41

anımsatmak istiyorum. Sevgili

24:43

dinleyiciler,

24:48

[müzik]

24:55

bu bölümümüzde 29 Ekim 1923'te kurulan

24:58

Türkiye Cumhuriyeti'nin çocuklara

25:00

bakışını dinledik. Konuğumuz Ankara

25:03

Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi

25:05

öğretim üyesi Profesör Doktor Sedat

25:07

Severdi. Önümüzdeki bölümlerde

25:10

Cumhuriyetin farklı alanlardaki asırlık

25:12

öyküsünü dinlemeye devam edeceğiz.

25:14

Haftaya yeniden görüşmek dileğiyle.

25:17

Hoşça kalın.

25:19

[müzik]

25:25

>> [müzik]

25:29

>> Hazırlayan Ömer Polat, sunan Hakan

25:32

Yılmaz.

25:34

>> [müzik]

25:36

>> bir asrın sonunda

Interactive Summary

Bu videoda, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu ve Mustafa Kemal Atatürk'ün çocuklara verdiği önemin yanı sıra, Prof. Dr. Sedat Sever'in çocuk eğitimi, okuma kültürü ve demokratik bir toplumun inşasında eğitimin rolü üzerindeki görüşleri ele alınmaktadır. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın tarihsel önemi ve çocukların gelişiminde ana dilin ve sanatın etkisi vurgulanmaktadır.

Suggested questions

3 ready-made prompts